Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Mısır-İran ilişkilerinin Mısır açısından değerlendirilmesi

Semir Yorulmaz, ORSAM Danışma Kurulu Üyesi, Gazeteci (Mısır)
Mısır'da 25 Ocak 2011 tarihinde başlayan ve Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in devrilmesine yol açan süreç şüphesiz bölgedeki dengelerin ve ilişkilerin de derinden sarsılacağının habercisiydi. Mübareksiz bir Mısır'ın bundan sonra nasıl bir dış siyaset izleyeceği bu bağlamda büyük bir merak konusuydu. Zira Mısır'ın Ortadoğu'da ''merkez'' konumunda olması ve İsrail ile sınırının bulunmasının büyük etkisi var. Önümüzdeki süreçte Mısır'da başa geçecek olan iktidarın İsrail ile olan ilişkileri devam ettirip ettirmeyeceği, bazı ülkelere yönelik devrim ihracına girip girmeyeceği, bölgede hangi ülkelerle yakınlaşacağı gibi sorular Mübarek sonrası geçiş döneminde uzayıp gidiyordu.
 
Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin seçilir seçilmez, attığı her adım, yaptığı her konuşma bu bağlamda dünya basınında önemli bir yer işgal ediyordu. Özellikle bölge ile ilgili söylediği her bir sözden Mısır'ın bundan sonra nerede duracağıyla ilgili bir mesaj alınmaya çalışılıyordu. İlk ziyaretini hangi ülkeye yapacağı ise ayrı bir merak konusuydu.
 
Mursi göreve gelir gelmez, dış politikada iki yıllık bir duraklama dönemine giren Mısır'ın eski aktif rolünü geri kazanması için çalışmalara başladı. Birçok ülkeye ziyaretler gerçekleştiren Mursi, bu ülkelerle başta iktisadi ve ticari olmak üzere ilişkilerini geliştirmeyi hedefledi.
 
Murs'inin İlk Yurtdışı Ziyareti
 
Mursi'nin ilk yurtdışı ziyareti Mısır’ın yeni dış politikası açısından oldukça önemli bir yer tutuyor. İlk yurtdışı gezisini Mübarek'in de yakın ilişki içinde olduğu Suudi Arabistan'a gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Mursi, Mübarek sonrası Mısır konusunda Arabistan'ı rahatlatmak ve bu ülkeye devrim ihracına kalkışmayacakları mesajını vermek istedi. Zira Arabistan'ın bölgede önemli bir ülke olmasının yanı sıra Mısır'a yaptığı yüklü ekonomik yardımları bulunmaktadır. Bu ülkede halihazırda çok sayıda Mısırlı işçi çalışmaktadır.
 
Mursi'nin Suudi ziyareti sırasında ''Haliç'in güvenliği bizim için kırmızı çizgidir'' yönündeki açıklaması ise Mısır'ın bundan sonra Körfez ülkeleriyle nasıl bir ilişki içinde olacağını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Ancak Mursi'nin bu açıklaması sadece Körfez Arap ülkelerine değil aynı zamanda İran'a da bir mesaj niteliği taşımaktadır. Çünkü Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri güvenlikleri açısından İran'ı büyük tehlike olarak görmektedirler.
 
Mısır-İran ilişkileri
 
İran İslam Devrimi'nin gerçekleşmesinin ardından iki ülke arasındaki münasebetler kesintiye uğramıştır. Camp David anlaşmasını imzalayan Enver Sedat'ı ağır bir biçimde eleştiren İran'ın, Sedat'ın devrik Şah'a kucak açmasından sonra Mısır ile olan ilişkileri bu dönemde iyice kopmuştur. İran, daha sonra Enver Sedat'a suikast düzenleyen Halid İslamboli'nin adını Tahran'daki bir caddeye vermiştir. Sedat'ın ölümünden sonra da Mısır ve İran ilişkilerinde bir iyileşme görülmemiştir. Hüsnü Mübarek de Enver Sedat gibi, İran'ı ülkesindeki İslamcı muhalefete destek vermekle suçluyordu. İlişkiler 25 Ocak 2011 Devrimi'ne kadar kopuk bir şekilde devam etmiştir.
 
Mübarek'in devrilmesinden sonra İran, bu ülkeyle ilişkilerini rayına oturtmayı ve bölgedeki etkinliğini arttırmayı hedefledi. Ancak burada asıl belirleyici faktörün Mısır olacağı aşikardı. Seçim döneminde şeriata sıkça yer veren bir söylem geliştiren Mursi'nin, başa geldikten sonra İran gibi şeriatla yönetilen bir ülkeyle yakınlaşması ilkesel olarak çok kolay gibi görünse de iki ülke arasındaki bazı sorunlar, ilişkilerin istenilen düzeyde gelişmesini sekteye uğratmaktadır.
 
Öncelikle iki ülke arasında mezhepsel farklılıklar bulunmaktadır. Mısır toplumunda İran, genel olarak Şii mezhebi ile özdeşleştirilmektedir ve İran'ın Mısır'da Şiiliği yaymak istediği korkusu hakimdir. Bu durum tarih boyunca iki ülke arasındaki ilişkileri zora sokan en önemli faktörlerden biridir. Yeni dönemde özellikle selefi gruplar Mısır ve İran arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecine girmesine şiddetle karşı çıkmaktadır. Hatta Mursi'nin geçtiğimiz Ağustos ayında İran'a gerçekleştirdiği ziyareti sert bir dille eleştirmişlerdir.(1) İran'ın Mısır'a mezhep ihracı niyetiyle yaklaştığı yönündeki eleştiri ve iddialar ise Mısır'ı ziyaret eden bütün İranlı yetkililer tarafından sert bir dille reddedilmektedir.
 
Bunun yanı sıra İran'ın Suriye'de devam eden iç savaşta mevcut rejime destek vermesi Mısır'da ciddi anlamda rahatsızlık yaratmaktadır. Mısır'ın bu konudaki tavrı İran'la taban tabana zıttır. Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, defalarca Suriye'de mevcut yönetimin meşruiyetini kaybettiğini açıklamış ve Suriye'nin geleceğinde bu rejime hiçbir şekilde yer olmadığını söylemiştir.
 
Mısır ve İran arasında bir diğer ihtilaf ise İran'ın Körfez ülkeleriyle yaşadığı sorunlardır. Muhammed Mursi'nin ilk yurtdışı ziyaretini gerçekleştirdiği Suudi Arabistan'da Körfez'in güvenliğinin Mısır için kırmızı hat olduğunu söylediğini yukarıda belirtmiştim. Buna benzer açıklamalar Mursi'nin ''Bağlantısızlar Zirvesi'' için Tahran'ı ziyaret etmesinin ardından Müslüman Kardeşler Hareketi tarafından da yapılmıştır. O zamanlar İhvan'ın resmi sözcüsü olan Mahmut Gazlan, İran'la ilişkilerin normalleşmesinin sadece Suriye meselesiyle ilgili olmadığını, İran'ın Mısır'da Şii mezhebini yayma düşüncesinden vazgeçmesi ve Körfez'deki Arap ülkelerinin güvenliğinin tehdit etmemesi gerektiğini söyledi.(2)
 
Ancak, Mursi'nin göreve başlamasından sonra Mısır'dan gelen bu açıklamalara rağmen iki ülke arasında bir yakınlaşma olduğu görülmektedir. Mursi, “Bağlantısızlar Zirvesi” için Tahran'ın davetini geri çevirmemiş ve İran'a gitmişti. Mursi'nin burada yaptığı konuşmasında İran'a sert mesajlar vermesine rağmen 1979 İran Devrimi'nden bu yana Kahire'den Tahran'a yapılan ilk resmi ziyaret olması sebebiyle tarihi bir adım olarak değerlendirilmektedir. Daha sonra İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad Şubat ayında Kahire'de gerçekleştirilen 12. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi için Mısır'a gelmiştir. Mısır basını İran Cumhurbaşkanı'nın ziyaretine geniş yer vermiştir. Ahmedinecad ve beraberindeki İranlı yetkililer Mısır basınında verdikleri demeçlerde sürekli olarak iki ülke arasındaki ilişkilerin öneminden bahsetmiştir. Bu ziyaretin ardından Mart ayından Mısırlı yetkililerden oluşan bir heyet İran'a gitti. Heyet Mısır'a döndüğü zaman İran'la bir turizm anlaşması imzalandığını açıkladı. Ancak anlaşmaya göre Mısır'a gelecek İran'lı turistlerin ülkedeki dini mekanları ziyaret etmesi konusunda bazı kısıtlamalara gidildiği belirtilmiştir.(3) Mısır hükümeti burada, “Mısır toplumunun İran'ın Şiiliği yaymak istediği yönündeki endişelerini” göz önünde bulundurduğun söyleyebiliriz. Mısır Turizm Bakanı'nın iki ülke arasındaki yakınlaşmayı ve yaptıkları turizm anlaşmasını gerekçelendirirken, “İran’ın İsrail, ABD ve Mısır haricinde dünyadaki tüm ülkelerle normal diplomatik ilişkileri ve büyükelçilikleri bulunuyor.” ifadelerini kullanması ise oldukça dikkat çekici olmuştur.(4)  

Bu arada turizm anlaşması da ülkedeki aşırı İslamcı gruplar ve Selefi partilerin tepkisini çekmiştir.(5) Ancak tepkilere rağmen anlaşma yürürlüğe girerek 34 yıl aradan sonra Kahire'den Tahran'a ilk uçak seferi gerçekleştirilmiştir.
 
Mısır'daki Liberal muhalefet ise İran'la yakınlaşma konusunda Selefi ve diğer İslamcı gruplardan farklı düşünmektedir. Ulusal Kurtuluş Cephesi adlı liberal ve laik muhalefetin İran'la ilişki kurulmasını desteklediği görülmektedir. Buna örnek olarak Ulusal Kurtuluş Cephesi Genel Koordinatörü Muhammed Baradey'in iki ülke arasındaki turizm anlaşmasına ve İranlı turistlerin dini yerleri ziyaret etmesinin kısıtlanmasını eleştirmesi örnek olarak gösterilebilir.(6)
 
Yakınlaşmayı sağlayan faktörler
 
Mısır, devrim sonrası içine düştüğü ekonomik krizden çıkış için İran’la da yakınlaşmaya giderek buradan ekonomik kazanımlar elde etmeyi planlamaktadır. Bu sebeple Mısır, İran ile ilk anlaşmayı ekonomisinin temel taşlarından biri olan turizm alanında yapmıştır. Hali hazırda Mısır, birçok ülkeyle ekonomik ilişkilerini canlandırmak için çaba sarf etmektedir. Dolayısıyla aradaki ihtilaflara rağmen İran'la anlaşmalar yapılmasında sakınca görmemiştir.
 
Bir diğer faktör ise Mısır'ın yeni dönem, bölgede ve dünyada farklı taraflarla ilişki kurmaya yönelik çabasıdır. Mısır, Mursi'nin başa geçmesiyle beraber bölgedeki eski aktif rolünü tekrar geri kazanmaya çalışmaktadır.
 
İlk ziyaretini Suudi Arabistan'a gerçekleştiren ve Körfez ülkelerinden ekonomik yardımlar alan Mursi'nin İran ile yakınlaşması, Körfez ülkeleri ile İran arasında bir denge oluşturma çabası olarak değerlendirilebilir. Müslüman Kardeşler yönetimi ise her ne kadar Körfez'in güvenliğinin kendisi için ''kırmızı hat'' olduğunu belirtse de bazı Körfez ülkeleriyle sıkıntıları olduğu görülmektedir. Özellikle İran ile sorunlu olan Birleşik Arap Emirlikleri'nin Müslüman Kardeşler iktidarı ile arasında soğuk rüzgarların estiği görülmektedir. Örneğin Mübarek döneminden kalan ve yeni yönetimle sorunlu olan bazı isimlerin Mısır'ı terk ederek Dubai'ye yerleşmeleri Mısır'da rahatsızlık yaratmaktadır. Ayrıca diğer bir körfez ülkesi olan Suudi Arabistan'ın Mısır'da bazı Selefi kesimleri destekleyerek Müslüman Kardeşleri siyasal anlamda dengelemek istediği, İhvan tarafından resmi olarak dillendirilmese de Mısır kulislerinde sıkça konuşulmaktadır.
 
Sonuç Yerine
 
Mısır, 25 Ocak Devrimi ile başlayan iç siyasetteki dönüşümü dış siyasete de taşıyarak daha önce çeşitli nedenlerle sınırlı ilişkiler kurduğu ülkelerle yakınlaşmaya başlamaktadır. Konumunu ve sahip olduğu dinamikleri kullanarak bölgede aktif olmak isteyen Mısır, yeni dönemde uyguladığı denge siyasetinin yanında bölgesel açılımlar yaparak siyasal hamle alanını genişletmek istemektedir. Dolayısıyla Mısır'ın İran ile yakınlaşması, Mısır'daki Müslüman Kardeşler iktidarının İslamcı doğrultuda attığı ilkesel bir adım değil, pragmatist bir denge siyaseti olarak değerlendirilebilir.
  (1) http://gate.ahram.org.eg/News/244364.asp
(2) http://gate.ahram.org.eg/News/244064.aspx
(3) http://www.trthaber.com/haber/dunya/misir-ve-iran-arasinda-turizm-anlasmasi-77047.html
(4) http://gate.ahram.org.eg/News/316229.aspx
(5) http://almogaz.com/news/politics/2013/03/31/83035  
(6) http://nile.eg/البرادعي-كيف-نمنع-الإيرانيين-من-زيارة-بيوت-الله.html
 

Semir Yorulmaz  asdasd

Semir Yorulmaz

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar