Arap Dünyası’nda bölgesel dönüşümü tartışırken yapacağımız ilk tespit genellemeler yapamayacağımız bir coğrafyayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğidir. Bugün Fas ile Ürdün, Mısır ile Tunus, Libya ile Suriye birçok farklı özelliklere sahiptir. Öte yandan, bölgede değişimin yaşandığı bir dönemde İslam medeniyetinin geleceğini konuşmanın tam vaktidir. Son yüzyılda büyük sıkıntılar atlatan coğrafyamızda, artık büyük bir değişim ve dönüşüm hamlesi ile karşı karşıyayız. Ortadoğu’da, Afrika’da, Asya’da ve Uzakdoğu’da değişimin ruhu, yaşanan tüm sıkıntılara rağmen dimdik ayaktadır. Bölgedeki değişim sürecini devam ettirmenin en önemli yolu, bölgemizin ve coğrafyamızın geleceğine dair vizyonları açıkça ortaya koymak ve konuşmaktan geçer. Bu bölge ve coğrafyadan bahsedilince bu sadece Müslümanları kapsamamaktadır. Özellikle farklı dini inançlara mensup kesimler de bu bölgenin asli unsurudur ve mütemmim cüzüdür.