Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Davos Zirvesi Öncesi Rusya-Ukrayna Anlaşmazığı

28 Ocak günü Davos’ta yapılacak olan Dünya Ekonomi Zirvesi’nin açılış konuşmasını Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in yapacağı beklenmektedir. Putin’in yapacağı konuşma ile uluslararası yatırımcılara güven aşılamaya çalışması beklenmektedir; ancak Putin’in dünya ekonomik sistemindeki bunalıma ilişkin bazı kritik açıklamalar yapması da muhtemeldir. Putin daha önce de uluslararası ekonomik sistemin reforme edilmesi gerektiğine dair açıklamalar yapmıştı. Bu eleştiriler Rusya’nın Dünya Ticaret Örgütü üyeliği görüşmelerinin yapıldığı bir dönemde dile getirilmişti. Bugün ise küresel ekonomik bunalımın en çok zarar verdiği ülkelerden birinin Başbakanı olarak Putin’in daha önce dile getirdiği eleştirileri daha yüksek sesle yinelemesi muhtemeldir. Dünya Ticaret Örgütü Üyeliği ve Rusya-Batı İlişkileri
En son Ağustos ayında Gürcistan ile yaşanan çatışma sonrasında gündeme gelen Rusya’nın Dünya Ticaret Örgütü üyeliği, ABD’nin üyeliği veto etmesi tehdidi sonrası daha da zora girmiştir. Ancak daha önce de Rusya’nın üyeliğinin veto edilmesine yönelik tehditler, özellikle Gürcistan tarafından dile getirilmiş, ancak Rusya bu tehditleri ciddiye almamış, hatta DTÖ üyeliğine yönelik bugüne kadar yerine getirdiği yükümlülüklerden ve üyelik sürecinin kendisinden dahi çekilebileceği vurgulamıştır. 25 Ağustos 2008 tarihinde yapılan bir basın toplantısında Putin üyelikten herhangi bir kazanç elde edileceğini zannetmediği ancak bu yükümlülüklere katlandıklarını dile getirmiştir. DTÖ üyeliği sürecinde Rusya’nın temel öngörüsü üyeliğin endüstriyel ve finansal gelişimin sağlanması sürecine olumlu getirisinin olacağı idi. Ancak bugün Rusya bu tür bir iç ekonomik gelişmeyi kendi kaynakları ile finanse edecek imkânları sağlama yönünde atılımlar yapabilmektedir. Ayrıca DTÖ üyeliğinden elde edilmesi beklenen ekonomik kazanç, Batı karşısında Rusya’nın hareket alanını kısıtlayabilecek siyasi baskılar karşısında feda edilebilir bir süreç olarak görülmektedir.
 
15 yıllık DTÖ üyelik süreci sonrasında Rusya’nın üyeliğe bu şüpheci yaklaşımı Rusya-Batı ilişkilerinin olumsuz gidişatına da işaret etmektedir. Şu ortadadır ki Batı, Rusya’nın DTÖ üyeliğini istediğinden daha fazla bir şekilde Rusya’nın üyeliğini arzulamaktadır. Sonuçta Rusya’nın DTÖ üyeliği, enerji kaynakları, hammadde kaynakları ve silah gibi hassas sektörlerde ihracat yapan bu ülkenin daha kolay kontrol edilmesine olanak sağlayacaktır. Rusya’nın Avrupa ülkeleri açısından enerji sağlayıcı ülke konumu kendisine büyük bir siyasi ve ekonomik güç sağlamaktadır. Öte yandan Gürcistan ve ABD gibi Rusya’nın tehdit algıladığı ülkelerin DTÖ gibi kurumlar üzerinden Rusya’ya baskı yapma çabası ise ters tepmektedir. Nitekim uluslararası ekonomik bir örgüte üyelik konusun Rusya ile hassas ilişkilerde siyasi bir baskı aracı olarak kullanılması, Rusya-Batı arasındaki güven bunalımının derinleşmesine yol açmaktadır.   Rusya’nın Aşil Topuğu: Ukrayna
Davos’taki zirve öncesinde DTÖ üyeliği ve uluslararası ekonomik krize yönelik alınacak önlemler Rusya için en hassas konular olarak öne çıkmaktadır. Böyle kritik bir dönemde, Putin’in Davos’ta Rusya’nın ekonomik açıdan istikrarı ve güvenilirliği açısından söyleyebileceği sözleri ise en son Ukrayna ile yaşanan enerji krizinde Rus tarafının ortaya koyduğu tavır ile gölgelenmiştir. Rusya’nın Ukrayna ile anlaşmazlığı sebebiyle Avrupa’ya iletilmesi taahhüt edilen doğal gaz miktarında da düşüşler yaşanmıştır. Bu kesintiden, içinde Türkiye’nin de yer aldığı yaklaşık 15 ülke olumsuz etkilenmiştir. 19 Ocak günü yapılan bir anlaşma ile şimdilik çözüme kavuşturulan krizin gelecek yıl tekrarlanması ise muhtemeldir. Yapılan anlaşma ile Ukrayna daha önce yaptığımız öngörüye uygun olarak Rusya’nın kendisine dayattığı fiyatın [1] altında bir fiyatı, 1000 metreküp doğalgaza 360 dolar ödemeyi kabul etmiştir. Geçen sene Ukrayna, yılın aynı dönemi için doğal gaza 180 dolar ödemiştir. Yapılan yeni anlaşmaya göre belirlenen bu fiyatın yılın her çeyreğinden tekrar değerlendirmeye alınacağı kaydedilirken, uzmanlar bu yüksek fiyatın düşen enerji fiyatları ile beraber yılın ikinci yarısında 150-240 dolar arasında bir fiyata gerileyeceğinin beklendiğini ifade etmişlerdir. Doksanlı yıllar boyunca da Rusya ile Ukrayna enerji fiyatları sebebiyle birçok defa anlaşmazlığa düşmüşler, ancak en son 2006 yılı Ocak ayındaki kriz, iki ülke arasındaki anlaşmazlığı zirveye taşımıştır. Bu kriz Rus dış politikasının en reel sonuçlarına ortaya koyarken bir yandan da uluslararası alanda Rusya’nın Aşil Topuğu’nun enerji olduğunu da göstermesi açısından önemlidir. Rusya’nın saldırgan enerji politikası, ülkenin enerjiden elde edilen siyasi ve ekonomik güce ne kadar ihtiyacı olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Rusya, Ukrayna ile yaşanan kriz sebebiyle günlük 100 milyon dolar kayba uğradığı söylenmektedir. Ayrıca Rusya’nın Orta Asya ülkeleri ile vardığı yeni enerji anlaşmaları, Rusya’ya stratejik üstünlük sağlamışsa da, ekonomik açıdan, düşen enerji fiyatları ile beraber belini bükmeye yetmiştir. Rusya Avrupalı tüketicilerin gözünde de güvenilir enerji sağlayıcısı rolünü zedelemiştir. Davos Zirvesi Öncesinde Ukrayna
Davos Zirvesi’nde Putin, Rusya’nın uluslararası yatırım açısından güvenilirlik ve istikrarına vurgu yapacaktır. Ancak Putin de küresel ekonomik sistemin çok uluslu şirketler lehine işlemekte olan düzenine, özellikle son kriz sonrası, boyun eğmek zorunda kalabilir. Davos zirvesi bir yandan bu ekonomik düzene ilişkin eleştirilerin dile getirileceği ve çözüm bulunmaya çalışılacağı bir platform sağlayacakken, diğer yandan da Rusya gibi ülkelere yeni düzen arayışlarını ifade etme olanağı sağlamaktadır. Ukrayna ile yaşanan kriz, Rusya için ekonomik buhran döneminde kısa ve orta vadede fayda getirecek olsa da, uzun vadede Rusya’nın siyasi ve ekonomik imajını olumsuz etkileyecektir. Bu kriz Ukrayna için de olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Öncelikler ekonomik açıdan ciddi anlamda sıkıntıları bulunan Ukrayna’da siyasi istikrar da kaygan bir zemin üzerine kurulmuştur. 2010 yılında yapılması planlanan Başkanlık seçimleri öncesinde Rusya ile yaşanması muhtemel yeni bir enerji krizi ve yüksek enerji fiyatları ile ekonominin zorlanması, Ukrayna’da iktidarı zor duruma düşürebilecektir.
  (1) Rusya, Ukrayna’nın yeni anlaşma ile Avrupa’ya satılan 1000 metreküp doğal gaz için 450 dolar fiyatını kabul etmesini istemiştir. http://www.google.com/hostednews/ap/article/ALeqM5ime-eB29lh2E2m_LwNapeBBPHMBAD95QRONO0 Son Erişim: 20 Ocak 2009

Etiketler

Aslan Yavuz Şir  asdasd

Aslan Yavuz Şir

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar