Irak’taki Türkmenlerin merkez şehri Kerkük’te 13 Nisan 2013 Cumartesi günü “Milli Kimliğimiz Geleceğimizin Güvencesidir” sloganı altında “Genişletilmiş Türkmen Meclisi’nin Kuruluş İlanı” toplantısı geniş bir katılımla yapılmıştır. Toplantıda başta Irak Türkmen Cephesi olmak üzere Türkmen siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerinden temsilcileri yer almıştır. Toplantıda Türkmenlerin birliği vurgusu ve Genişletilmiş Türkmen Meclisi’nin seçim sonrası kurulacağının ilan edilmesi Türkmenler adına önemli bir gelişme olmakla birlikte toplantının zamanlaması ve kapsamı konusunda tartışmalar yaratmıştır.
Türkmen Meclisi, 1995’te Irak Türkmen Cephesi’nin kurulmasının ardından, Türkmenler adına karar almak ve politika önerilerinde bulunmak için oluşturulmuştur. İlk adıyla “Türkmen Şurası” olan Türkmen Meclisi, 1997’de aktif hale gelmiş ve Irak Türkmen Cephesi’nin bir organı olarak çalışmıştır. Irak Türkmen Cephesi içerisinde yer alan kurum ve kuruluşlarının içerisinde yer aldığı Türkmen Meclisi’nin görevleri 4-7 Ekim 1997’de yapılan Birinci Türkmen Kurultayı’nda hazırlanan Irak Türkmen Cephesi tüzüğüne göre, Irak Türkmen Cephesi başkanı ve yürütme kurulu üyelerini seçmek, kurultayı toplantıya çağırmak ile Irak Türkmen Cephesi yürütme kurulu ve Türkmen Şurası sekretaryasının hazırladığı raporları hazırlamak ve karar bağlamak olarak açıklanmış, Irak Türkmen Cephesi de Türkmenler adına karar almak ve uygulamak için en yetkili makam olarak belirlenmiştir. Bu anlamıyla Irak Türkmen Cephesi bir hükümet yapılanması gibi düşünülmüş, Türkmen Meclisi de bir parlamento niteliğinde oluşturulmuştur. Konjonktürel şartlar gereği Irak’ta siyaset yapma imkanı bulamayan Irak Türkmen Cephesi, 2003’e kadar Erbil merkezli olarak faaliyet göstermiş ve ABD’nin 2003’teki Irak işgalinin ardından düzenlenen 3. Türkmen Kurultayı ile birlikte merkezini Kerkük’e taşımıştır. Bu kurultayda Türkmen Şurası, Türkmen Meclisi adını kazanmıştır.
2003’teki kurultayla birlikte Irak’taki siyaset yasağının kalkmasının da etkisiyle Türkmen siyasi partileri çoğalması Türkmen Meclisi’nin genişletilmesi düşüncesini akıllara getirmiştir. 2003’te yapılan 3. Türkmen Kurultayı’nda Türkmen Meclisi’nin üye sayısı 30’dan 71’e yükseltilmiş ve sadece Irak Türkmen Cephesi içerisindeki siyasi kuruluşlardan değil, Irak Türkmen Cephesi dışındaki oluşumlardan da üye alınması kararlaştırılmıştır. Buna rağmen Türkmen Meclisi, tüzük gereği halen Irak Türkmen Cephesi’nin bir organı olarak kalmaya devam etmiştir. 2003’ten sonra siyasi partilerin sayısının çoğalmasıyla birlikte görüş ayrılıklarının artması ve bu nedenle Irak Türkmen Cephesi’nin yürütme kurulu ile politik farklılıkların ortaya çıkması, Türkmen Meclisi’nin çalışmalarını sekteye uğratmış ve tam anlamıyla işlerlik kazanmamıştır. 2008’de yapılan 5. Büyük Türkmen Kurultayı’nda Türkmen Meclisi, Irak Türkmen Cephesi’nin bir siyasi parti olarak ilan edilmesiyle birlik Irak Türkmen Cephesi içerisinde çıkarak bağımsız bir kurum olarak ortaya çıkmıştır. Bu durum Türkmen Meclisi’nde alınan kararların kim tarafından ve nasıl uygulanacağına ilişkin soruları da beraberinde getirmiştir. Bu anlamıyla Türkmen Meclisi bir siyasi organizasyon olmaktan çıkarak Türkmen sivil ve siyasi kuruluşların bir araya geldiği bir sivil toplum örgütüne benzemeye başlamıştır. Türkmen Meclisi içerisinde yaşanan görüş ayrılıklarıyla birlikte işlevselliğini yitirmesi, Türkmen Meclisi’nin çalışmalarını durma noktasına getirmiştir. Nitekim 24 Mayıs 2010 tarihinde yapılan toplantının ardından Türkmen Meclisi’nin çalışmaları durmuştur. 3 Mayıs 2011’de Türkmen Meclisi bir toplantı daha yapmıştır. Bu toplantıyla Irak Türkmen Cephesi başkanlığına Sadettin Ergeç’in yerine Erşat Salihi getirilmiştir.
Bu değişiklikle birlikte Türkmen Meclisi’nin genişletme çabaları da başlamıştır. Türkmen partileri arasında periyodik koordinasyon toplantıları düzenlenmiş, Türkmen Meclisi ve Türkmen siyasi partilerin izleyeceği politika konusunda görüş birliğine varılmaya çalışılmıştır. Ayrıca Türkmen Meclisi’nin genişletilmesi çabaları kapsamında, Yaşar İmamoğlu, Sabah Tahir, Adnan Babaoğlu, Ömer İbrahim Abdullah, Güner Kerküklü ve Gülşen Gelvancı’dan oluşan bir heyet kurularak, Türkmen kurum ve kuruluşları ziyaret edilmiş, görüşleri alınmıştır. Nihayetinde 13 Nisan 2013’te genişletilmiş Türkmen Meclisi’nin kuruluş çalışmalarına başlanıldığı ve 20 Nisan 2013’te yapılacak olan yerel seçimlerden sonra ilan edileceği açıklanmıştır. Ancak yapılan toplantının seçimler öncesinde yapılması ve hem Irak Türkmen Cephesi yürütme kurulunun tam kadro olarak katılmaması hem de bazı kuruluşların toplantıda yer almaması tepki yaratmıştır. 13 Nisan toplantısının Türkmenler arasındaki siyasi ayrışmayı ortaya çıkarması açısından yerel seçimler öncesi Türkmen halka olumsuz etki yapabilir. Diğer taraftan verilen birlik mesajları da son derece önemlidir. Ancak Türkmen Meclisi’nden bahsederken toplantının neredeyse sadece Kerkük’teki Türkmen temsilcileri kapsaması “Genişletilmiş Türkmen Meclisi” söylemine de gölge düşürmektedir. Irak’taki ulaşım şartları ve güvenlik durumu göz önünde bulundurulduğunda bütün Türkmen bölgelerindeki temsilcilerin katılmasını beklemek mümkün olmamakla birlikte, en azında her bölgeden 1-2 Türkmen temsilcisine yer verilmesi önemlidir. Öte yandan Kerkük dışındaki diğer Türkmen bölgelerinden temsilcilerin toplantıya davet edilip edilmediği de bilinmemektedir. Eğer davet olmasına rağmen katılım sağlanmadıysa bu da Türkmen politikası açısında diğer bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sonuç itibariyle olumlu ve olumsuz etkilerini bir tarafa bırakacak olursak, Türkmen Meclisi’nin yeniden aktif hale gelmesi Türkmenler adına olumlu bir gelişmedir. Ancak Türkmen siyasetçilerin bu yönde adımlar atarken dikkatli davranması gerektiği düşünülmektedir. Bu bir siyasi paylaşım kavgası değil, bir milletin geleceğiyle ilgili bir durumdur. Bu nedenle tüm Türkmen kuruluşlarının Türkmen kimliği adına yapılacak eylem ve faaliyetlerde birlik olması ve destek vermesi gerektiği düşünülmektedir. Öte yandan Türkmen siyasetçi, karar alıcı, önder ve aydınların da aceleci davranmadan rasyonel karar alma süreçlerini takip etmesi Türkmenlerin Irak’taki hak ve hukukunu alması noktasında yerinde olacaktır.