Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

IKBY’de Başkanlık Krizi

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY), yaklaşık dört aydır başkanlık krizi yaşanmaktadır. Sorunun çözülmesi için IKBY parlamentosunda yer alan beş siyasi parti düzenli toplantılar yapmaktadır. Bu uzun süreli toplantılara rağmen bir çözüm bulunamamış olmasının ötesinde sorun daha da derinleşmiş, bazı partiler arasındaki kutuplaşmanın artmasına neden olmuştur. Özellikle KDP ve Goran Hareketi arasında ciddi siyasi çekişme yaşanmaktadır.
 
Başkanlık sorununun çözülememesi ve siyasi partilerin bir uzlaşma sağlayamamasının nedeni KDP dışındaki dört siyasi partinin IKBY Başkanlığı için tekrar seçim yapılması ya da yapılmaması hallerinde başkanın yetkilerinin ne olacağı konusunda ayrışmalarıdır. Muhalif partiler bölge Başkanının yetkilerinin parlamentoya devredilmesini ve sadece protokolden ibaret bir makam olmasını istemektedirler. Ayrıca parlamentonun başkanlık kurumunu denetlemesini istemektedirler. Bu noktada KDP ve diğer dört siyasi parti arasında anlaşma sağlanamamaktadır. Başkanın tüm peşmerge güçlerinin başkomutanı olması konusunda görüş ayrılığı söz konusudur. KDP Başkan Mesut Barzani görevine devam etse ya da tekrar seçilse bile var olan tüm yetkilerini korumasından yanadır. Şu ana kadar dört muhalif parti bu sorunu çözülmesi için yasa önerileri sunmuşsa da kriz aşılabilmiş değildir. Öyle görünmektedir ki kriz daha uzayacak gibidir.
 
IKBY’de var olan diğer bir kriz de ekonomik krizdir. Şu an bu iki konu birbiri ile karışmış ve birbirinden etkilenir hale gelmiş durumdadır. En azından halk bu şekilde algılamaktadır. Şubat 2014’ten beri IKBY’de devam eden ve gittikçe kötüye giden bir ekonomik kriz yaşanmaktadır. Bağdat yönetimi ile Erbil arasında bir dizi toplantılar yapılmasına rağmen, taraflar arasında petrol çıkarma ve satma ile ilgili bir uzlaşma sağlanamamıştır. Bağdat hükümeti Şubat 2014 tarihinden bu yana IKBY’nin yüzde 17’lik bütçe payını göndermemektedir. IKBY buna karşılık gelirini petrol satışından sağlamaya çalışmıştır. IKBY sınırları içinde çıkarılan petrolü Türkiye üzerinden dünya piyasasına satmaya devam etmiştir ve zaman içinde daha fazla petrol çıkarmıştır.  İlk zamanlarda IKBY günde 250 bin varil çıkarırken sonra bu miktar artarak 500 bin varile kadar yükselmiştir. IKBY son beş aydır günde bir milyon varil petrol çıkartmakta ve Türkiye üzerinden dünyaya pazarlamaktadır. Tabi bu rakam ciddi bir miktar olmasına rağmen IKBY’nin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamamaktadır. Son bir yıldır IKBY’nin memurlarının maaşlarını geç ödemektedir. Son dönemde memurlara iki ayda bir maaş ödenmektedir. Geçen sene IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani ve bakanları eşliğinde bir heyet bir kaç defa Bağdat’a ziyarette bulunmuştur. Irak Başbakanı Abadi ve bakanlarıyla toplantı düzenlenmiş fakat petrol konusunda bir anlaşma sağlanamamıştır. Bir IKBY yetkilisi o dönemde “biz IKBY olarak tüm gücümüzü, iyi niyetimizi gösterdik. Bağdat ile anlaşma için çok çaba sarf ettik ama Bağdat IKBY’nin kendi petrolünü satmasından rahatsız ve anlaşmak istemiyor” demiştir. Irak anayasasına göre IKBY petrol çıkarma ve satma hakkına sahipken Bağdat'ın bu konuyla ilgili anlaşmaya yanaşmadığını savunmuştur.
 
Ekim 2015 itibarıyle IKBY’de memurlar üç aydır maaşlarını alamamaktadır. Hatta IŞİD ile mücadeleyi yürüten peşmerge güçlerinin dahi maaşları ödenmemektedir. IKBY’de de onlarca beş yıldızı otel ve restoran kapatılmış durumdadır. Bölgede yatırımlar durmuş ve siyasi partiler bu konuda çözüm bulunamaması konusunda birbirlerini suçlamaktadır.
 
IKBY’de ekonomik kriz yaşanması ve derinleşmesi konusunda birkaç önemli faktör söz konusudur. Birincisi IKBY’nin ciddi boyutta bir savaş içinde olmasıdır. IŞİD ile IKBY arasında 1200 km sınır vardır ve bazı cephelerde devamlı çatışma durumu söz konusudur. 60 bin peşmerge devamlı olarak cephede nöbettedir. Bu durum doğal olarak IKBY ekonomisini etkilemektedir. İkinci faktör ise IKBY içinde son iki yılda mülteci sayısının dramatik şekilde artmasıdır. Şu an bölgede bir milyon 500 bin mülteci vardır ve bir bölümü çadır kentlerde yaşamlarını sürdürmektedir.  Bu da IKBY’nin ekonomik durumunu daha da zorlaştırmaktadır.
 
Ekim 2015 ayının ilk haftasında Süleymaniye ve bağlı birçok ilçede, hükümet karşıtı gösteriler düzenlendi.  Gösterilerde maaşların ödenmesi, kalkınma adına daha fazla yatırımların yapılması talep edildi. Öğretmenler bir hafta boyunca grev yaptılar. Öğretmenler maaşlarının ödenmesini talep ettiler. Son olaylar göstermektedir ki başkanlık krizi ve ekonomik sorunlardan kaynaklı gerginlik kontrol edilemez noktaya ulaşmış vaziyettedir ve partiler siyasi hedefleri için kendi tabanını sokağa çıkmaya teşvik etmektedir.
 
Diğer bir önemli tartışma konusu IKBY’nin idari yapısı ile ilgilidir. Bazı siyasi parti milletvekilleri bunu açıkça tartışmaktadır. Bazı köşe yazarları da bu konuda görüşlerini dile getirmiştir. Bir KDP üst düzey sorumlusu televizyon röportajında IKBY’nin bölünmesi ve iki ayrı idare oluşturulması konusunda şu ifadeleri kullanmıştır: “Biz KDP olarak kesinlikle IKBY’nin tek parça ve idare olarak kalmasını savunuyoruz; iki idari yapıya kesinlikle karşıyız.” Goran Hareketi’ne yakın medya tersini söylese de KYB her iki taraf için sağduyu çağrısı yapmıştır. KYB’nin mevcut krizde takınacağı pozisyon belirleyici durumdadır. KYB, parlamenter sistemini savunmakta ve çatışmanın esas iki tarafı olan KDP ve Goran’ı diyaloga davet etmektedir.
 
1991 yılından bu yana federal bölge olarak yönetilen ve 1992 yılında ilk yerel hükümeti kuran IKBY’nin tüm siyasi kurumları o tarihten bu yana KDP ve KYB tarafından paylaşılarak yönetilmiştir. Şu an iki parti aslında IKBY’nin denge unsurlarıdır ve bu denge bozulursa IKBY’deki tüm dengeler alt üst olabilecektir. Goran hareketinin 2008 yılında bir muhalif hareket olarak ortaya çıkması ve son dönemde hükümette yer alması KDP-KYB dengesine dayalı gerçekliği çok da değiştirmemiştir. Halen gerçek güç bu iki siyasi partidedir. Goran’ın kendine bağlı silahlı bir grubu yoktur, ancak sıkıştığı dönemlerde gücünü halk aracılığıyla göstermekte, taraftarlarını sokağa yöneltmektedir. Bu da krizlerin çözüm için bir fayda sağlamamaktadır.  
 
Bölgenin 24 yılık bir deneyimi söz konusudur. Bölgenin çıkarları açısından Goran’ın daha yapıcı bir rol üstlenmesi gerekmektedir. Bu ortamda komşu ülkelerin durumu da önemlidir. Örneğin Türkiye’nin siyasi istikrarı IKBY’nin ekonomik ve siyasi istikrarı açısından çok önemlidir. İkili ticaretin hacmi ve enerji anlaşmaları dikkate alındığında Türkiye’nin de bölgede ciddi ekonomi çıkarları olduğu ortadadır. İki tarafın IKBY’de siyasi ve ekonomi istikrarı sağlama konusunda birlikte çalışması gerekmektedir.
 
Sonuç olarak IKBY’de beş siyasi partinin bir an önce aralarında anlaşması gerekmektedir. En son gerçekleşen KDP ve KYB arasındaki ikili toplantıdan olumlu bir sonuç çıkmış ve kriz konusunda tüm siyasi partilere diyalog çağrısı yapmışlardır. IKBY için öncelik siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanması olmalıdır. Bölgede iki yıl sonra seçim düzenlenecektir ve siyasi partilerin halkın karşısına yeni hedefler ve projelerle çıkmaları, demokratik şekilde rekabet etmeleri gerekmektedir.

Hezha Dilşad  asdasd

Hezha Dilşad

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar