Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

DEAŞ ile Mücadelede Yeni Dönem: Dörtlü İş Birliği Mekanizması

Terör örgütü DEAŞ, Ortadoğu güvenliği açısından büyük tehdit oluşturmaya devam etmektedir. Bu tehdidin birkaç boyutu vardır. DEAŞ’ın geçmişe kıyasla eylem ve örgütsel kapasitesi zayıflasa da örgüt hâlen terör eylemleri gerçekleştirebilecek kapasiteye sahiptir.

Çok Boyutlu DEAŞ Tehdidi
DEAŞ’ın 2024 yılı içinde Irak ve Suriye’deki eylem sayılarında bir önceki yıla oranla artış tespit edildi. Bu artışta en önemli faktör Suriye’de iç savaşın yarattığı güç boşluğunun devam etmesi oldu. DEAŞ terör örgütünün bölgede yarattığı bir diğer risk unsuru bölge dışı aktörlerin müdahalelerine zemin hazırlamasıdır. Bu müdahaleler bölge dinamiklerini ve bölgesel aktörlerin hassasiyetlerini esas almayan çözümler sunarak bölgesel iş birliğini, sürdürülebilir istikrar imkânlarını sınırlandırmaktadır.

DEAŞ’ın yakın geleceğe dair tehdit algısı yaratan diğer bir unsuru, Suriye’deki hapishanelerde tutulan DEAŞ militanları ve militan ailelerinin kaldığı kampların geleceği meselesidir. DEAŞ militanlarının yaklaşık yüzde 90’a yakınını Irak ve Suriyeliler oluşturmaktadır. Geriye kalanlar ise farklı ülkelerden gelerek örgüte katılmış militanlardır. Söz konusu hapishane ve kampların kontrolünü terör örgütü PKK/YPG üstlenmiş durumdadır. Bu durum ise iki açıdan risk oluşturmaktadır. Birincisi PKK/YPG’nin hapishanelerin güvenliğini sağlayabilecek kapasitesi bulunmamaktadır. Bu da DEAŞ militanlarının tutulduğu hapishanelerde zaman zaman çatışma çıkmasına ve DEAŞ örgütünün hapishanelerdeki militanlarını kurtarmak için operasyonlar düzenlemesine yol açmaktadır. İkincisi PKK/YPG terör örgütü, DEAŞ hapishanelerinin gardiyanlığını üstlenerek Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa’nın kendisine yönelik desteğini canlı tutmaya çalışmaktadır. Bu durum DEAŞ ile mücadele meselesinin diğer bir terör örgütü tarafından Batı’ya karşı koz olarak kullanılmasını beraberinde getirmekte ve PKK/YPG’nin DEAŞ ile mücadelesini koşula bağlamaktadır. DEAŞ ile mücadele diğer bir terör örgütü PKK/YPG’ye alan açarak Türkiye, Suriye ve Irak’ın güvenliğine risk oluşturmaktadır. Bu da Batı’nın DEAŞ ile mücadelede bölge ülkeleri ile iş birliği imkânlarını zayıflatmaktadır. Batı’nın DEAŞ ile mücadeleyi sadece hapishane ve kampların güvenliği üzerinden ele alması örgüt ile kalıcı mücadeleyi de engellemektedir. Hatta PKK/YPG’nin rehabilitasyon programları gibi imkânlar ve kapasiteden yoksun olması hapishane ve kampların uzun vadede daha büyük risk oluşturmasına zemin hazırlamaktadır.

DEAŞ ile mücadelede ortak mekanizma
DEAŞ’ın Ortadoğu’da faaliyet alanları ve örgüt militanlarının tutulduğu bölge dikkate alındığında bahsi geçen tehditleri en yakından hisseden ülkeler Türkiye, Suriye, Irak ve Ürdün’dür. Buna bağlı olarak söz konusu ülkeler DEAŞ ile mücadelede ortak bir mekanizma kurulması konusunda anlaşma sağlamıştır. Dörtlü mekanizmada ilgili ülkelerin Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve İstihbarat kurumlarından temsilciler yer alacaktır.

Dört ülkenin DEAŞ ile mücadelede ortak hareket edebileceği konuların başında sınır güvenliğinin sağlanması gelmektedir. Bu konuda savunma bakanlıkları ve istihbarat kurumları arasında sağlanacak koordinasyon örgütün sınır aşan faaliyetlerinin takibi ve engellenmesinde önemli rol oynayacaktır. Dörtlü mekanizma istihbarat paylaşımı konusunda da koordinasyon sağlayabilir. Bu iş birliği örgütün muhtemel terör eylemlerinin engellenmesi, DEAŞ militanlarının yakalanması açısından fayda sağlayacaktır. Dört ülke gerekli hâllerde DEAŞ’a dönük olarak ortak operasyonlar da icra edebilir ve DEAŞ’ın finans kaynaklarının kurutulması konusunda da iş birliği yapabilir.

Dörtlü mekanizmada Suriye’nin yer almasının özel bir önemi söz konusudur. Suriye’de Baas rejimi sonrası yeni yönetim, ülkesinde otoritesini tesis etme çabalarını sürdürmektedir. Esasen bu sağlanabildiği takdirde zaten DEAŞ ile mücadelede önemli bir aşama kaydedilmiş olacaktır. DEAŞ Suriye’deki iç savaştan faydalanarak güç kazanmıştır ve hâlen PKK/YPG bölgelerindeki gayri meşru yapı ve istikrarsızlıktan faydalanarak varlığını korumaya devam etmektedir. Hatta Fırat’ın doğusundaki terör örgütü PKK/YPG varlığı bölgenin baskın toplumsal kesimi olan Arap aşiretler arasında radikalleşme eğilimini tetikleyerek örgüte katılıma neden olabilmektedir.

Dolayısıyla Suriye yönetiminin güvenlik sektörünün yapılandırılması, geçiş sürecinde güvenlik alanında yaşadığı kapasite açıklarının kapatılması DEAŞ ile mücadelede önemli bir fayda sağlayacaktır. DEAŞ hapishanelerinin Suriye yönetimine devredilmesi ve kaynak ülkelerin kendi vatandaşlarını geri alması sorunun önemli bir kısmını çözecektir. Türkiye bu durumda DEAŞ hapishanelerinin güvenliğinin sağlanması ve yönetimi konusunda Suriye’ye destek verebilir. Benzer bir durumun Irak açısından da geçerli olduğu söylenebilir. DEAŞ hapishanelerindeki militanların yaklaşık yüzde 40’ını Irak kökenliler oluşturmaktadır. Irak hükûmetinin kendi vatandaşı olan DEAŞ militanlarını teslim alma süreci sınırlı da olsa başlamıştır. Irak’ta DEAŞ militanlarının tutulacağı hapishanelerin yönetimi konusunda da iş birliği sağlanabilir.

Terör örgütü DEAŞ ile mücadelede kalıcı başarı sorunun doğrudan muhatabı bölge ülkeleri arasında iş birliği ile sağlanabilir. DEAŞ’ın etkili olduğu coğrafyaya bakıldığında Suriye ve Irak sınır bölgeleri öne çıkmaktadır. Suriye ve Irak’a ek olarak DEAŞ bölgelerine yakın coğrafyada yer alan Türkiye ve Ürdün’ün arasında sağlanacak güvenlik iş birliği DEAŞ sorununun rahat bir şekilde çözümünü sağlayabilir. Yakın döneme kadar bu iş birliği imkânının Suriye ayağı eksik kalmaktaydı ancak Suriye’deki yeni dönem, bu açıdan önemli bir fırsat alanı açtı. Suriye’de güçlü bir merkezi otorite kurulması imkânı doğdu. Ayrıca yakın geçmişten farklı olarak bölgedeki tüm ülkeler güvenlik başta olmak üzere her alanda Suriye ile yakın iş birliği kurmak ve Suriye yönetimini desteklemek konusunda isteklidir.

DEAŞ tehdidini en yakından hisseden ve bu tehdit ile mücadelede gerekli kurumsal kapasiteye sahip olan Türkiye, Suriye, Irak ve Ürdün arasında bölgesel iş birliği mekanizmasının kurulması, DEAŞ ile etkin ve kalıcı mücadele imkânı sunacaktır. Batılı ülkelerin DEAŞ ile mücadeleyi diğer bir terör örgütü PKK/YPG üzerinden yürütmesi söz konusu ülkelerin meşru muhatapları olan bölge ülkeleri ile iş birliği imkânını da önlemektedir. Dolayısıyla bölgesel iş birliği mekanizması DEAŞ ile mücadelede bölge ülkeleri ile Batılı ülkeler arasında da yakın iş birliğinin kurulmasını sağlayabilir.

Bu görüş yazısı, 20 Şubat 2025 tarihinde Anadolu Ajansı internet sitesinde “DEAŞ ile mücadelede yeni dönem: Dörtlü işbirliği mekanizması” başlığıyla yayımlanmıştır.

Etiketler

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar