Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’nin Halep ilinden Türkiye’ye gelerek Hatay’a yerleşen Musab Lütfi Haccar Abu Rıdvan ile söyleşi

Öğretmen Musab Lütfi Haccar “Çevremdeki evi yıkılan, işyerini bırakmak zorunda kalan birçok insan ya çadırkentlere gitti ya da kiralık ev bulup Reyhanlı’ya yerleşti” diyor.
 
Musab Lütfi Haccar Abu Rıdvan: Halep ilinin Maşarka Mahallesinden geliyorum. 35 yaşındayım ve öğretmenim. 2 çocuk babasıyım.
 
ORSAM: Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı, iç savaşta yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye getiren nedenleri anlatır mısınız?
 
Musab Lütfi Haccar Abu Rıdvan: İç savaş başlayınca tarafsız olarak kaldım ve öğretmenlik görevimi sürdürdüm. Ancak okulların bombalanması ve Ceyş el Hur Ordusunun bölgemize gelmesi sonucu okul kapatılınca okulu terk ettim ve evimi de alarak Türkiye’ye geldim.
 
Öğretmenlik mesleğinden başka hiçbir mesleğim ve çalışma yeteneğim yoktur. Maddi imkânsızlıklardan ötürü Reyhanlı’da günlüğü 20 liraya çaycılık yapmaya başladım. 250 liraya 2 oda bir mutfak kiraladım ve ailemle birlikte yaşama tutunmaya çalışıyorum. Çevremdeki birçok insan Türkiye’ye geldi. Evleri yıkılanlar, iş yerlerini bırakıp gelenler ya çadırkentlere gitti ya da kiralık ev bulup Reyhanlı’ya yerleşti.
 
Öğretmenlik maaşımı alamıyorum. Maaşımı almam için göreve dönmem gerekiyor fakat can güvenliğim olmadığı için Suriye’ye geri dönmedim. Eşim ve çocuklarım olmasa Ceyş el Hur’e katılırım. Aylık 150 dolar veriyorlar. Bu öğretmenlik maaşıma yakın bir miktar ancak çocuklarım ve eşim orada güvende olmaz. Burada da yalnız kalamazlar. Bu nedenle Ceyş el Hur’e katılmadım. İşsiz olanlar veya mesleği olmayanlar ve bazı gönüllüler Ceyş el Hur’e katılıyorlar. Aylık 150 ila 200 dolar maaşları var. Aralarında yalnız Suriyeli değil, Pakistanlı, Afganistanlı, Yemenli, Libyalı ve Filistinli olanlar da var. Kimi cihad için gelmiş, kimi de hem cihad hem de para.
 
Temiz ve kutsal bir mesleğim var ve onu icra edemiyorum. Vatanımdan, arkadaşlarımdan uzaktayım. Bütün gün çay yapıp servis etmekten, bardak be bulaşık yıkamaktan, yerleri süpürüp silmekten bıktım. Psikolojim de bozuldu. Fakat hala sağlıklı olduğum için, ailemi bombardıman altında kalmaktan kurtardığım için biraz teselli buluyorum. İnat edip gelmeseydim belki de enkazın altında kalırdık. Belki de bir şarapnel parçası yaralayıp öldürürdü bizi. Sabır içinde bekliyorum şimdi. Yapacak başka bir şeyim yok.
 
* Bu söyleşi, 6 Aralık 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar