Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

İran’ın Özgürlük Meydanındaki Eylemlere Yaklaşımı

Muzaffer Kural, Ortadoğu Araştırmacısı
Otoriter rejimlere karşı Tunus'ta başlayıp Mısır'a sıçrayan protestolar Arap dünyası başta olmak üzere uluslar arası kamuoyunun dikkatlerini Mısır ve Tunus'taki olaylara kilitledi. Tunus'taki muhalif eylemlerin Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanmasından sonra Mısır’da da 30 yıldır ülkeyi olağan üstü hal yasalarıyla yöneten 82 yaşındaki Hüsnü Mübarek rejimine karşı artarak devam eden gösterilerin etkisiyle yönetim bir takım girişimlerde bulundu. Öncelikle yeni bir hükümet kurulan Mısır’da Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek de 2011 Eylülünde düzenlenecek seçimlerde aday olmayacağını ve iktidarı oğlu Cemal Mübarek’e devretmeyeceği açıklamasında bulundu. Ardından yıllardır atama yapılmayan Cumhurbaşkanı yardımcılığına İstihbarat Şefi Ömer Süleyman’ı atadı[1]. Ömer Süleyman’ın muhalefetle diyalog sürecini başlatmasına karşın gösterilerin sürdüğü Mısır’daki olaylara Batılı ülkelerden olduğu kadar bölge ülkelerinden de farklı yaklaşımlar gelmektedir. Bu kapsamda Uluslararası Haklar ve Kalkınma Örgütü adlı insan hakları kuruluşu, İsrail’in 29 Ocak’ta Mısır’a halk ayaklanmalarını bastırmada kullanılan üç uçak dolusu polisiye malzeme gönderdiğini öne sürmüştü.[2] Aynı şekilde Lübnan İlerici Sosyalist Partisi Başkanı Velid Canbolat, Mısır gelişmeleriyle ilgili olarak 5 Şubatta yaptığı bir açıklamada Batı’nın Mısır’da yeni bir cumhurbaşkanının iktidara gelmesinden korktuğunu ve bu korkunun da Camp David anlaşmasının olası iptali veya İsrail’i destekleme konusundan kaynaklı olduğunu belirtti.[3]     Ancak gösteriler hakkında dünyanın çeşitli ülkelerinde açıklamalar yapılırken en dikkat çekici olanı İran’da gerçekleşti. İran Dışişleri Bakanlığı tarafında 4 Şubat’ta yapılan bir açıklamada Mısır’da Hükümet Karşıtı Protestoların, “Ortadoğu'da İslami Rönesansın İşareti” olduğu belirtildi. Açıklamada, “İran, Mısır halkının haklı taleplerini destekler ve bunların karşılanması gerektiğini vurgular” denildi. [4] Bunun yanı sıra İran’da başkent Tahran'daki dayanışma gösterisinde binlerce insan Mısır ve Tunus’taki protestolar ile ilgili bir gösteri düzenlediler. Göstericiler Amerikan ve İsrail bayraklarını ateşe verip Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ve ABD Başkanı Barack Obama’nın resimlerini yaktılar.[5] Zaten 1979 İslam devriminden beri İsrail ve ABD ile sorun yaşayan İran, İsrail’in Gazze halkı aleyhindeki 22 günlük savaşı ve halkın ablukada tutulması sırasındaki Hüsnü Mübarek’in tavrına tepkili olan İran’ın olası böyle bir protestoda Hüsnü Mübarek rejimine karşı Mısır halkının yanında yer alacağı bekleniyordu.   İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hameney 5 Şubat’ta Tahran Cuma namazında İslam İnkılabı törenlerinin yıldönümü nedeniyle Tahran Üniversitesi ve etrafındaki cadde ve sokakları dolduran dev kalabalıklara hitaben yaptığı konuşmasında, İslam İnkılabı’nın yol açtığı değişiklikleri izah etmiş ve bu derin değişiklikler, milletin 32 yıl boyunca koruduğu direniş yüzünden gerçekleştirildiğini öne sürmüştü. İran’daki devrimin en son olarak Kuzey Afrika olaylarında ve özellikle de Mısır ve Tunus halklarının İslami uyanışına etki ettiğini öne sürmesi dikkat çekici olmuştur.   Bununla birlikte Mısır’daki olayları dikkatle takip ettikleri görülen İran’lıların bölgede İrail’le müttefik olan Kahire’deki geçiş sürecinin İslami bir rejim olması yönünde de bir takım telkinlerde bulunduğu görülmektedir. Mısır halkını düşmanları karşısında dayanışmaya çağıran Ayetullah Hameney, düşmanın hileleri, Amerika ile Batı’nın senaryoları ve tavsiyeleri karşısında halkın çok dikkatli olması gerektiğini belirtmişti. Ayetullah Hameney ayrıca siyonist rejimle tarihte iki kez savaşmış olan Mısır ordusunu da halkın yanında yer almaya çağırmış ve ordunun süreçteki rolünün önemli olduğunu ifade etmiştir.[6] Diğer yandan İran’ın sürekli bir şekilde İslami bir devrimden bahsetmesi ise başta Mısırlı Müslüman Kardeşler olmak üzere bir çok Mısır’lı muhalefet gruplarını rahatsız etmiştir. Müslüman Kardeşlerin resmi internet sitesinde yapılan açıklamada Mısır’ın Hıristiyan’lar dahil olmak üzere tüm Mısırlıların ortak bir ülkesi olduğuna dikkat çekilerek Müslüman Kardeşlerin değişim sürecinde muhalefetle birlikte hareket edeceği ve İslami bir rejim getirmek gibi bir amacının olmadığını ifade edilmişti.   Sonuç olarak gerek genel olarak İran basınına gerekse son olarak Mısır ve Tunus’taki olaylara yönelik ‘’İslami Ortadoğu’nun doğuşu” gibi açıklamaların yanı sıra İran Dışişleri Bakanlığının ve İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hameney açıklamalarına baktığımızda sıklıkla İsrail ve Batı karşıtı söylemlere rastlıyoruz. Buradan da Ortadoğu coğrafyasında Amerikan destekli ve İsrail ile iyi ilişkilere sahip olan bütün ülkelerde yaşanan değişim süreçlerini destekledikleri ifade edilmektedir. Ancak diğer yandan İran’ın Mısır’daki değişim sürecine temkinli bir yaklaşım gösterdiğini de gözden kaçırılmaması gerekilen bir durumdur. Bunun temel nedeni ise Mısır’da olası bir rejim değişikliğinin Ortadoğu’daki İran lehine olan dengeleri nasıl ekileceğinin henüz netleşmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı İran tarafından Mısır’daki rejim değişikliğine destek verildiği türünde yapılan açıklamalara temkinli yaklaşmakta yarar vardır.     [1] Veysel Ayhan-Nazlı Ayhan, Mısır Raporu,
http://www.orsam.org.tr/tr/raporgoster.aspxID=1472 [2] http://www.haberler.com/israil-in-misir-yuzsuzlugu-
2510099-haberi/ [3] http://www2.irna.com/tr/news/view/line-
117/1102055590105201.htm [4] http://www.haberler.com/iran-islami-ronesansin-isareti-
2515808-haberi/ [5] http://www.presstv.ir/detail/163586.html [6] http://www2.irna.com/tr/news/view/line-
117/1102052495104653.htm

Muzaffer Kural  asdasd

Muzaffer Kural

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar