Bakış

Türkiye’nin Irak ile İlişkilerindeki Açmaz: İran Yanlısı Gruplar

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkiler son yıllarda önemli bir dinamizm kazanmıştır. Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, ABD ile İran arasındaki gerilim, ekonomik kriz ve petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalara rağmen, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2020 yılında 20 milyar doları aşmıştır. Ancak Türkiye ile Irak arasındaki ticari ilişkiler güçlü bir zemin elde etse de siyasi alanda ilişkilerin benzer çıtaya erişebildiğini söylemek oldukça zordur. Zira Ankara’nın Irak’ta yüzleşmek zorunda kaldığı siyasi ve güvenlik alanındaki birçok sorunun yanı sıra asıl mücadele etmesi gereken olgunun ülkedeki siyasal rekabet olduğu gözlemlenmektedir.

Türkiye ile Irak arasındaki siyasi ilişkinin zorlu olmasının asıl nedeninin Ankara’nın, Bağdat’ta ilişkilerini iki farklı kanalla sürdürme zorunluluğundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu kanallardan ilki, mevcut Başbakan Mustafa el-Kazımi’nin liderlik ettiği meşru Irak hükûmetiyken, diğeri Irak sahasında askerî olarak güçlü olan ve aynı zamanda parlamentoda da en etkili gruplardan birinin temsil ettiği İran yanlısı gruplardır. Özellikle söz konusu iki kanalın birbiriyle rekabeti Türkiye’nin Irak’taki ekonomik, siyasi ve askerî mevcudiyetini ve meşru aktörlerle ilişkilerini direkt etkilemektedir. Ankara’nın, İran yanlısı siyasi ve silahlı gruplarla ilişkilerinin gidişatı, Bağdat hükûmetiyle temaslarında daha fazla çaba sarf etmesine neden olmaktadır. Öte yandan, Türkiye’nin İran ile ilişkilerinin seyrinin de doğal olarak bu denklemde karşılık bulması dinamikleri etkilemektedir..