Muzaffer Kural, Ankara Üniv. Dil ve Tarih-Coğrafya Yüksek Lisans Öğr.
2009'da 'Yeşil Devrim' adı verilen isyanla İran'ı sarsan ve uzun süredir sessiz olan 'Yeşil Hareket' adlı muhalefet yeniden eyleme geçti. Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi liderliğindeki muhalifler, Mısır ve Tunus'taki halk ayaklanmalarına destek olmak için 14 Şubat’ta büyük bir gösteri düzenleyeceklerini duyurmuş ve [1] söz konusu günde de önemli bir gösteri düzenlemişlerdir. İran yönetimi ise, her zamanki gibi Batılı istihbarat servislerini suçlayarak bu servislerin kendisini Tahran'da ateşe verecek birisini aradığını ve bu eylemle Tunus ve Mısır'daki olayların kopyasını çıkarmak istediklerini ileri sürüp gösteriye izin vermediğini açıklamış, göstericilerin meydanlara çıkması üzerine ise güvenlik kuvvetleriyle olaylara müdahale etmiştir. Gösteriye yönelik bir açıklama yapan Devrim Muhafızları da gösteriyi 'fitne' olarak nitelendirip gösteri hazırlığındaki reformcuları tehdit etmişti. Gösteriye kesinlikle izin verilmeyeceği aksi halde en sert şekilde müdahale edileceğini belirten Devrim Muhafızları yine de gösterilere engel olmak için bir takım tedbirler alma yoluna gitmişti. Söz gelimi Reformcuların internet üzerinden haberleşmelerini engellemek için bazı yasaklar getirildi. Bu yasakların başında bir çok internet sitesine erişimin engellenmesi geliyor. Ayrıca güvenlik önlemlerinin en üst düzeye çıkarılmasının yanı sıra eylem için izin isteyen 72 yaşındaki İranlı muhalif lider Mehdi Kerrubi’nin de ev hapsine alınması dikkat çekicidir. Kerrubi'nin evinde görevli güvenlik yetkilileri, ev hapsinin bir hafta süreceğini belirttiler.[2] BBC’ye açıklama yapan Mehdi Kerrubi'nin oğlu Hüseyin Kerrubi, ise, babasıyla görüşmesine izin verilmediğini belirtti. Eski meclis başkanı olan Mehdi Kerrubi konusunda İran yönetiminin duyduğu kaygı ise 2009 seçimlerinde Mahmud Ahmedinejad’a rakip olmasının yanı sıra halen Ulusal Güven Partisi'nin lideri olması ve ülkedeki reform ihtiyacını dile getiren etkin bir isim olmasından kaynaklanmaktadır. İranlı muhalifler her ne kadar Mısır ve Tunus’taki eylemlere destek amaçlı gösteri düzenleyeceklerini belirtseler de asıl amaçları ise ‘Yeşil Devrim’i yeniden canlandırmak ve mevcut yönetimin baskıcı tutumunu yumuşatmak gibi talepler içermektedir. Çünkü İran’da Cezaevinden yeni çıkan rejim karşıtı blog yazarı Seray Mirdemedinin de açıklamalarından anlaşılacağı gibi “bir polis devletindekine” benzer bir durum söz konusu. Tüm rejim karşıtları baskı altında; ya ev hapsinde ya da cezaevindeler. Reform yanlısı partilerin tüm faaliyetleri engelleniyor. Yönetimi eleştiren gazeteler ise zaten kapatılmıştır.[3] İran yönetiminin gösterilere izin vermeyeceğini ve sert müdahalelerde bulunacağını açıklamasına rağmen yukarda saydığımız baskılardan bıkan halkın başkent Tahran’ın yanı sıra Şiraz ve ülkenin üçüncü büyük kenti İsfahan’da da, gösterileri düzenlemeleri halkın ne kadar kararlı olduğunun bir göstergesidir. Ayrıca protestoların zamanlaması da diğer önemli bir faktördür. Çünkü 2009 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçimlere hile karıştırıldığı gerekçesiyle halk sokaklara dökülmüş Nida adlı bir göstericinin yaşamını yitirmesinin yanı sıra çok sayıda kişinin göz altına alınması ve görüntülerin dünya medyalarına ulaşması sonucu Ahmedinejad yönetimini zor durumda kalmıştı. Bunun yanı sıra İran yönetimin sert tavrı başta muhalif gruplar olmak üzere halkta bir hoşnutsuzluğa yol açmıştı. Tam da bu noktada başta Tunus ve Mısır olmak üzere Ortadoğu’nun birçok ülkesinde mevcut yönetimlere karşı protestoların düzenlenmesi ve bu protestolar sonucu Zeynel Abidin bin Ali ile Hüsnü Mübarek’in istifa etmesinin yanı sıra Ürdün’de kral Abdullah ve Libya’da Muammer Kaddafinin bir takım düzenlemelere gitmesi Bahreyn’de her aileye 2600 dolar civarında bir yardımın yapılmasının hükümet tarafından vadedilmesi İranlı muhalifleri de belli ki cesaretlendirdi ve onlara aradıkları altın fırsatı sundu. İran’ın Başkenti Tahran'da Mısır ve Tunus’taki halk ayaklanmalarından esinlenerek binlerce kişinin katılımıyla muhaliflerin başlattığı yürüyüşü dağıtmak İçin güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın yanı sıra paintball mermisi de kullanılmıştır.[4] Muhalefet lideri Mir Hüseyin Musavi’nin internet sitesi Tahran’ın bazı bölgelerinde güvenlik güçlerinin onlarca protestocuyu gözaltına aldıklarını belirtmiştir. Gösterilerde bir kişinin yaşamını yitirmesi[5] sonucu eylemlerin artması ve İran yönetiminin 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki gibi telefon şebekeleri ve internet sitelerini erişime kapatmış olması nedeniyle net rakamın bunlarla sınırlı olmadığını tahmin edebiliriz. Ayrıca İranlı muhalif lider Mir Hüseyin Musavi ve eşi Zehra Rahneverdin Tahran’daki yürüyüşe katılmasının da güvenlik güçlerince engellenmesi, üzerinde durulması gereken diğer önemli bir faktördür. Çünkü Mir Hüseyin Musavi de Mehdi Kerrubi gibi 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mahmud Ahmedinejada karşı aday olmuş ve seçim mitinginde eşi Zehra Rahneverd’in elini tutması İran’da büyük tepkilere yol açmıştı. Çünkü 1979 İran devriminden beri ilk defa bir lider mitingde eşinin elini tutmuştu. Bu durum ise İran yönetimince sert şekilde eleştirildiği gibi muhalif kesimler üzerinde İran tarihinde ilk defa İran’ın bir First Lady’si olacak gerekçesiyle olumlu etki yaratmış ve muhalif gruplar üzerinde etkinliği artmıştı. Nükleer çalışmaları nedeniyle uzun süredir dünya gündeminin ön sıralarında olan İran yönetimi, son olaylara vereceği tepkiyle daha büyük bir ilgi odağı haline gelebilir. Ancak İran yönetiminin şu an için bu tür eylemlerin şiddet yoluyla bastırılamayacağının farkında olduğu görülmektedir. Nitekim İslam İnkilabi Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hameney’i, protesto gösterilerinden bir gün sonra, İslam İnkılabı zaferinin 32. Yıldönümü vesilesiyle 661 mahkumun affını onaylaması[6] tesadüf olmasa gerekir. Öte yandan ABD’nin Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla resmen İran’daki gösterileri desteklediğini bildirmesi İran yönetiminin rahatsızlığını artırmıştır. İran yönetimi bu tür “destekler”in kesilmesi ve gösteriler üzerinde olabildiğince az etki yaratması için iletişim kanallarının kesilmesi dahil her türlü önlemi almayı sürdürecektir.
[1] http://www.cnnturk.com/arama/default
.aspx?Keyword=iran haberleri [2] http://www.bbc.co.uk/ [3] http//www.milliyet.com.tr/index.blog [4] http://english.aljazeera.net/news/middleeast /2011/02/2011214232945422335.html [5] http://www.presstv.ir/section/3510201.html [6] http://www2.irna.com/tr/news/view/line-
119/1102155583110131.htm