Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye gelerek Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde kalan Muhsin Asım El Huvec Abu Talat ile söyleşi

Muhsin Asım: Suriye’nin İdlip İline bağlı Keferderyan köyündenim, emekli posta memuruyum. 63 yaşındayım 5 çocuğum var (2 erkek 3 kız). Mesleğime mektup ve bargiye (Telgraf) dağıtımı yaparak başladım. Çevre köyler olmak üzere, beldeler ve İdlip vilayetinde çok kişiyi tanıdım. Her konuda ilişkiler, dostluklar kurdum. Emekli olunca İdlip yol güzergâhı üzerinde köyümün 2 Km. uzağında bir baraka içinde meşrubat, sigara-Sebze Meyve- satışı yapmaya başladım. Köyde bir evim, bir arabam var, 3 çocuğum Devlet Memuru, diğer ikisi henüz işsiz.
 
ORSAM: Suriye’de olaylar başladıktan sonra neler yaşadınız, sizi Türkiye’ye getiren süreci anlatır mısınız?
 
Muhsin Asım: Suriye’de karışıklık başlayınca Beşar rejimi, bölgenin Baas Partisi mensupları benden bilgi toplamamı istediler. Çevreyi çok çok iyi tanıdığımı bildiklerinden, hangi şahsın, hangi ailenin, hangi aşiretin kimi desteklediğini, kimin kime yardım ettiği, velhasıl Devlet adına, Baas partisi adına muhbirlik yapmamı istediler.
 
İlk günlerde başlayan muhalif eylemleri fazla ciddiye alınmamıştı. En yakın ilçe olan Cisr El Şuur en fazla ismini duyuran ilk belde oldu. Sonra Sermada, Terib, Atma ve Dana İlçesi. Ben işi başta ciddiye almadım, Suriye’de Beşar rejimine bütün ülke çapında eylem yapılacağını tahmin etmiyordum. Birkaç kişinin, birkaç ailenin yaptığını Baas Partisi mensuplarına söyledim. Çünkü bende baskı altındaydım, açıkçası ilk başlar da ben de Beşar rejiminden yanaydım, basit bir asayiş olayından ibaret kalacağını düşünüyordum. İş ciddiye binince benden daha fazla bilgi edinmemi istediler, bende kabul etmeyip direnince, onlara bilgi verdiğimi muhaliflere sızdırmışlar. Bilerek kasten beni kendi çevremle düşman etmek ve birbirimizi vurup kırmamız için bir koz olarak kullanmışlar. Muhalifler beni tanır, ne şartlar altında olduğumu da bilirler, karakterimi de bilirler, çevremde geniş, öyle birilerinin gelip de beni kolayca ve açıkça vurması mümkün değil. Muhaliflerden birisi bana gelerek durumu anlattı, “önce onlara çalıştın, sonra çekildin şimdi senin ismini bize verdiler. Her ne kadar mecbur kaldığını veya bir anlık hatadan dolayı bunu yaptığını bilsek de artık kendini temize çıkarman lazım” dedi. İş yerimi kapattım. Eşimi ve küçük çocuklarımı Türkiye’ye gönderdim, Ceyş El Hur’e (Özgür Suriye Ordusu) katıldım. Onlara yemek pişiriyor, bulaşıklarını yıkıyordum. Benim savaşacak, konuşacak gücüm yoktur. Çok yıprandım, rahatsızlandım, hastalandım. Orman ile dağ arasında gidip gelmek bedenimi zedeledi ve hastalıklı birisi oldum. Netice’de bende Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldım.
 
* Bu söyleşi, 14 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar