Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Afganistan’da Taliban ile Müzakere Süreci ve Devam Eden Savaş

Fazıl Ahmed Burget, ORSAM Uzmanı, Ortadoğu, Afganistan
ABD “uluslararası terörle mücadele” kapsamında El Kaide, Taliban ve diğer terör unsurlarını tamamen ortadan kaldırarak güvenlik ve istikrarın sağlanması ve demokratik değerlere göre geniş tabanlı bir hükümetin kurulması gibi çok idealı amaçlarla Afganistan’a müdahale etmişti. Ancak ABD müdahalesinden uzun yıllar geçmesine rağmen, bu ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması noktasında kayda değer bir başarının elde edilemediği görülmektedir. Öte yandan Taliban rejiminin yıkılmasından beri Afganistan’ın güvenliğini sağlayan NATO askeri birliklerinin 2014’te bu ülkeyi terk etmesi beklenirken, ABD ise bölgedeki başarısız imajını onarmak ve belirsiz bir süre için bu ülkedeki varlığını korumak amacı ile farklı yolara başvurmaktadır. Bu yollardan biri de, 11 Eylül gelişmelerinin ardından ABD’nin açık düşmanı olarak tanımlanan Taliban örgütü ile müzakere sürecinin başlamasıdır.
 
Afganistan’ın zor coğrafi şarlarında gerilla yöntemleri ile çatışmasını sürdüren ve intihar saldırılarında yeni yöntemler geliştirerek eylemlerine devam eden Taliban örgütüne karşı savaş yöntemleri ile olumlu bir sonuç alamayan ABD, özellikle 2011’den bu yana söz konusu örgütü “sivilleştirme” ve Afganistan siyasal sistemine entegre etme girişimlerinde bulunmuştur. Bu amaçla Taliban örgütü ile Afganistan’da siyasal istikrar ve güvenliğin sağlanmasına ilişkin bir müzakere süreci başlatılmıştır. Anacak müzakerenin yöntem ve yeri konusundaki fikir ayrılıkları görüşmelerin ertelenmesine sebep olmaktaydı. Nihayetinde ABD bir takım Avrupa devletlerinin de onayı ile Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ofisinin açılması yönünde çalışmalara başlamıştı. Başlangıçta Taliban ofisinin açılmasına karşı çıkan Afganistan devleti kısa bir süre sonra ikna edilmişti. Ancak 19 Haziran 2013’te Taliban ofisinin resmen faaliyete başlaması ve ofis tabelasında bu örgütün resmi yönetim biçiminin adı olan “Emaret-i İslami-yi Afganistan” (Afganistan İslam Emirliği) adının kullanılması Kabil yönetimini ciddi anlamda rahatsız etmişti. Ayrıca iddialara göre Taliban ve ABD arasında cereyan eden gizli görüşmelerde Taliban örgütünün isteği üzerine Kabil yönetimi görüşmelerin dışına bırakılmaya çalışılmıştı. Bu nedenle Kabil yönetimi müzakereleri boykot ederek söz konusu müzakerelerin Afganistan Devletinin kontrolünde gerçekleşmemesi durumunda katılmayacağını açıklamıştı. Dolayısı ile 20 Haziran 2013’te başlaması gereken müzakereler bilinmeyen bir tarihe ertelenmekle beraber, Doha’daki Taliban temsilciliğinin tabelası de indirilmişti. İlk başta ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve daha sonra Başkan Obama’nın Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ile yaptığı telefon görüşmelerinin ardından Karzai’nin yeniden müzakerelere sıcak bakmaya başlaması dikkat çekmektedir. Ancak müzakerelerin ne zaman yeniden başlayacağı hususunda şimdiye kadar her hangi bir açıklama yapılmamıştır.
 
Diğer taraftan ABD ile Taliban arasında müzakere sürecinin başlaması ile birlikte, başkent Kabil başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde saldırıların hız kazanması özellikle dikkat çekmiştir. Bu kapsamda 25 Haziran 2013 sabah saatlerinde başkent Kabil’de bir birine yakın olan Devlet Başkanlığı köşkü, Milli Savunma Bakanlığı ve CIA Kabil ofisi gibi kilit noktalara yönelik yapılan saldırıların Taliban örgütü tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir. Yine aynı şekilde 2 Temmuz 2013’te Afganistan İstihbarat Başkanlığının yanında bir saldırının gerçekleşmesi Taliban tarafından verilen önemli bir mesaj olarak değerlendirilmektedir. Müzakere sürecinin gündemde olduğu bu günlerde ülkenin birçok bölgesinde farklı yöntemlerle eylemlerin devam ettiği bilinmektedir. Özellikle Katar’ın başkenti Doha’da Taliban örgütü ofisinin resmen açılması ve Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanması yönünde ABD ile Taliban arasında ikili görüşmelerin yeniden başlayacağının gündemde olduğu sıralarda, bu saldırıların gerçekleştirilmesi müzakere prensiplerine uymayan ciddi bir çelişki olarak görülmektedir. Fakat şu noktayı da belirtmek lazım: Afganistan’da Taliban örgütü tek bir merkezi otoriteye bağlı olmayan çok parçalı bir yapıya sahiptir. Bir grup ABD ile müzakereye yanaşırken, diğer bir grupsa söz konusu müzakereye şiddetle karşı çıkarak eylemlerine devam etmektedir.
 
Bu arada ABD’nin müzakere yolu ile Afganistan merkezi yönetimine entegre etmeye çalıştığı Taliban örgütünün, hangi gruba mensup olduğu da meçhuldür. Bilindiği gibi Taliban örgütü adıyla faaliyet edip ABD ve BM Güvenlik Konseyi tarafından uluslararası terör listesine dâhil edilen örgüt tek bir merkezi otoriteye bağlı olmayan farklı gruplardan ibarettir. Taliban lideri olarak bilinen ve ABD ile müzakereyi sürdürdüğü iddia edilen Molla Muhammed Ömer’in dışında, özelikle Afganistan’ın güneydoğu bölgelerinde ciddi bir taraftara sahip olan Seracuddin Hakkani ve her zaman merkezi yönetimlere karşı savaş ilan etmesi ile bilinen Gülbeddin Hikmetyar ve diğer bir takım gruplar Taliban örgütü adıyla faaliyet etse de, tüm kararlarında ve eylemlerinde kendi inisiyatifleri ile hareket etmekte ve hiçbir zaman tek bir merkeze bağlı olarak faaliyet etmemektedirler. Nitekim ABD ile müzakere konusunda da söz konusu örgüt içerisinde ciddi manada karşı çıkanlar olmuştur. Hatta Hikmetyar grubu “işgalci” olarak nitelendirdiği ABD ile hiçbir şekilde müzakere etmeyeceklerini açıkça dile getirmişlerdi. Daha çok “Pakistan Talibanı” ve Pakistan’daki bir takım radikal unsurlar tarafından ciddi manada desteklenen Hakkani grubu ise kendisini Taliban hareketinin “bel kemiği” olarak görmekte ve yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesi ile Afganistan’a yeniden hâkim olacaklarına inanmaktadır. Bu nedenle son dönemlerde bazı gruplar ile müzakere sürecinin başlamasına rağmen, bazı gruplarsa eylemlerine devam etmektedir.
 
Tüm bu gelişmeler kapsamında, ABD’nin müzakere yönteminin yanlış olduğu fikri ortaya çıkmaktadır. Çünkü ABD tek bir grubu müzakereye ikna ederek onlarla barış görüşmesine devam ederken diğer grupları ise görüşmelerin dışında tutmaktadır. Bu nedenle son günlerde ülkede barış görüşmeleri ile savaşın devamı çelişkisi yaşanmaktadır. ABD’nin başlatmış olduğu müzakere süreci bu şekilde devam etmesi halinde istenen sonuca ulaşma noktasında başarılı olabileceğini düşünmek oldukça güçtür. Müzakere süreci ancak Afganistan Devleti başta olmak üzere tüm grupların katılımı ile gerçekleşmesi halinde belli bir sonuca varılması mümkün olabilir.

Fazıl Ahmed Burget  asdasd

Fazıl Ahmed Burget

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar