Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

2011 Arap Kamuoyu Yoklaması’nda Türkiye

Sercan Doğan, ORSAM Ortadoğu Uzman Yardımcısı
Amerika Birleşik Devletleri’deki Maryland Üniversitesi Enver Sedat Barış ve Kalkınma Kürsüsü tarafından 2003 yılından bu yana yürütülen Arap Kamuoyu Yoklaması adlı araştırma serisinin 2011 ayağının bu yıl bölgede yaşanan sarsıcı gelişmelerin sonunda çarpıcı sonuçlar ortaya koymuştur. Bu araştırma Ekim 2011’de Mısır, Lübnan, Ürdün, Fas ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere beş ülkeden toplam 3000 kişilik bir örneklem üzerinden yürütülmüştür. Araştırma kapsamında katılımcılara sekiz kategoride sorular yöneltilmiştir. Bu kategoriler Arap Uyanışı, Mısır Seçimleri, ABD ve Ortadoğu, Arap-İsrail Çatışması, İran, Küresel Perspektif, Kimlik ve Medya’dır.
 
Enver Sedat Barış ve Kalkınma Kürsüsü’nden Prof. Shibley Telhami öncülüğünde yürütülen bu araştırmanın sonuçları 21 Kasım 2011 tarihinde açıklanmıştır. Açıklamanın sonuçlarından hareketle, Arap Kamuoyunda Türkiye’nin nasıl değerlendirildiği üzerine ciddi çıkarımlarda bulunmak mümkündür. “Arap Uyanışı” kategorisi kapsamındaki “Son aylarda Arap Dünyasındaki gelişmelere dair verilen uluslararası tepkilere bakarak hangi iki ülkenin en yapıcı rolleri oynadığını düşünüyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 50’si Türkiye cevabını vermiş ve Türkiye’yi yüzde 30 oranla Fransa ve yüzde 24 oranla ABD takip etmiştir. Mısır seçimleri ile ilgili bazı sorularda da Türkiye’nin katılımcıların perspektifinde olumlu bir konumda olduğu göze çarpmaktadır. “Mısır’ın siyasi sisteminin hangi ülkenin siyasi sistemi gibi olmasını tercih edersiniz?” sorusuna Mısırlı katılımcılar yüzde 44 oranında Türkiye cevabını vermiştir. Bunun yanı sıra “Kendi ülkeniz dışındaki hangi lidere en çok saygı duyuyorsunuz” sorusunun cevabında Recep Tayyip Erdoğan 2010 anketinde oldu gibi tekrar yüzde 22 oranla birinci sırada gelmiştir. Başbakan Erdoğan’ı yüzde 13 oranla Hasan Nasrallah ve Mahmud Ahmedinecat takip etmektedir.
 
2011 araştırmasının sonuçlarında göze çarpan bir diğer bulgu ise Arapların dünya ülkelerine bakışı ile ilgilidir. “Hangi ülkenin dünyanın tek süper gücü olmasını tercih ederdiniz?” sorusu yüzde 23 oranında Çin olarak cevaplanmış ve Çin’i yüzde 15 ile Almanya ve yüzde 12 ile Rusya takip etmektedir. 2010 yılı araştırmasında aynı soruya yüzde 25 oranında Fransa ve yüzde 23 oranın Almanya cevabının verildiği göz önünde bulundurulduğunda Avrupa devletlerinin Arap dünyasında prestij kaybettiğini söylemek mümkündür. Bunun yanı sıra katılımcıların yüzde 64’ü İran’ın nükleer program yürütmeye hakkı olduğunu ifade etmekte ve yüzde 25’i baskı kurularak İran’ın nükleer programının durdurulması gerektiğini savunmaktadır. Bu oranlar 2009 araştırmasına göre İran nükleer programı ile ilgili perspektiflerin İran lehine bir miktar geliştiğini göstermektedir. Arap kamuoyunun ABD-Ortadoğu ilişkilerine bakışına ilişkin olarak ise araştırmadan sürpriz bir sonuç çıkmamıştır. Araştırmanın “Arap Uyanışı” (Arab Awakening) olarak isimlendirdiği son gelişmelere ilişkin olarak ise Arap kamuoyunun Yemen ve Suriye’de isyancıları desteklediği ve Libya’daki uluslararası müdahaleyi yanlış bulduğu bulguları sunulmuştur.
 
Yöntemsel sınırları ve güvenilirliği konusunda çekinceler mevcut olsa bile bu tür kamuoyu yoklamalarının sonuçları araştırılan konudaki genel eğilimler konusunda bir fikir sahibi olmayı mümkün kılmaktadır. Arap Baharı veya Uyanışı olarak adlandırılan ve halen devam etmekte olan bu süreç boyunca kamuoyunun ne yönde şekillendiği bu araştırma tarafından yürütülen titiz bir çalışma sonucunda ortaya konulmuştur. Türkiye’nin ise halk hareketleri konusunda almış olduğu tavrın Arap kamuoyu nezdinde olumlu değerlendirildiği görülmektedir. Aynı zamanda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da Ortadoğu sahnesinde önemi artan ve saygı duyulan bir siyasi figür olarak görüldüğü bu anketin ortaya koyduğu sonuçlar arasındadır. Yani Türkiye hem yürüttüğü Ortadoğu politikasıyla hem de kendi siyasal sistemiyle Arap kamuoyu tarafından takdir ve beğeni görmektedir. Bunun yanı sıra bu araştırma Türkiye’nin Ortadoğu politikasını değerlendirmek için gereken bazı göstergeleri ortaya koymaktadır. Elbette tek başına yeterli bir değerlendirmeye imkan vermeyecek olan bu göstergeler, diğer yandan hafife alınmayacak bir önem taşımaktadır. Türkiye’nin mevcut dış politikasının hem yönetimlere hem de halklara hitap eden söylem ve pratiğinin, bu sonuçlar ışığında, olumlu sinyaller verdiğini ifade etmek mümkündür. Ortadoğu’nun hareketli siyasi gündeminde Türk dış politikasının başarılı olarak yürütülmesi ve Arap kamuoyu nezdinde Türkiye’ye yönelik olumlu tavrın sürdürülebilmesi kararlı ama esnekliğe elverişli adımların atılmasını gerektirmektedir.  
 
Araştırmanın sonuçlarına ilişkin sunuş için bakınız:
http://www.brookings.edu/events/2011/1121_arab_public_opinion.aspx

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar