Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı
20 Nisan 2013’te Kürt Bölgesel Yönetimi’ne bağlı olan Erbil, Süleymaniye ve Duhok’la birlikte Kerkük dışındaki Irak’ın 14 ilinde yapılması planlanan il meclisi seçimleri ancak 12 ilde yapılabilmiş, Musul ve Anbar’daki güvenlik durumunun kötü olması ve hükümet karşıtı protesto gösterileri nedeniyle seçim için gerekli hazırlıklar yapılamadığı için bu iki ilde il meclisi seçimleri ertelenmiştir. Önce 4 Temmuz 2013 olarak belirlenen Musul ve Anbar’daki il meclisi seçimleri daha sonra 20 Haziran 2013 tarihine alınmıştır. Seçimler için Musul’da uluslararası seçim gözlemcisi olarak görev yapması amacıyla Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği’nin davetiyle Türkiye’den 6 gözlemci Musul’dadır. Bu yazıda ORSAM’dan Bilgay Duman’ın Musul’daki il meclisi seçimlerine ilişkin gözlemlerine yer verilmiştir. Bu yazının Musul’da seçimlerin yapıldığı zamanda yazılmış olması nedeniyle ilk gözlemleri içermektedir. Seçim sonuçları ve seçimin geneline ilişkin gözlemler daha sonra başka bir yazıyla kaleme alınacaktır.
Musul’da seçim sabahı erken saatlerde bomba sesleri yükselmeye başlamıştır. Zira seçimden bir gün önce de akşam saatlerinde bile bomba sesleri Musul’a hakim olmuştur. Seçim sabahı sadece saat 8.30’a kadar Musul’da 20’nin üzerinde patlama olmuştur. Bu patlamaların daha çok küçük çaplı ses bombaları sonucu meydana gelmesi, akıllara insanların seçime gitmesini engellemek amacıyla yapıldığı şüphesini getirmektedir. Patlamaların çoğu Musul’un güneybatısındaki 17 Temmuz bölgesinde yaşanmıştır. 17 Temmuz bölgesinde Sünni Arap milliyetçiliği yüksektir. Ayrıca bu bölge ABD’ye karşı direniş en güçlü olduğu yerlerin başında gelmektedir. Öte yandan “17 Temmuz” Irak’ta Sünni Arap milliyetçiliği için de ayrı bir anlam ifade etmektedir. Zira Irak’ta Baas Partisi 17 Temmuz 1968’de iktidara gelmiştir. Bu yüzden 17 Temmuz bölgesinin Sünni Arap milliyetçiliğinin simgesi olması da ilginç bir detaydır. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı seçim günün de bile sabah erken saatlerde 20’den fazla patlamanın olması, güvenlik güçlerinin yetersizliğini ya da ihmalkarlığını gösterir niteliktedir. Bununla birlikte Musul sokakları hayalet şehre dönmüştür. Dört gündür araçla sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Musul’da seçimlere katılmak isteyen halkın yaya olarak seçim merkezlerine gitmek zorundadır. Ancak sokaklarda insan kalabalığına rastlamak mümkün değildir. Hatta neredeyse seçimlere oy kullanmaya giden insan sayısından daha fazla güvenlik mensubuna rastlamak mümkündür. Musul, olağanüstü hal bölgesine dönüşmüştür. Bu durumun halkı da tedirgin ettiği söylenebilir. Bu durum katılımın da düşük olmasına neden olduğu söylenebilir.
Zira güvenlik gerekçesiyle çok sayıda seçim merkezinde gözlem yapılabilmesi imkanı olmamıştır. Gözlemin yapıldığı Musul’un Vadi Hacer bölgesindeki El-Şaib Kız Ortaokulu’ndaki 135001 numaralı seçim merkezi ziyaret edilmiştir. Yoğun bir yerleşim bölgesi içerisinde olan bu merkezde seçmen sayısının az olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum sandıklara da yansımıştır. 11:30 itibariyle yapılan gözlemlerden katılım neredeyse yüzde 10 civarında katılmıştır. Seçim merkezleri içerisindeki 2 istasyondan birinde kayıtlı olan 446 seçmenden sadece 31’i diğerinde ise 450 seçmenden 67’si oy kullanabilmişti. Nitekim seçime katılımın arttırılabilmesi amacıyla saat 13.00 itibariyle araçla sokağa çıkma yasağı kaldırılmıştır. Buna rağmen seçime katılımında ciddi bir artışın olmadığı söylenmektedir.
Diğer taraftan seçime ilişkin prosedürler oldukça düzgün yürütülmektedir. Seçim merkezi görevlileriyle yaptığımız görüşmelerde oy kullanımı konusunda bir sıkıntının yaşanmadığı söylenmiştir. Hatta prosedürlerin yerine getirilebilmesi için Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği görevlileri zaman zaman seçim merkezlerini ziyaret etmektedir. Ancak seçim merkezlerindeki en büyük aksaklık güvenlik güçlerinin “silahlarıyla” seçim merkezi ve hatta sandıkların bulunduğu seçim istasyonlarının içerisine girdikleri görülmüştür. Bu durum seçimin sağlıklı yapılabilmesi açısından tedirginlik oluşturmaktadır. Örneğin Federal Polis Birimi’ne bağlı 3. Tümen Komutanı’nın gözlem yaptığımız seçim merkezine oy kullanmak için geldiği sırada ağır silahlı ve zırhlı 12 askeri araçla birlikte çok sayıda polisin de beraberinde seçim merkezine gelmesi ve merkezin içerisinde kadar girmesi son derece olumsuz bir görüntü oluşturmuştur.
Öte yandan gözlem sırasında herhangi bir zorlukla karşılaşılmamıştır. Güvenlik güçleri seçmenlere müdahale etmemektedir. Aynı şekilde gözlem yaptığımız sırada ne güvenlik güçleri ne de seçim görevlileri tarafından gözlem ekibine de bir müdahalede bulunulmamıştır. Hatta gözlem sırasında seçim görevlileri gözlem ekibine kolaylık sağlamıştır. Türk gözlemci ekibinin Musul’daki tek yabancı gözlem misyonu olması sebebiyle de hem halk hem de medya kuruluşları yoğun ilgi göstermiştir. Ancak Türkiye ile Irak arasında sorunlu ilişkilerin yaşandığı dönemde, Irak hükümeti yanlısı medya organları ve siyasetçiler Türk gözlemci ekibinin yaptığı gözleme ilişkin eleştirilerde bulunmuş ve bunu seçimlere müdahale olarak yorumlamıştır. Ancak Türk gözlemci ekibinin Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği tarafından davet edildiği, Türkiye’nin Irak’taki seçimleri gözlemlemek amacıyla hiçbir talebi olmadığı gözden kaçmaktadır. Bununla birlikte Türk gözlemci ekibinin gözlem yaptığı seçim merkezinde çok sayıda medya mensubu ve canlı yayın araçlarının yanında, seçim görevlileri ve seçmenler de gözlemci ekibinin nasıl gözlem yaptığını net olarak görmüştür. Türkiye ile sorunlar yaşayan ve Türkiye’nin Musul’daki varlığından rahatsız olan tarafların bu tarz iddialar ortaya atarak Türkiye’yi Irak halkına kötü göstermek amacında olduğu düşünülmektedir. Ancak Türkiye’nin Irak’ın en tehlikeli şehri olarak gösterilen Musul’a 6 kişilik gözlemci ekibini göndererek vatandaşları ve kendisi açısından risk alması bile Irak’ın istikrarına katkı yapma arzusunu en önemli göstergelerinden biridir.