Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Başbakan Erdoğan’ın Kırgızistan Ziyareti’nin Ardından

Hasan Kanbolat, ORSAM Başkanı, [email protected]
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan Başbakanı Almazbek Atambayev'in davetlisi olarak 1-2 Şubat 2011 tarihlerinde Kırgızistan'a resmi ziyarette bulundu.   Esenboğa Havaalanı’nda Orta Asya'nın Türk dış politikasının öncelikli alanlarından biri olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Tarihi, kültürel, insani temel üzerine inşa edilmiş olan kardeş halklarla işbirliğimiz ve dayanışmamız artarak devam etmektedir'' dedi. Kırgızistan'ın bu yıl bağımsızlığının 20. yılını kutlayacağını belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin aynı milletin farklı iki bağımsız devleti olarak özel bir boyut kazandığını söyledi. Başbakan Erdoğan, ''İki kardeş halk ve ülke menfaatlerinin örtüştüğünü müşahede etmekten mutluluk duymaktayım'' diye konuştu. Kırgızistan'ın geçen yıl zor bir geçiş dönemi yaşadığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Bu dönemde ülkenin güneyinde ortaya çıkan gerginlik ve etnik çatışmalar, ülkemizde de büyük bir üzüntü doğurmuştur. Kırgızistan'ın huzura ve hoşgörü ortamına kavuşması için katkı sağlamayı sürdürdük, sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. Kırgız halkına bu zor dönemde yalnız olmadıklarını beyan ve eylemlerimizle göstermiş bulunuyoruz. Bu dayanışmamızı sürdürmek başlıca hedefimizdir. Gerçekleştirilen insani ve ekonomik boyuttaki birçok faaliyete ilave olarak verdiğimiz destekleri bundan sonra da yine ayni, nakdi olarak devam ettireceğiz. TİKA tarafından gerçekleştirilmekte olan projelerle bundan sonra da orada yapılacak yatırımlar her alanda devam edecektir. Kızılay'ımız da insani yardımlarını kış boyunca sürdürmüştür.” Başbakan Erdoğan, ziyaretinin, Kırgızistan'da parlamenter sisteme dayalı yeni hükümetin kurulmasından sonra bu ülkeye gerçekleştirilen ilk üst düzey ziyaret olduğuna dikkati çekerek, şöyle dedi: ''Ziyaretim vesilesiyle, kardeş Kırgızistan'a bağımsızlığından bu yana tüm imkanlarımızı seferber ederek sağladığımız ve son dönemde artırdığımız yardımları bundan sonra da sürdüreceğimizi dile getireceğim. Kardeş Kırgız halkının refah ve mutluluğu amacıyla çalışmalarımızı aralıksız devam ettireceğimizin altını da orada kendileriyle paylaşacağım. Ayrıca uluslararası kuruluşlardaki verimli ve yapıcı işbirliğimizi artırarak sürdürme kararlılığında olduğumuzu en üst seviyede bir kez daha kendileriyle değerlendirme fırsatı bulacağım.” Başbakan Erdoğan, amaçlarının, Kırgızistan ile Türkiye arasındaki işbirliğini daha ileri bir aşamaya taşıyacak olan ortak hedefleri belirlemek ve bu yönde çalışmak olduğunu vurguladı.
Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bulunan Manas Uluslararası Havaalanına 1 Şubat’ta Türkiye saatiyle ile 19:15'te inen Başbakan Erdoğan'ı Kırgızistan Başbakanı Almazbek Atambayev, Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayv ile Türkiye'nin Kırgızistan Büyükelçisi Nejat Akçal karşıladı. Karşılama sırasında yöresel kıyafetli çocuklar Başbakan Erdoğan'a çiçek verdi. Erdoğan havaalanın ardından kalacağı Hyatt otele geçti. Başbakan Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Devlet Bakanları Zafer Çağlayan, Faruk Çelik, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün de Kırgızistan'a geldi.   Kırgızistan ile Türkiye arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi oluşturuluyor   Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan ile Türkiye arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'ni oluşturma kararının alındığını bildirdi. Başbakan Erdoğan ayrıca, Türkiye ile Kırgızistan arasında, ilk etapta 90 günlük vizelerin kaldırılması anlaşmasının imzalandığını belirterek, “Yıl sonuna kadar Türkiye ile Kırgızistan arasındaki vizeler tamamıyla kaldırılacaktır. Bu konuda mutabık kaldık” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Kırgızistan Başbakanı Almazbek Atambayev, başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Erdoğan, konuşmasının başında, Başbakan Atambayav'e ''Kardeşim'' diye hitap ederek, kurduğu hükümetten dolayı tebrik etti. Bu yeni dönemde Kırgızistan'ı ziyaret eden ilk başbakan olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Aramızdaki tarihi bağları anlatmaya gerek yok, çok çok güçlü, zengin. Bu süreci ikili görüşmemizde heyetlerarası görüşmede değerlendirme fırsatımız oldu. Bu görüşmeler neticesinde tabii ki geleceğe yönelik şu sıkıntılı süreci Kırgızistan'ın başarıyla atlatabilmesini, dostluğun ötesinde, kardeşliğin gereği olarak görüyoruz. Bu vesileyle de Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'ni oluşturma kararını da aramızda vermiş bulunuyoruz'' dedi. Başbakan Erdoğan,  2011 Mart ayında dışişleri teşkilatlarının karşılıklı tarih belirlemesiyle Türkiye'de ilk toplantının yapılacağını, bu toplantının devamında da sürecin başlatılacağını ifade etti. İcracı bakanlıkların birbirleriyle yapacakları toplantılar yanında özellikle İş Konseyi toplantılarının büyük önem arz ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, TOBB, TÜSİAD, TUSKON, MÜSİAD, ASKON gibi bütün kuruluşların Kırgızistan'daki muhataplarıyla karşılıklı işbirliği içerisinde iş adamlarının ikili adımlar atmasının çok önemsendiğini anlattı. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bir adım daha attık. Şu anda ekonomi alanında gerek Merkez Bankamız gerek Hazine gerek Maliye gerek Gümrük gerekse bu noktada DPT bir grup, bunun yanında bir diğer adım olarak da BDDK, SPK, TOKİ ve TİKA olmak üzere bir diğer adımı, buraya temsilciler gelmek suretiyle muhataplarıyla burada görüşmeler yapsın ve burada Yatırım Ajansı olmaması hasebiyle bir Yatırım Ajansı'nın da burada kurulmasında fayda görüyoruz. Çünkü, Yatırım Ajansı'nın da kurulması hasebiyle ikili adımlar karşılıklı olarak atılabilir veya üçüncü ülkelerde müşterek adımlar atılabilir. Sistemin içerisinin de doldurulması noktasında bizler deneyimlerimizi, tecrübelerimizi Kırgızistan'a aktarma noktasında bu adımları atarız.  Bir diğer önemli adım, bizim şu ana kadar Kırgızistan'a, yıllar öncesinden itibaren söylüyorum, Türkiye olarak yaptığımız yatırımlar ve gönderdiğimiz destekler 450 milyon dolara ulaşmış durumda. Bunun yanında sadece Manas Üniversitesi ile ilgili 150 milyon doları buldu, kuruluşundan bu yana. Fakat Manas Üniversitesi'nin daha verimli bir şekle dönüştürülmesi, sıkıntıların giderilmesi noktasındaki düşüncelerimi kendisiyle paylaştım, çok olumlu baktılar. İnanıyorum ki bu adımı atarsak Manas Üniversitesi'nde şu anda 700 akademisyen içinde 170 akademisyenimiz, 3500 öğrenci içerisinde de 500 kadar Türk öğrenci var. Bu, eğer bir değişim, dönüşüm yaşarsa çok daha verimli hale gelebilir. Hatta bir teknopark kurulması suretiyle de yine orada da bir teori pratik buluşmasını sağlayabiliriz. Bunun da adımını atabiliriz dedik''. Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Kırgızistan'a 2010 yılında 10 milyon dolarlık hibe yaptığını, bu yıl için de bir 10 milyon doların hibe olarak geçildiğini belirterek, bu yıl içerisinde 15 milyon dolarlık bir yatırımın, ağırlıklı olarak ülkenin güney bölgelerinde hastane, okul ve bunların restorasyonu gibi konularda TİKA aracılığıyla kullanılacağını bildirdi. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin Mart ayında yapılacak toplantısında hibe konusundaki durumların beraber değerlendirileceğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Ne kadar hibe yapabiliriz, bunu kendi aramızda görüşmek suretiyle ikinci bir atak yapalım istiyoruz. Yani bizim derdimiz emme basma tulumbaya konulması gereken su konusunda. O suyu koyalım, sürekli balık ikramı değil, bundan sonra balık tutmayı kendileri başaracaklardır, ben buna inanıyorum'' diye konuştu.   Vize Kalkıyor   Türkiye, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu arasında da Kırgızistan'a yatırıma yönelik üçlü işbirliği de oluşturabileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Bir diğer adım; o da vizeyle ilgili bugün yapmış olduğumuz anlaşmadır. İlk etapta 90 günlük vizelerin kaldırılması anlaşmasını imzaladık ama yılsonunda tamamıyla vizenin kaldırılmasını da bu anlaşma içerisine yerleştirdik. Yılsonuna kadar Türkiye ile Kırgızistan arasındaki vizeler tamamıyla kaldırılacaktır. Bu konuda mutabık kaldık'' dedi. Bugünkü görüşmelerin iki ülke arasında çok farklı bir sürecin başlatılmasına vesile olacağına inandığını dile getiren Başbakan Erdoğan, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin daha da artacağına inandığını ifade etti.   Kırgızistan, mafya, çeteler, yolsuzluk ve rüşvet ile korkmadan mücadele etmelidir   Başbakan Erdoğan, Kırgızistan'a yapılan yatırımlarla ilgili bir soru üzerine, şunları söyledi: ''Bizim Türkiye'de 8 yıllık hükümet etme sürecindeki ekonomik sır dediğimiz kelimelerimiz, bir tanesi güvendir, bir tanesi istikrardır. Güven ve istikrar olmayan bir yere uluslararası sermaye, küresel sermaye girmez. Kırgızistan'da da öncelikle güven ortamını temin etme noktasında Kırgızistan yönetiminin çok daha hassas, titiz davranması gerekiyor. Onu da yine ikili görüşmede ifade ettim. Mafya, çeteler, yolsuzluk, rüşvet. Bunlar bizim ülkemizin de sıkıntısıydı. Büyük ölçüde bunu minimize ettik. Kırgızistan'da da buna benzer sıkıntıların olduğunu biliyorum. Kendileri de zaten bunu ifade ediyorlar. Bunun da tabii minimize edilmesi için çok kararlı bir mücadele verilmesi gerekir. Nitekim Türk iş adamlarının burada çekmiş oldukları sıkıntılar var. Bazı olaylarda malum yağmalamalar oldu. Bu yağmalar sebebiyle 7 milyon dolara yakın Türk iş adamlarının buradaki yatırımlarının zarara uğradığı ifade ediliyor. Sayın Başbakan da bunun farkında olduğunu söylüyor ama bundan sürece yönelik de en azından rüşvet, vs. bu tür şeyler noktasında özel timler kurulması suretiyle bu işlerin üzerine gidilmesinde çok büyük bir fayda olduğuna inanıyoruz. Biz bazı destekler veriyoruz, vereceğiz. Ama asıl buradaki desteği sizin vermeniz gerekiyor. Çünkü güven ortamı burada sağlanırsa yatırımcı da buraya çok daha rahat girebilecektir''.   Başbakan Erdoğan: “Geçmişte Yaptık, İnanın, Yine Yapar, Güçlü Bir Avrasya'yı İnşa Edebiliriz”   Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Tarihten ve birbirimizden aldığımız ilhamla, aydınlık bir geleceği inşa etme güç ve iradesine sahibiz. Geçmişte yaptık, inanın, yine yapar, güçlü bir Avrasya'yı yine inşa edebiliriz'' dedi.   Başbakan Erdoğan, Kırgızistan Meclis Başkanı Ahmetbek Keldibekov ile görüşmesinin ardından Kırgızistan Parlamentosu Cogorku Keneş'te Kırgız milletvekillerine hitap etti. Konuşmasına, ''Kırgızistan Parlamentosu'nu, siz değerli milletvekillerini, sizlerin şahsında tüm Kırgız halkını en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum'' diye başlayan Başbakan Erdoğan, Kırgızistan'a yaptığı resmi ziyaret dolayısıyla Cogorku Keneş'e hitap etmekten büyük gurur duyduğunu söyledi. Türkiye ve Kırgızistan'ı aynı milletin farklı devletleri olarak kabul edildiğini; iki ülkenin vatandaşlarının aynı atanın çocukları, yani kardeş olarak görüldüğünü ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Şunu bilmenizi isterim; Aramızdaki mesafeye rağmen, bütün bu coğrafya ile, bu bölgedeki kardeşlerimizle, elbette Kırgız halkıyla yüreğimiz beraber atıyor. Bir atanın evlatları, yani kardeşler, sevinci de hüznü de paylaşır, bunu kalplerinde hissederler'' dedi. Başbakan Erdoğan, konuşmasında ünlü Kırgız yazar Tölögön Kasımbek'in ''Ruhun bir, dilin bir/ dinin bir, adetin bir/ alışverişin, yazarın/ atanın yattığı mezarın/ içmeye alıştığın suyun bir/ aşın, düğünün, toyun bir/ Bir atanın çocukları… İşte bizler de, tıpkı bu büyük yazar gibi sesleniyor; toyunuz, toyumuzdur… Kederiniz, kederimizdir diyoruz…'' dizelerine de yer verdi.   “Statükoya teslim olan, değişime direnen devletler ise, çok ciddi risklerle mücadele etmek zorunda kalıyorlar”   Başbakan Erdoğan, dünyanın çok hızlı değiştiğine, küreselleşmenin dünyayı küçük bir köye dönüştürdüğüne işaret ederek, ''Değişime ayak uyduran, gelişmeleri yakından takip eden devletler, küreselleşmenin fırsatlarını en iyi şekilde kullanırken; statükoya teslim olan, değişime direnen devletler ise, çok ciddi risklerle mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Şunu büyük bir gururla ifade etmek istiyorum; atalarımız bu coğrafyada tarih boyunca birçok parlak medeniyet ve zengin devletler inşa ettiler. Bişkek ile İstanbul, Çin ile Adriyatik arasında, tarihi İpek Yolu'nda, sadece mallar taşınmamış, bilim ve hikmet, atalarımızın heybeleriyle dünyaya ışık tutmuştur'' diye konuştu. Kırgızistan'da yazılan Manas Destanının, dalga dalga büyüyerek, Batı'da Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, batıda, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti devletlerinin barış, istiklal ve medeniyet mücadelesinin doğuya ilham verdiğini ve doğuda büyük bir gururla karşılandığını belirtti. Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bizler, ortak tarihimizle, atalarımızla, atalarımızın dünya kültürüne, bilimine, sanatına yaptıkları katkılarla elbette gurur duyuyoruz. Ama tek başına gurur duymanın yeterli olmadığını da biliyoruz. Tarihten ve birbirimizden aldığımız ilhamla, aydınlık bir geleceği inşa etme güç ve iradesine sahibiz. Geçmişte yaptık, inanın, yine yapar, güçlü bir Avrasya'yı yine inşa edebiliriz. 2010 yılında gerçekleşen halk hareketi, Kırgızistan'da yeni bir dönemi başlatmıştır. Bütün geçiş dönemleri sancılıdır… Oş ve Calalabad'da yaşanan sancılar, en az sizler kadar, Türk halkını da derinden etkilemiş ve üzmüştür. Bizler, Batıdaki kardeşleriniz olarak, benzeri acı olayların tekrar yaşanmamasını, samimi, kalıcı bir diyalog ortamının tesis edilmesini yürekten arzuluyoruz. 2010 yılında anayasa referandumu ve parlamento seçimlerinin başarıyla yapılmış olması, Kırgız halkını olduğu kadar bizleri de mutlu etti, bizleri de umutlandırdı. Seçimlerin sağlıklı ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, Türk halkı adına tebriklerimi sunarım. Seçimlerden sonra kurulan koalisyon hükümetini de ayrıca kutlamak istiyorum. Birliğiniz daim olsun diyorum. Kırgızistan parlamentosunun, Kırgızistan'ın huzur, istikrar ve kalkınması için gerekli desteği sağlayacağına eminim. Zira, bu parlamento, sadece Kırgız halkı için değil, tüm bölge için önem taşıyor ve dikkatleri üzerinde topluyor.''   Kırgızistan'ın, Orta Asya'da henüz denenmemiş bir siyasi düzene geçtiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, ülkenin tercih ettiği parlamenter sistemin dünyadaki en ileri ülkeler tarafından tercih edilmiş ve başarısını ispatlamış bir sistem olduğunu anlattı. Başbakan Erdoğan, bu sistemin başarısından kuşku duymanın yersiz olduğunu söyledi ve bugünün dünyasında, seçimle işbaşına gelmiş hükümet ve parlamentoların, vatandaşların huzur ve güvenliği, aynı zamanda ekonomik kalkınma noktasında en isabetli kararları alabildiğini ve güçlü şekilde uygulayabildiğini ifade etti.   ''Türkiye olarak, demokratikleşme tecrübemizi, kardeş Kırgız devletiyle her fırsatta paylaşacağız”   Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey'in hocası Şeyh Edebali'nin, devlet ve insan arasındaki ilişkiyi çok net olarak ortaya koyduğunu ve ''İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın'' dediğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, devletin insan için olduğunu ve insanın devletten önce geldiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, insanın huzur ve refahı ne kadar yücelirse, devletin de o kadar büyüyeceğine, o kadar yüceleceğine dikkati çekti. Başbakan Erdoğan, Osmanlı Devleti'nin, çok geniş bir coğrafyada, altı yüzyıl boyunca bu çok önemli ilkeyle ayakta kaldığını ve bu önemli ilkenin bir gereği olarak insanı yücelttiğini, insanlığa adaletle hükmettiğini belirtti. Devletin her şeyden önce, kendi insanına güvenmesi, özgürlükleri genişletmesi, en temel ve modern insan haklarını kendi vatandaşından asla esirgememesi gerektiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: ''Türkiye olarak, demokratikleşme tecrübemizi, kardeş Kırgız devletiyle her fırsatta paylaşacağımızı, Kırgızistan'a her aşamada samimi destek vermeye devam edeceğimizi bilmenizi isterim. Türkiye, çok partili sisteme 1946 yılında, yani 65 yıl önce geçti. 65 yıl boyunca sorunlar yaşadığımız, kesintiler yaşadığımız, zorlu süreçlerden geçtiğimiz dönemler oldu. Ancak, özellikle son 8 yılda gerçekleştirdiğimiz cesur reformların da sayesinde, bugün ileri demokratik standartlara daha fazla yaklaşmış bir Türkiye'yi inşa ettik. Bugün geldiğimiz noktada, vatandaşından korkan, vatandaşına güvensizlik besleyen, hak ve özgürlükleri erteleyen, yasakları savunan bir sistemin hiç bir alanda başarı sağlayamayacağını daha net olarak görüyoruz. Dikkatinizi çekiyorum, Türkiye'nin demokratikleşme alanında attığı adımlar, yaptığı reformlar, ekonomik kalkınmayı doğrudan etkilemiş; Türkiye son 8 yılda milli gelirini 3 kat artırmayı başarmıştır. Avrupa Birliği'ne üyelik süreci ve demokratikleşme adımları, Türkiye'yi küresel ölçekte bir cazibe merkezine dönüştürmüş, Türkiye ekonomisi dünyanın en büyük 17. ekonomisi konumuna yükselmiştir. Aynı şekilde, Türkiye, güçlü demokrasisi ve güçlü ekonomisiyle, bölgenin de güçlü ve itibarlı bir ülkesi haline gelmiştir. Kırgızistan, her anlamda büyük potansiyeli olan bir ülke. Kırgızistan, dinamik, çalışkan nüfusa sahip bir ülke. Parlamentonun özverili çabalarıyla, demokrasiyi yücelterek, ülkeyi hızlı bir şekilde dönüştürerek, Kırgızistan'ın dünyanın güçlü bir ülkesi, güçlü bir ekonomisi olacağına inancımız tamdır.''   ''Elimizdeki tüm imkanları sizlerle paylaşmayı bir kardeşlik görevi addediyoruz''    Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Kırgızistan'a yaklaşımının kardeşlik hislerinden ibaret olduğunu, bunun dışında başka herhangi bir ülkü veya hedefin olmadığını, olmasının da mümkün olmadığını söyledi. Türkiye'nin amacının Kırgızistan ve diğer Türk Cumhuriyetleri ile birlikte ortak değerleri oluşturan dil, köken, kültür, din, kimlik birliğinden güç alarak, halkları ve bölgenin refahını ve barışını artırmak olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, geçiş sürecindeki Kırgızistan'a yönelik dayanışmasını daha etkin ve kapsamlı bir şekilde gerçekleştirmek için bir eylem planı çerçevesinde hareket ettiğine işaret etti. Parlamenter sistemin kurulması ile birlikte, Kırgızistan'ın yeni bir kalkınma modeli benimseyeceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, Kırgızistan'ın bu çabalarını desteklemek amacıyla uluslararası toplum nezdinde gerekli girişimlerin sürdürülmeye devam edileceğini anlattı. Başbakan Erdoğan, ''Elimizdeki tüm imkanları sizlerle paylaşmayı bir kardeşlik görevi addediyoruz'' dedi. Başbakan Erdoğan, ziyareti sırasında geniş bir iş adamları heyetinin eşlik ettiğini hatırlatarak, iş adamlarının temaslarının önemli sonuçlar
doğuracağına inandığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, ''İş adamlarımız önceki dönem karşılaştıkları güçlüklerin tekrarlanmayacağına ikna olduklarında önemli girişimlere imza atacak, Kırgızistan'ın kalkınmasına daha fazla katkı sağlayacaklardır'' diye konuştu. Kırgızistan bağımsızlığını ilan ettiğinde en az onlar kadar sevinildiğini ve umutlanıldığını belirten Başbakan Erdoğan, parlamenter sistemin tesis edilmesinden de büyük sevinç ve heyecan duyulduğunu söyledi.   Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda Kırgız Milli Marşı'nın bir bölümünü önce Kırgızca sonra da Türkçe okudu ve 'Algalay ber, Kırgız el, Azattıktın colunda, Örkündöy ber, Ösö ber, Öz tagdırın kolunda. Haydi Kırgız Halkı, Haydi Hürriyete, Ayağa kalk ve doğrul, Kaderini çizmeye.' dedi.

Erdoğan, konuşmasının ardından ayakta alkışlandı.   Kırgızistan Başbakanı Almazbek Atambayev, Başbakan Erdoğan’ın ziyaretinden dolayı mutluluktan uyuyamadığını söyleyerek, “Çok sevindim. Kardeşimiz, ağabeyimiz geldi. Zor zamanlarda da, iyi zamanlarda da her zaman konuşuyoruz, Sayın Tayyip Ağabey ve Sayın Başbakanımız her zaman arkamızda” dedi. Başbakan Almazbek Atambayev, Kırgızistan’da Türk işadamlarına yeşil ışık yakacaklarını söyledi. Türkiye-Kırgızistan İş Forumu’nda konuşan Atambayev, şunları dile getirdi: “Bu zamana kadar Türk işadamları Kırgızistan’da epey zorluk çektiler. Bugünlerde de çekiyorlar. Biz bunu biliyoruz ve kabul ediyoruz. Biz bu zorluklara ve probleme inşallah nokta koyacağız. Tayyip Ağabeyimiz, Kırgızistan’daki Türk sermayesi ve işlerini bize emanet etti. Bundan sonra hakkınızı koruyacağız. Mafya ile suç örgütlerine karşı mücadeleyi başlattık. Artık Türk işadamlarına yeşil ışık yakacağız.”   Başbakan Erdoğan’ın Kırgızistan Ziyaretinin Sonuçları   Türkiye ile Kırgızistan arasında var olan din, dil, kültür, etnik ve tarihi bağlar yanında Kırgızistan’ın parlamenter demokrasiye geçebilmiş tek Orta Asya ülkesi olması da Türkiye’nin bu ülkeye verdiği önemi ve dayanışmayı arttırmaktadır. Türkiye söz konusu bağlarından dolayı Kırgızistan’ı bağımsızlığını kazanmasından beri karşılıksız desteklemektedir. Ancak, Türkiye’nin karşılıksız yardımlarına rağmen Türkiye ile Kırgızistan arasındaki yakınlaşma ve dayanışma iki ülkeyi istenilen düzeyde ekonomik ve siyasi birlikteliğe götürmeye yetmemiştir.   Bunun için, Başbakan Erdoğan Türkiye ve Kırgızistan arasında yeni bir dönemi başlattı. Kırgızistan ile Türkiye arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'ni oluşturma kararını açıkladı. Ayrıca, Kırgızistan’da demokrasinin ve ekonominin desteklenmesi, hibeler, vizelerin kaldırılması, Türk yatırımlarının arttırılması şeklinde somut adımların atılacağını açıkladı. Başbakan Erdoğan’ın Bişkek açıklamalarında, “Güçlü Avrasya’yı yeniden birlikte inşa etmek” vurgusu da dikkat çekicidir. Nitekim, bu doğrultuda Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği yeni hizmet binasının açılış töreninde Avrupa'nın vize uygulamalarını eleştirerek, “Avrupa Birliği içerisinde biliyorsunuz Schengen denilen bir uygulama var. Onlar bunu orada uyguluyorsa biz de Orta Asya'da kalkıp kardeş ülkeler olarak aramızda bunu uygularız” dedi. Erdoğan, konuşmasında, şu anda bir ay süreli olan vizesiz seyahatin 2012'ye kadar sınırsız hale getirileceği ve vizelerin karşılıklı olarak tamamen kaldırılacağını açıkladı. Başbakan Erdoğan’ın bu açıklamalarını incelersek, Türkiye’nin isteğinin sadece vizelerin kaldırılmasından ibaret olmadığını, daha derin bir şekilde Avrasya’da yeni birliktelik arayışları üzerinde durulduğunu göstermektedir.

Hasan Kanbolat  asdasd

Hasan Kanbolat

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar