Halep’de esnaflık yapan Muhsin Ali Zeki-Abu Farac şehirde yaşam olanağı zorlaşınca Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmış.
Muhsin Ali Zeki-Abu Farac: Suriye Halep İli Maşarka Semti’ndenim. Kadın-çocuk giyim eşyaları ve makyaj malzemeleri satıyorum. 48 yaşındayım. 5 çocuğum var.
ORSAM: Suriye’de yaşadıklarınızı ve Türkiye’ye geliş nedenlerinizi anlatır mısınız?
Muhsin Ali Zeki-Abu Farac: İşyerim kapalı çarşıdaki Emevi Camii’nin yakınında. Çarşı bombalandığında camide bombalandı. Sonrasında Ceyş El Hür bölgeye hakim oldu. Hava bombardımanı devam ettikçe çarşı harabeye döndü. Bölgede ne kadar işyeri varsa yandı, yıkıldı. Bazılarıysa talan edildi. Bu bombardımanlar sırasında bir dayım bir de yeğenim enkaz altında kalarak hayatını kaybetti.
Önce kablolu telefonlar kesildi, sonrasında da elektrik. Şarjı biten telefonları kullanamadığımız için cep telefonlarıyla da iletişim kuramaz olduk. Çarşı kapalı, fırınlar kapalı, sebze-meyve satan dükkanlar kapalı. Sadece Nizam Ordusu’nun bulunduğu bölgede ticaret var. Ceyş El Hür’ün olduğu bölgede alış-verişin imkanı yok. Çünkü Ceyş El Hür’ün olduğu bölge durmadan bombalanıyor. Nizam Ordusu Halep’in 3’te 1’inde hakim. Yani 3’te 2’lik bir kesimde ticaret durmuş durumda. Bombardıman nedeniyle evlerine kapanmış halk aç ve sefil. Beşar’ın bulunduğu bölgede kalanlar her tülü ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. O bölgelerden gelen hemşerilerimiz yiyecek getirip satıyorlar. Ancak her şey çok pahalı. Her şey karaborsaya düşmüş durumda. Büyük oğlum evli ve 2 çocuğu var. Tüm aile benim birikimimle geçinmeye başlayınca maddi açıdan perişan hale geldik. Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldık. Suriye’de barış sağlanıncaya kadar dönmeyeceğiz.
* Bu söyleşi, 5 Kasım 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.