Suriye’de devrim sonrası süreçte ortaya çıkan silahlı yapılanmalardan biri olan Saraya Ensâru’s-Sünne (ES), kamuoyunda adını ilk kez 22 Haziran 2025’te Şam’ın Duveyle semtindeki Mar Elias Kilisesi’ne düzenlenen bombalı saldırıyla duyurdu. En az 30 kişinin ölümüne ve 50’den fazla kişinin yaralanmasına yol açan
Suriye’de devrim sonrası süreçte ortaya çıkan silahlı yapılanmalardan biri olan Saraya Ensâru’s-Sünne (ES), kamuoyunda adını ilk kez 22 Haziran 2025’te Şam’ın Duveyle semtindeki Mar Elias Kilisesi’ne düzenlenen bombalı saldırıyla duyurdu. En az 30 kişinin ölümüne ve 50’den fazla kişinin yaralanmasına yol açan bu saldırı, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ülkede gerçekleşen ilk canlı bomba eylemi ve en ölümcül şiddet olayı olarak kayıtlara geçti. Öyle ki Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Kilisesi Patriği X. John, olayı “1860 yılından bu yana Suriye’de Hristiyanlara yönelik ilk toplu katliam” olarak nitelendirdi.[1]
Saldırının hemen ardından Telegram kanalı üzerinden bir açıklama yayımlayan ES, olayın detaylarını ve saldırganın kimliğini paylaşarak sorumluluğu üstlendi. Örgüt, eylemin doğrudan kendi üyeleri tarafından bağımsız olarak gerçekleştirildiğini öne sürdü. Buna karşılık Şam yönetimi, örgütün açıklamasının aksine saldırının DEAŞ tarafından planlandığını belirterek olayla bağlantılı DEAŞ üyelerinin yakalandığını duyurdu ve Ensâru’s-Sünne’yi “bağımsız olmayan, DEAŞ’a bağlı bir örgüt” olarak tanımladı.[2] Öte yandan DEAŞ ise ne bu iddialara ilişkin herhangi bir açıklama yaptı ne de resmî kanalları üzerinden saldırının sorumluluğunu üstlendi.
Şam’daki kilise saldırısı, ES’nin ne ilk ne de son saldırısıdır. Aralık 2025’te Humus’ta bir camiyi bombalı saldırı ile hedef alan örgüt,[3] devrim sonrası dönemde ülkede yeniden tesis edilmeye çalışılan güvenlik ve istikrar ortamına yönelik yeni ve dikkate değer bir tehdit oluşturduğunu göstermiştir. Şubat 2026’da yayımlanan Birleşmiş Milletler (BM) raporuna göre örgütün Halep ve Dera şehirlerinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya iki kez suikast girişiminde bulunduğunun ortaya çıkması[4] ise söz konusu tehdidin boyutunu yeni bir seviyeye taşımıştır. Ensâru’s-Sünne’nin oluşturduğu çok yönlü tehdit ve hakkında dile getirilen çelişkili açıklamalar, örgütün daha yakından incelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu çalışma, Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de ortaya çıkan yeni güvenlik dinamikleri bağlamında silahlı bir aktör olarak ES’nin rolünü incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, örgütün resmî iletişim kanalları üzerinden yayımladığı bildiriler, silahlı eylemleri ve kamuoyuna yansıyan faaliyetleri temelinde etkinlik düzeyini, ideolojisini, stratejisini ve örgütsel yapısını analiz etmektir. Ayrıca örgütün DEAŞ ile ilişkisinin boyutunu ortaya koymak ve ES’nin DEAŞ’ın paravan örgüt stratejisi içindeki misyonunu belirlemektir. Kapsam açısından çalışma, son bir yıllık dönemi ele alarak somut eylemler temelinde örgütün hedef kitlesini ve merkeziyetsiz ağ yapısını, DEAŞ’ın geçmiş paravan örgüt örnekleriyle karşılaştırmalı bir çerçevede değerlendirmektedir. Böylece Suriye’de istikrarı tehdit eden bu yeni aktörün gerçek niteliği ve oluşturduğu riskin boyutu aydınlatılmaya çalışılacaktır.
[1] “Syria: Little-known jihadist group claims Damascus church attack”, Le Monde, 24 Haziran 2025.
[2] “Shadowy extremist group claims Damascus church attack”, France24, 24 Haziran 2026.
[3] “Islamist militant group claims deadly bombing of Alawite mosque in Syria’s Homs”, France24, 26 Aralık 2025.
[4] “Last year 5 assassination attempts on Syrian president, 2 Cabinet ministers were foiled: UN”, Anadolu Ajansı, 12 Şubat 2026.