Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye Halk Meclisi’nin Oluşumu ve Temsiliyet Arayışı

Suriye Halk Meclisi Yüksek Seçim Komitesi, Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın Temmuz 2026 itibarıyla meclise atadığı 70 milletvekilinin isimlerini kamuoyuyla paylaşmıştır. Söz konusu atamalar, meclisin üçte birlik kontenjanını oluştururken, kalan üçte ikilik kesim daha önce dolaylı seçim aracılığıyla belirlenmiştir. Böylece meclisin oluşum süreci, 3 sandalyeye sahip Süveyda hariç tamamlanmıştır. Suriye Halk Meclisi’nin ilk oturumunu 6 Temmuz 2026’da gerçekleştirmesi beklenmektedir.

Ekim 2025’te gerçekleştirilen dolaylı seçimlerden bu yana Cumhurbaşkanı Şara’nın yapacağı atamalar Suriye kamuoyunda merak konusu olmuştur. Söz konusu atamalar değerlendirildiğinde, yalnızca kimlerin atandığı değil, kimlerin atanmadığı da önem taşımaktadır. Özellikle atamaların gecikmesiyle birlikte, SDG/YPG’nin entegrasyon süreci başta olmak üzere birçok faktörün bu gecikmede etkili olup olmadığı yönündeki tartışmalar sona ermiştir. Buna karşılık yeni parlamentonun temsil kapasitesi ve gündemine ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Oluşum süreci büyük ölçüde tamamlanan Suriye Halk Meclisi, ülkede temsiliyet ve meşruiyet açısından kritik öneme sahiptir. Meclisi önümüzdeki dönemde Suriye’nin ekonomik gündemini ilgilendiren düzenlemelerden ülkenin iç siyasetini şekillendirecek yasalara kadar geniş bir yelpazeye uzanan yoğun bir yasama gündemi beklemektedir.

SDG/YPG ve Süveyda meselesi bağlamında Halk Meclisi

Suriye’nin geçiş sürecini etkileyen SDG’nin entegrasyon süreci ve Süveyda krizi bağlamında, Kürtler ile Dürzilerin Halk Meclisi’ndeki temsiliyetinin nasıl şekillendiği önemli bir tartışma konusu hâline gelmiştir. Suriye’de gerek seçimler sonucunda meclise giren milletvekilleri gerek Şara tarafından atanan isimler arasında SDG/YPG ile bağlantılı herhangi bir isim yer almamıştır. Bu durum, Suriye yönetiminin tercihlerini yansıtmaktadır. Suriye yönetiminin, Suriyeli Kürtlerin kültürel ve vatandaşlık hakları ile Halk Meclisi’ndeki temsiline ilişkin konuların SDG/YPG tarafından siyasi bir araç olarak kullanılmasını engellemeyi amaçladığı görülmektedir.

Bununla birlikte Suriye yönetimi, söz konusu hakların güvencesinin Suriye devleti tarafından sağlandığı yönünde bir tutum ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Şara’nın yaptığı atamalar arasında yer alan SDG’nin entegrasyonundan sorumlu cumhurbaşkanlığı ekibi üyesi Mustafa Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin eski başkanı Abdülhakim Beşşar’ın, SDG/YPG çizgisinden oldukça uzak isimler olduğu bilinmektedir. Böylece Halk Meclisi’ndeki Kürt kökenli milletvekili sayısı 11’e yükselmiştir.

İsrail destekli ayrılıkçı grupların kontrolündeki Süveyda’da ise seçimle belirlenmesi gereken Halk Meclisi sandalyeleri boş bırakılmıştır. Benzer bir durum, Suriye tarihinde Baas öncesi dönemde 1947 seçimlerinde de yaşanmış, Şam yönetimi ile Süveyda arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle, tahsis edilen parlamento sandalyeleri birkaç yıl boyunca boş kalmıştır. Süveyda sorununun kısa vadede çözüme kavuşmasının beklenmediği mevcut koşullarda Suriye yönetimi, yapılan atamalarda Suriye yönetimine yakınlığıyla bilinen Dürzi Lays el-Balos ile Süveyda’daki Sünni aşiretlerden Subhi Akla el-Beddah’a yer vermiştir.

Yeni atamalarda temsiliyet arayışı

Ekim 2025’te gerçekleştirilen seçimlerin ortaya koyduğu tablo, milletvekillerinin önemli bir bölümünün devrim yıllarında Esed rejimine karşı farklı alanlarda mücadele etmiş isimlerden oluştuğunu göstermektedir. Şara’nın yaptığı atamalarda da bu yaklaşımın sürdürüldüğü görülmektedir. Nitekim Esed rejiminin cezaevlerinde daha önce tutuklanmış 13 kişi Halk Meclisi üyeliğine atanmıştır.

Bu çerçevede, Halk Meclisi’ne atanan kişilerin profili, Suriye’de devrim sürecinde yer alan farklı kesimlerin temsiliyeti açısından dikkat çekmektedir. Örneğin, eski Suriye Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Anas el-Abde ve Suriye Müzakere Komisyonu’nun eski başkanı Bedr Camus gibi isimlerin yanı sıra, eski Ahrar el-Şam komutanı Hasan Sufan ile eski Faylak el-Şam komutanı Munzer Siras gibi en az 6 eski muhalif komutan da Halk Meclisi’ne atanmıştır. Ayrıca aşiretlerin önde gelen bazı isimleri de mecliste yer almıştır. Akidat Aşireti Şeyhi Musab el-Hifl ile Şummar Aşireti’nin önde gelen isimlerinden olan ve eski SMDK Başkanı Ahmed el-Cerba da dikkat çeken atamalar arasında bulunmaktadır.

İlaveten, eski muhalif yapılarda aktif rol üstlenmiş Suriyeli Türkmenlerden 3 isim de Halk Meclisi’ne atanmıştır. Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, eski Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanı İmad Barq ve Halil Derde Abdullah yeni parlamentoda milletvekili olarak yer almıştır. Böylece Türkmenlerin Halk Meclisi’ndeki toplam temsilinin 8 milletvekili seviyesine ulaştığı aktarılmaktadır.

Ancak bu kapsamdaki atamalar arasında sembolik açıdan en dikkat çekici isim, Dera kökenli Nasır el-Hariri olmuştur. El-Hariri, Suriye devriminin ilk döneminde, Nisan 2011’de Halk Meclisi üyeliğinden istifa ederek Esed rejimine karşı saf tutan ilk milletvekili olmuştur. Diğer sembolik atama ise, eski muhalif komutanlardan Usame Nammura’nın eşi Mervet Toto olmuştur. Nammura, Mart 2015’te İdlib ilini kontrol altına alan ‘Fetih Ordusu’ komutanı olup, 2016 yılında öldürülmüştür.

Buna karşın, dolaylı seçimlerde ortaya çıkan toplumsal temsiliyet eksikliklerinin telafi edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu durum özellikle Hıristiyanlar açısından dikkat çekicidir. Dolaylı seçimlerde yalnızca 1 Hıristiyan milletvekilinin seçilmesine karşın, Şara tarafından yapılan atamalarla 5 Hıristiyan milletvekili daha meclise dahil edilmiş ve Hıristiyan vekillerin sayısı 6’ya yükselmiştir. Böylece Rum Ortodokslar, Süryani Ortodokslar ve Ermeni Katolikler yeni parlamentoda temsil edilmiştir. Bu kapsamda öne çıkan isimler arasında Asuri Demokratik Kuruluşu’nun önde gelen isimlerinden Gabriel Moşe Kuriyye ile Halk Meclisi Yüksek Seçim Komitesi üyesi Nevvâr İlyas Necme yer almıştır. Ayrıca, dolaylı seçimlerde hiçbir Çerkes milletvekili seçilmemesi üzerine, Cumhurbaşkanı Şara tarafından kalp damar cerrahı Yahya Muhammed İbrahim’in atanmasıyla Çerkes topluluğunun parlamentodaki temsiliyeti sağlanmıştır.

Kadınların temsiliyeti de yapılan atamalarda ön plana çıkan önemli hususlardan biri olmuştur. Seçimlerde kazanan kadın milletvekillerinin sayısı 7 ile sınırlı kalırken, atamalarla belirlenen kadın milletvekili sayısı 15’e ulaşmıştır. Böylece kadın milletvekillerinin toplam sayısı 22’ye yükselmiş olup bu sayı yüzde 10 seviyesine karşılık gelmiştir. Bu kapsamda öne çıkan isimler arasında devrim yıllarında farklı STK’larda görev yapmış ve daha sonra Ulusal Diyalog Konferansı Komitesi üyesi olarak görev almış Huda Atasi, SMDK eski üyesi Hanan el-Balhi ve Suriye Genel Avukatlar Barosu Geçici Yönetim Kurulu üyeliğini üstlenmiş avukat Semira Eymen el-Vettar yer almaktadır. Bunun yanı sıra, dizi sektöründe tanınan Rozina Lazkani de öne çıkan atamalardan biri olmuştur.

Kontrollü kapsayıcılık ve gelecek gündemi

Suriye’nin karşı karşıya kaldığı siyasi, güvenlik, ekonomik ve demografik zorluklar nedeniyle genel bir seçim düzenlenmesi mümkün olmamıştır. Bu nedenle dolaylı seçim ve atama yöntemi tercih edilmiş; yeni parlamento ideal bir seçim yöntemiyle oluşturulmamış olsa da ülkenin zorlu geçiş sürecinin mevcut şartlar altında ortaya çıkan gerçekçi bir çözümü olarak değerlendirilmektedir.

Cumhurbaşkanı Şara tarafından yapılan atamalarda farklı toplumsal grupların ve kadınların temsiliyetinin artırıldığı görülmektedir. Bu çerçevede Suriye yönetiminin kontrollü bir kapsayıcılık anlayışı benimsediği anlaşılmaktadır. Ortaya çıkan yeni parlamento tablosunda eski muhalif ve devrimci figürlerin ön plana çıkması, parlamentonun homojen bir yapıya sahip olduğu anlamına gelmemekte; aynı zamanda farklı yaşam tecrübelerine ve dünya görüşlerine sahip isimleri de bünyesinde barındırdığı görülmektedir.

Suriye’nin yeni Halk Meclisi’ni yoğun bir yasama gündemi beklemektedir. Yeni yasaların çıkarılması ve bu çerçevede yurt dışından gelecek yatırımcılar açısından kritik önem taşıyan hukuki güvenliğin tesis edilmesi, parlamentonun öncelikli gündem maddeleri arasında yer almaktadır. Diğer yandan, başta anayasa yapım süreci olmak üzere, geçiş döneminin ardından Suriye’nin demokrasisini ve iç siyasi hayatını şekillendirecek hukuki çerçevenin oluşturulmasında Halk Meclisi’nin kritik bir rol üstlenmesi beklenmektedir.

Etiketler

ORSAM  asdasd

Fadıl Hancı

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar