Irak’ta 30 Nisan 2014’te yapılması planlanan seçimler ülkenin geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak karşımıza çıkmaktadır. Irak’ta farklılaşan siyasi tablo, önümüzdeki seçimleri daha karmaşık hale getirmektedir. Büyük siyasi ittifakların yerini bu ittifaklardan ayrışan siyasi grup ve listeler almıştır. Bu listeler arasındaki mücadele merkez siyasette olduğu kadar yerel siyaseti de büyük ölçüde etkileyecektir. Bu durumdan belki de en çok etkilenecek tarafların başında Türkmenler gelmektedir. Türkmenler, milli listelerle Kerkük, Musul, Diyala, Selahattin, Bağdat ve Erbil’de seçimlere katılmaktadır. Türkmenler için seçimin en çetin geçeceği vilayetin Kerkük olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. 12 milletvekili çıkartacak şehirde etnik ve mezhepsel gruplar seçime çok parçalı bir yapıda girmişlerdir. Kürtler ve Araplar 7’şer ayrı liste oluştururken Türkmenler seçime ana olarak 2 ayrı listede girmektedir. Buna rağmen büyük bir olasılıkla seçim sonuçları 2010 seçimine benzer olacağı, bu seçimde de oyların etnik ve mezhepsel gruplar arasında büyük ölçüde aynı şekilde dağılacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak 2014 seçimlerinin 2010 seçimlerinden belki de en büyük farkı Türkmenler, Kürtler ve Arapların oy oranlarının sabit kalmasına rağmen oyları alacak parti ve ittifakların farklılaşması olacaktır.
Halihazırda Kerkük’te Türkmenler açısında üç temel konu bulunmaktadır:
1. Seçime katılımın az olması.
2. Oyların iki liste (Kerkük Türkmen Cephesi ve Turhan Müftü liderliğindeki Özgür Türkmen Cephesi’nin öncülüğünde Kerkük Türkmen Listesi) arasında dağılması.
3. Türkmen liste ve oluşumların yanı sıra diğer liste ve ittifaklardan 60’a yakın Türkmen adayın seçime katılması nedeniyle aday çokluğunun oy dağılımının yaratacağı sorunlar.
Kerkük’te seçimlere katılan Kerkük Türkmen Cephesi Listesi’ni,
– Irak Türkmen Cephesi
– Irak Türkmen Adalet Partisi
– Türkmeneli Partisi
– Türkmen Karar Partisi
– Irak Türkmen Milliyetçi Hareketi,
– Milliyetçi Türkmenler Topluluğu,
– Irak İslam Yüksek Konseyi,
– Sadr Hareketi oluştururken,
Kerkük Türkmen Listesi’ni ise,
– Özgür Türkmen Cephesi,
– Irak Türkmen İslami Birliği,
– Bedir Örgütü,
– Dava Partisi,
– Irak Milli İslah Akımı,
– Sadıkuyn oluşturmaktadır.
Burada Irak genel siyasetindeki ayrışmanın temel olarak Türkmen listeleri arasında da ortaya çıktığı ve özellikle Şii partiler arasındaki mücadelenin Kerkük’te Türkmen listelerine de yansıdığı görülmektedir. Ancak genel anlamıyla Türkmen milli kimliğini taşıyan Türkmen partilerin neredeyse tamamının Irak Türkmen Cephesi Listesi ile seçimlere girdiği görülmektedir. Kerkük Türkmen Listesi’nin ise Irak Başbakanı Nuri El-Maliki’nin lideri olduğu Dava Partisi ile işbirliği yaptığı görülmektedir. 2010 seçimlerinde Türkmenler Kerkük’te ITC listesinin yanı sıra Başbakan Nuri El-Maliki önderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu ve Ammar El-Hekim ile Mukteda El-Sadr’ın önderliğindeki Irak Ulusal İttifakı ile seçimlere katılmış ve ITC listesi iki milletvekili çıkarmıştır. Diğer listelerden seçimlere katılan Türkmen parti ve siyasi oluşumlar milletvekili çıkaracak kadar bir oya sahip olamamıştır. Ancak 2014 seçimleri için Ammar El-Hekim ile Mukteda El-Sadr’ın ITC ile ittifak yaptığı görülmektedir. Bu noktada ITC’nin avantaj sağladığı görülmektedir.
Öte yandan genel olarak Irak halkındaki siyasetten yılgınlık ve güvensizlik Türkmen halkında da yaşanması Türkmen adayları zor durumda bırakmaktadır. Bölgede pek çok kişi ile yapılan görüşmelerde seçime katılmayacağını açıkça söylenmesi Irak’taki genel sıkıntıyı yansıtır niteliktedir. Özellikle Kerkük’teki hayal kırıklığının temel nedeni Türkmenlere yönelik saldırıların engellenememesi, geçmişte el konulan arazilerin sahiplerine dönmesinin sağlanamaması ve Türkmenlerin devlet dairelerine atanması konusundaki beklentilerin karşılanmamasıdır. Bu nedenle Türkmen siyasetçiler adına en büyük zorluk katılımın sağlanmasında yaşanmaktadır.
Ayrıca aday çokluğu da halkın seçime gitmesinin önüne geçmekte ve aday fazlalığı nedeniyle seçmenler kararsız kalmaktadır. Bu durum Türkmenler için başka bir problemi ortaya çıkarmaktadır. Aslında iki liste ile seçimlere katılan Türkmenlerin, yedişer liste ile seçimlere katılan Arap ve Kürtlere göre Kerkük’te daha avantajlı bir konumda görünmelerine rağmen, adaylar arasındaki mücadele insanları seçimden uzaklaştırmaktadır. Irak’ta sadece Türkmenlerde değil tüm etnik ve mezhepsel gruplarda ortak bir biçimde siyasetten bir yılgınlık gözlenmektedir. 2003’ten sonra yapılan seçimlere ilk başta göreli yoğun bir katılım yaşansa da 2009’dan itibaren yapılan tüm seçimlerde katılımda azalma eğilimi vardır. Bu eğilim halkın politikacılara ve siyaset kurumuna güveninin azalmasının sonucudur. Bu eğilimin Türkmenlerin beklenti ve siyasal davranışlarına da yansıdığı görülmektedir. Nitekim, 2005’ten itibaren Kerkük’te Türkmen adayların aldığı oyda neredeyse çok sınırlı bir artış gözlemlenmiştir. Ancak nüfus artış hızı dikkate alındığında nısbi oy miktarında azalma olduğu açıktır. Bu durum Türkmenleri başta Kerkük olmak üzere yoğunluklu olarak yaşadıkları yerlerde olumsuz etkilemektedir. Bu eğilimin önümüzdeki seçimde de sürmesi beklenmektedir.
Tüm illerde Türkmen adaylar sadece diğer parti ya da listelerle değil aynı zamanda birbirleriyle yarışmaktadırlar. ITC liderliğindeki Kerkük Türkmen Cephesi Listesi içerisindeki adayların çoğunun ITC teşkilatından olması ITC’nin liste içerisindeki gücünü zayıflatmaktadır. Bununla birlikte Kerkük Türkmen Cephesi Listesi’ne karşı olarak Vilayetlerden Sorumlu Devlet Bakanı ve İletişim Bakan Vekili Turhan Müftü önderliğinde kurulan Kerkük Türkmen Listesi, Kerkük’te önemli atılımlar yapmaktadır. Özellikle hükümetin kaynaklarını kullanan Turhan Müftü, Kerkük halkı üzerinde etkili olmaya başlamıştır. Kerkük’te bir milletvekili çıkaracak kadar oy alması beklenmese de Kerkük Türkmen Cephesi Listesi’nin oylarını bölecek olması da ITC’nin gücünü zayıflatmaktadır.
Kerkük’te Kerkük Türkmen Cephesi Listesi’nin adaylarının yanı sıra diğer listelerde yer alan adaylarla birlikte Kerkük’te 60’a yakın Türkmen milletvekili adayı bulunmaktadır. Türkmenler liste olarak bölünmemiş olsalar bile Türkmen milletvekili adaylarının çokluğu Türkmenlerin bir ya da birden fazla milletvekili çıkarma şansını olumsuz yönde etkilemektedir. Irak’taki seçim sistemi de bu zorluğu perçinlemektedir. Zira Sainte-Laguë seçim sistemine göre uyarlanan oy sayımı yeniden daha fazla oy alan partilerin lehine bir seçim sonucunu ortaya çıkaracak niteliktedir. Bir partinin aldığı toplam oyun önce 1.6’ya sonra 3,5,7,9,… gibi tek sayılara bölerek elde edilecek oranlara göre en yüksekten başlayarak milletvekili sayıları dağıtılacaktır. Irak Parlamentosunda 12 sandalyeye sahip olan Kerkük’te Türkmenlerin iki listeyle seçimlere katılıyor olması, bütüncül bir oy potansiyelini yansıtmayacağından Türkmenlerin bir ya da daha fazla milletvekili çıkarma şansını düşürmektedir.
Burada Türkmen halkının oyuna sahip çıkarak sandığa gitmesi son derece önemlidir. Türkmen halkının seçimlere gitmemesi, Türkmenlerin siyasi etki kapasitesini düşüreceği gibi, Türkmen kimliğinin siyasal olarak baskı altına alınmasının da önünü açacaktır. Türkmenler için bu seçimler sadece oy vermek anlamına gelmeyecek ve bir kimlik ispatı niteliğinde olacaktır. Son derece yanlış olmasına rağmen Türkmenlerin Irak’taki varlığı, Türkmenler siyasi parti ve oluşumların, daha da özelde Irak Türkmen Cephesi’nin aldığı oy oranıyla eş tutulmakta ve buna göre hesaplanmaktadır. Bu durum Türkmenlerin Irak’taki geleceği milli kimliği açısından son derece önemlidir. Bu nedenle Türkmenlerin sadece milletvekili adayı seçmek için değil, milli kimliği korumak için de seçime gideceği akılda tutulması gereken bir husustur.