Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

İstanbul’daki Kafkas İstikrar ve İşbirliği Platformu Toplantısı’nın Ardından

Ağustos ayında Rusya ile Gürcistan arasında meydana gelen çatışmanın ardından Türkiye’nin girişimiyle başlatılan Kafkas İstikrar ve İşbirliği Platformu görüşmelerinin ikincisi 26-27 Ocak tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir.    Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Ermenistan ve Gürcistan’ın, dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde temsil edildiği toplantı teknik bir toplantı niteliğindedir. İlerleyen dönemde Platform’un daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amaçlanmaktadır. Platform’un oluşturulmasında, 2003 yılında yine Türkiye’nin öncülüğünde başlatılan Irak’a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı model alınmıştır. Ancak dönemin şartlarında bu girişim oldukça etkili olmuş, Genişletilmiş Irak’a Komşu Ülkeler Toplantısı şeklinde BM Güvenlik Konseyi ve G-8 ülkeleri, İslam Konferansı Örgütü, Arap Birliği ve Avrupa Komisyonu’ndan da katılım sağlanmıştır. Kafkas Platformu’na ilişkin girişim de diyalogun başlatılması ve kurumsal alanda diplomasi yolunun açılarak bölgesel güvenliğin daha etkili bir şekilde sağlanması yolunda atılmış bir adım olarak görülmektedir.     Aralık ayında Helsinki’de yapılan ilk toplantı öncesinde Gürcistan ve ABD’nin muhalefeti ile karşılaşılmış ancak AGİT toplantısı sırasında beş devletin temsilcilerinin biraraya getirilmesi sağlanabilmişti. Bu ilk toplantıdan resmi görüşmelerin başlatılmasının hızlandırılması konusunda ortak bir karar çıkmıştır. Ayrıca beş devletin henüz Rusya ile Gürcistan arasındaki gerginlik tam anlamıyla çözülmemişken Türkiye’nin inisiyatifiyle bir araya getirilebilmiş olması da Platform’un potansiyelini göstermiştir.   Helsinki’deki toplantıda bölgedeki en önemli sorunlardan biri haline gelen Karabağ sorunu temelinde Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin de normalleştirilmesi gerekliliği de vurgulanmıştır. İstanbul’da yapılan ikinci toplantı ise, kurumsallaşmanın ilk adımlarının atıldığı toplantı olması açısından önem taşımaktadır. Ayrıca beş ülkenin temsilcisinin biraraya gelmiş olması Platform’un kazandığı olumlu ivmenin göstergesi sayılmaktadır. Yapılan açıklamalardan, ikinci toplantıda taraflar arasındaki ikili sorunlar üzerinde durulması planlanmamış, daha çok teknik amaçlı bir toplantı olarak görülmüştür. Ancak Azerbaycan tarafının Karabağ sorunu çözülmeden Kafkas Platformu’nun tam anlamıyla işlerlik kazanmasının mümkün olmadığını açıklaması, Platform’un önündeki engelleri de açığa çıkarmıştır.   Şu an iki temel görüş tartışılmaktadır. Birinci görüşe göre, Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi öncelikle diyalogun sağlanması ile mümkün olabilecektir. Diyalogun başlatılması aynı zamanda taraflar arasında çözümü de hızlandıracaktır. Bu sebeple Platform, diyalog ve dolayısıyla ilişkilerin normalleşmesi yönünde atılmış bir ardım olarak görülmektedir. İkinci görüş daha şüpheci bir bakış açısı sunmaktadır. Buna göre, Platform bünyesinde daha güvenli bir Kafkasya kurulabilmesi için bölgesel sorunların öncelikli olarak çözülmüş olması şarttır. Diyalogun başlatılması, sorunun çözülmesi yönünde aynı zamanda taviz verilebilecek bir sürecin da başladığını göstermektedir. Bu açıdan Azerbaycan temsilcisinin Karabağ sorununa öncelik veren tavrı, aynı zamanda Platform’un Karabağ sorunu gibi bölgesel sorunların çözümünden önce diyalogun da amacına ulaşmayacağına yapılan bir vurgu anlamına gelmektedir.   Platform görüşmeleri Türkiye’nin inisiyatifi ile başladığından, aynı zamanda Türkiye’ye diplomatik gündemini de ağırlaştırmıştır. Türkiye’nin özellikle Ermenistan ile ilişkilerde yapacağı girişimler bu açıdan önem taşımaktadır. Türk diplomatların Türk-Ermeni veya Ermeni-Azeri ilişkilerinde yaşanacak gelişmelerin birbirlerini etkileyeceğine dair yorumları yerinde olmuştur. Ancak, bu ilişkilerde, özellikle Türkiye’nin inisiyatifi ile sağlanacak ilerleme, Platform temelinde diyalogu da olumlu etkileyebilir. Böylece Türkiye kendi inisiyatifi ile başlattığı Kafkas İstikrar ve İşbirliği Platformu’nun geliştirilebilmesini, yine tek taraflı inisiyatifi ile başlatılmış olan Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleştirilmesine bağlamıştır. Bu durum, Ermenistan ile ilişkilerin olumsuz gelişmesi veya Azeri-Ermeni ilişkilerinde sıkıntı yaşanması halinde Kafkas Platformu’nu atıl hale getirebilecek kritik bir sorun olarak Türkiye’nin karşısına çıkabilir. Bu nedenle Ermenistan ile ilişkilerin Platform’un güçlendirilmesi amacına bağlanarak seçeneklerin daraltılmaması daha uygun olabilir.

Etiketler

Aslan Yavuz Şir  asdasd

Aslan Yavuz Şir

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar