Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün uzun süredir planlanan ancak rahatsızlığı nedeniyle ertelenen Irak ziyaretinin bugün gerçekleşmesi beklenmektedir. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin daveti üzerine Bağdat'a gidecek olan Cumhurbaşkanı Gül’ün görüşmelerini sadece başkentte yapması planlanmaktadır. Gül’ün resmi temaslar çerçevesinde Cumhurbaşkanı Yardımcıları Tarık El-Haşimi ve Adil Abdülmehdi ile de bir araya gelmesi beklenmektedir. Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerinde başta terör örgütü PKK’yla mücadele olmak üzere güvenlik, ikili ilişkiler, ticaret, enerji ve Kerkük’ün statüsünün gündeme gelmesi öngörülmektedir. Ayrıca Cumhurbaşkanı Gül’ün Ekonomik İşbirliği Zirvesi’ne katılmak üzere Tahran’a giderken uçakta yaptığı açıklama doğrultusunda “Kürt açılımının” da görüşülmesi ihtimal dâhilindedir. Terör örgütü PKK konusunda son dönemde yaşanan gelişmeler ve ikili işbirliğinin arttırılarak devam etmesi ve ABD’nin Irak’tan çekilme planı dâhilinde istihbarat desteğinin sürdürülmesi, görüşülecek güvenlik konularının ana maddesini oluşturmaktadır. Celal Talabani’nin sıkça ifade ettiği “PKK militanlarına af çıkarılması ve sözde liderlerinin üçüncü ülkelere gönderilmesi” de terör örgütü PKK’nın silah bırakmasına yönelik atılacak adımlardan bir olarak görülmektedir. Celal Talabani’nin Abdullah Gül ile görüşmesinde bu konunun gündeme gelmesi beklenmektedir. Ancak terör örgütü mensuplarına af çıkarılmasının ve liderlerinin üçüncü ülkelere gönderilmesinin son derece tehlikeli olduğu düşünülmektedir. Zira terör örgütlerinin bir çoğunun dış destekle ayakta durduğu ve özellikle bazı Doğu Avrupa ülkelerinin halen PKK yandaşlarının faaliyet göstermesine imkân tanıdığı bilinmektedir. Bu nedenle af çıkarılmasının ve PKK’nın sözde liderlerinin üçüncü ülkelere gönderilmesinin, bu sözde liderlere hareket serbestliği tanıyacağına ve çöküş aşamasında olan terör örgütünün yeniden toparlanmasına imkan verebileceği düşünülmektedir. Cumhurbaşkanı Gül’ün Irak ziyaretinde Irak enerji kaynaklarının da ön plana çıkması ve Irak petrolü ile doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasının gündeme gelmesi beklenmektedir. Bu noktada Kerkük-Ceyhan hattı önem kazanmaktadır. Irak’taki çalışan iki hattan biri olan ve Türkiye’den de geçen Kerkük-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Irak’ın en büyük ihracat hatlarından biridir. Yaklaşık bin kilometrelik Kerkük-Ceyhan hattı, tam kapasiteyle çalışması durumunda günde yaklaşık 1,6 milyon varil petrol ihraç edebilir. Türkiye’den geçen ana hattın kapasitesi günlük 1,1 milyon varil olarak açıklanmaktadır. Ancak savaş öncesi en fazla günlük 900 bin varil ihraç edilebilmiştir. İki hattan oluşan Kerkük-Ceyhan, tam kapasiteyle çalışamamakta, güvenlik yetersizliği, sabotaj ve yağmalama gibi nedenlerle bu hatta zaman zaman petrol pompalanamamaktadır. Yine de bu hat, 2003’teki ABD işgali sonrası Irak petrolünün ihraç edilmesinde hayati öneme sahip olmuştur. Bu hattan mevcut durumda günde ortalama 400-450 bin varil petrol sevk edildiği bilinmektedir. Görüşmelerde bu hattın geliştirilmesi ve bu hatta paralel olarak bir doğal gaz boru hattının inşa edilmesinin gündeme gelebileceği düşünülmektedir. Ayrıca Irak enerjisinin Nabucco projesine dahil edilerek, boru hatlarıyla Avrupa’ya taşınması da görüşülebilecek konular arasındadır. Ancak Abdullah Gül’ün ziyaretinin Irak siyaseti açısından en önemli ayağını Kerkük meselesinin oluşturduğu değerlendirilmektedir. Kerkük’te 2003 sonrası yaşanan gelişmeler ve Kürt grupların bu kenti ele geçirme çabaları sonucu, Kerkük’te yaşanan çözümsüzlük günümüze kadar gelmiştir. Kerkük, Irak siyasetinde bir düğüm haline gelmiş ve tüm pazarlıklarda söz konusu olmuştur. Bu noktada, Abdullah Gül’ün Irak ziyareti sırasında, bu soruna ilişkin yapılacak görüşmeler ve açıklamalar, sorunun çözülmesinde etkili olabilecektir. Burada kritik bir noktanın vurgulanması gerektiği düşünülmektedir. Türkmenlere gönderilecek bir “selamın” bölgede kendilerini yalnız hisseden bu halkın yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olacağı ve bölgedeki güçlü bir Türkmen varlığının ise Türkiye’nin Irak siyasetindeki ağırlığını arttıracağı değerlendirilmektedir. 1910 yılında Kerkük Askeri Lisesi'nde eğitim gören 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 1969 yılında yaptığı Irak ziyaretinde Kerkük'te de kısa bir süre bulunmuş ve Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği'nde kendi onuruna verilen resepsiyona Türkmen Kardeşlik Ocağı’nın Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra, ileri gelen Türkmen şahsiyetleri ve Bağdat Üniversitesi'nde tahsil gören öğrenci temsilcileri de davet edilmiştir. Ayrıca 1976'da Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk de Irak'ı ziyaretinde, Türkiye’nin Kerkük Kültür Ataşeliği’ni ziyaret etmiştir.[1] Bu noktada Irak’taki güvenlik şartları nedeniyle Cumhurbaşkanı Gül’ün Türkmen bölgelerini ziyaret etme şansı oldukça az olsa da, Bağdat’ta bulunan Türkmen milletvekilleri ve Türkmen sivil toplum kuruluşlarının yetkilileriyle görüşmesi önemlidir. Kritik nokta Türkiye’nin Irak politikası açısından Abdullah Gül’ün Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimi ziyaret edip etmeyeceğidir. Abdullah Gül’ün Erbil’i ziyaret etmeyeceği ifade edilmektedir. Bu doğrultuda Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani’nin de Bağdat’ta yapılan görüşmelere katılması söz konusu olabilir. Bu bağlamda, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel hükümetle yapılacak görüşmelerin, merkezi hükümetin sınırları içerisinde yapılmasının da Türkiye’nin genel Irak politikasıyla örtüşeceği düşünülmektedir.
[1] Cüneyt Mengü, Başbakan Erdoğan’ın Irak Ziyareti, 23 Temmuz 2009, http://www.kerkuk.net/haberler/koseyazisi.aspx?dil=1055&metin=2008072341, Erişim: 23 Mart 2009.