Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Kırgızistan’da Koalisyon Hükümeti Sürebilir mi?

Hasan Kanbolat, ORSAM Başkanı, [email protected]
Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası yeraltı kaynaklarına sahip olan eski Sovyet Cumhuriyetleri (Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan…) Sovyetler Birliği’nin dağılmasını az hasarla atlattılar. Yeraltı kaynağı bulunmayan, sanayisi ve tarımsal alanı yetersiz eski Sovyet Cumhuriyetleri ise (Gürcistan, Kırgızistan, Tacikistan) dağılmanın ekonomik, siyasi ve sosyal boyutlarını çok ağır yaşadılar ve yaşamaya da devam ediyorlar.

Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası Kırgızistan’ın tarım ve hayvancılığı yanında, tarıma dayalı sanayisi de çöktü. Hem demir perdenin erimesi, hem ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarsızlıktan kurtulamaması ve hem de Afganistan’a coğrafi yakınlığı ülkenin narkotik geçiş yolu olmasına yol açtı. Bu durum, Kırgızistan’ın var olan istikrarsız yapısını yıldan yıla daha da kırılgan hale getirdi.

Bütün bu olumsuz koşullara rağmen, Kırgızistan’da Orta Asya’da var olmayan parlamenter demokrasi yıllardır başarılmaya çalışılıyor. Bu kapsamda, 10 Ekim’de yapılan parlamento seçimleri tam demokratik ortamda sona ermiştir. Kırgızistan’da oldukça olumsuz böylesine bir ortamda parlamenter demokrasinin var olabilmesinin nedenini halkın eğitim seviyesinin yüksekliğinde ve son yirmi yılda kazanılan demokrasi deneyiminde aramak gerekiyor.

Parlamento seçimlerinden yaklaşık iki ay sonra ilki başarısızlıkla sonuçlanan koalisyon hükümeti nihayet 15 Aralık’ta kurulmuştur. Kırgızistan Sosyal Demokrat Partisi (SDPK), Respublika ve Ata-Jurt Partisi’nin oluşturduğu koalisyon hükümeti parlamentodan güvenoyu almıştır. 120 sandalyeli Kırgızistan Parlamentosu, ilk olarak tek aday olan Ata-Jurt Partisi eşbaşkanı Akmatbek Keldibekov’u 14 karşı oya karşı 101 kabul oyuyla Meclis Başkanı seçmiştir. 8 karşı oya karşın 88 oyla koalisyon hükümetinin kurulmasından sonra SDPK lideri Almazbek Atambayev Başbakan seçilmiştir.

Burada üzerinde durulması gereken nokta, Nisan ayaklanması ile devrilen Kurmanbek Bakiyev’in partisi Ak-Jol’un devamı niteliğindeki Ata-Jurt Partisi parlamento seçimlerinde beklenmedik şekilde birinci olmuştu. Şimdi, Ata-Jurt koalisyon ortağı olmaktan öte Meclis Başkanlığı’nı da almıştır. Meclis Başkanlığı’na seçilen Keldibekov’un parlamentoda geniş bir desteğe sahip olduğu da bir gerçektir. Ayrıca Ata-Jurt, Başbakan Yardımcılığı yanında kendine oy veren halka istihdam sağlayıcı bakanlıklar olan Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İş, Göç ve Çalışma Bakanlığı, Acil Durumlar Bakanlığı, Kültür ve Haberleşme Bakanlığı, Su İşleri Bakanlığı’nı da almıştır.

İşin ilginç yanı, Kırgızistan’ın birinci ticari partneri olan Rusya Federasyonu ile ticareti hala Bakiyev’e yakın firmaların gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Yani, Kırgızistan’da ekonomik ve siyasi güç ülkeyi 5 yıl yöneten Bakiyev’in elinde. Hem de iktidarının devrilmesinden 8 ay geçmesine rağmen. Nisan ayaklanması sonrasında yolsuzlukla ve siyasi baskıyla suçlanan Bakiyev ve taraftarlarının tutuklanmaması da asıl gücün kimde olduğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva oldukça güçlü bir siyasetçi olmasına rağmen Bakiyev’in siyasi ve ekonomik gücünü tırpanlayamadı.   Kırgızistan, siyasi, güvenlik, ekonomik ve sosyal alanlarda sonu gelmeyen sorunlar yaşamaktadır. Devlet yapısı giderek daha kırılgan bir hale gelmektedir. Toplumsal uzlaşı zayıflamaktadır. Otorite boşluğu artmaktadır. Orta Asya’da parlamenter çok partili demokrasiyi yaşatmaya çalışan Kırgızistan’ın her zamandan daha çok yardıma ihtiyacı vardır.

Hasan Kanbolat  asdasd

Hasan Kanbolat

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar