Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

ABD Irak’tan Gerçekten Çekiliyor mu?

Murat Tekek, Gazi Üniversitesi, U.İ.B.
ABD ve Birleşik Krallık öncülüğündeki koalisyon güçleri, Irak’ı kitle imha silahlarından arındırmak, dönemin Irak lideri Saddam Hüseyin’in teröre verdiği desteği kesmek ve Irak halkını özgürleştirmek gerekçeleri (Görünen nedenleri) ile anılan ülkeye yönelik olarak 20 Mart 2003’te hava saldırısı başlatmış, 9 Nisan 2003 günü de Bağdat’a girmiş ve Bağdat 15 Nisan 2003 günü koalisyon güçlerinin denetimine girmiştir. (1)

 

Irak’a girilmesinin ardında yatan örtülü nedenler ise; ABD’nin ülkedeki petrolün kontrolünü çıkarlarına uygun bir sisteme bağlamayı ve özellikle 1990’dan sonra kendisine ve bölgede yakın ilişkiler içinde bulunduğu Körfez ülkelerine zorluk çıkaran Saddam Hüseyin sorununu artık ortadan kaldırmayı istemesi, Ortadoğu’da ABD ideolojisine alternatif oluşturabilecek ‘Birlik, Özgürlük ve Sosyalizm’ sloganına sahip Baas ideolojisine son vermeyi planlaması, 11 Eylül saldırısından sonra istihbarat ve savunma anlamında uğranan ulusal prestij kaybının, görünen en yakın düşmana -Afganistan’daki Taliban rejiminden sonra- saldırarak telafi edilebileceği düşüncesidir. 11 Eylül saldırısından sonra o tarihlerde ABD Ordusu’nun ve istihbaratının kanalize edilebileceği somut hedeflerden en uygun olarak görüneni Afganistan’dan sonra Irak olarak seçilmiştir.

 

ABD’nin Irak’taki sekiz yıllık varlığı; bir milyondan fazla sivilin ölümü, yaralanması, halen devam eden patlamalar ve insan ölümleri, Ebu Gureyb Cezaevi’nde uygulanan insanlık dışı yöntemler, Saddam Hüseyin’in heykelinin devrilmesi, yakalanışı, yargılanması ve verilen cezasının infaz edilmesi ile akıllarda kalmıştır. 

 

“Irak’ı Özgürleştirme Operasyonu”nun insani faturası ne yazık ki yukarıda geçen haliyledir. Harekatın ekonomik maliyeti üzerine yapılan hesaplamalar 8 yıllık faturanın toplam; 700 milyar dolar ila 3 trilyon dolar arasında olduğunu göstermektedir. (2) Bu para, Irak halkının geleceğinden, ABD halkının ödediği vergilerden ve dünyanın geleceğinden finanse edilmiştir/edilecektir. Hiçbir paranın, ölen insanları geri getirmeyeceği, yaralanan, uzvunu veya organını kaybeden insanların yine hiçbir uzvunun ve organının yerine yenisini koyamayacağı bilinmektedir. Üstelik Irak’ta halihazırda mezhep kökenli ya da çıkar sebepli olmak üzere patlamalar ve dolayısıyla insan ölümleri sürmektedir. Birleşmiş Milletler (BM) eski silah denetçisi Hans Blix yaptığı bir açıklama ile “Irak’ın işgalinin saçmalık olduğunu” beyan etmiştir. (3)

 

ABD Başkanı Barack Obama tarafından Ekim 2011 içerisinde yapılan açıklama ile ABD askerlerinin Aralık 2011 sonu itibariyle Irak’tan çekilmiş olacağı ilan edilmiştir. Bağdat’ta  bulunan ABD tesisi (Elçilik, Haberalma, Koordinasyon, İletişim vd.) ile Musul ve Basra’da bulunan konsoloslukları koruma görevi haricinde Irak’ta Amerikan askeri kalmayacak gibi görünmektedir. 

 

ABD’nin Irak’tan çıkmasının nedenlerine bakmak gerekirse; bunların en başında ABD’nin artık dünyanın herhangi bir yerindeki askeri operasyonları finanse etmekte zorlanmaya başlaması, savaşın maliyetinin Amerikan bütçesine ağır yükler bindirmeye başlamış olmasıdır. Kaldı ki ABD’nin halihazırda Afganistan’da sürdürdüğü bir operasyon daha mevcuttur. Öte yandan, ABD’nin kendince Irak misyonunu tamamlamış olduğunu düşünüyor olması akıllara gelmektedir. Neticede ABD’ye muhalif bir lider (Saddam Hüseyin) ve sistem ortadan kaldırılmış, ABD ile öyle ya da böyle çalışabilecek bir hükümet işbaşına getirilmiş, bölgede sözde Kürdistan’ın kurulmasına dair pekiştirmeler yapılmış ve dolaylı olarak da İsrail’in eli güçlendirilmiştir. ABD petrol şirketleri ayrıcalıklı ve karlı anlaşmalar yapmışlardır. Diğer taraftan, ABD halkı nezdinde de Irak’taki Amerikan varlığına verilen desteğin azaldığı bilinmektedir. Obama’nın seçilmeden önce propaganda konuşmalarında Irak’tan çekilme konusunu yoğun olarak işlemesi diğer nedenlerdendir. Ayrıca ABD tarafından El Kaide’nin artık Irak’ta varlık gösteremeyeceği değerlendirilmektedir. Bunların yanısıra, Irak’ta patlamalar devam ediyor olsa da güvenliğin daha yönetilebiliyor hale geldiğinin düşünülmesi de nedenlerin arasında sayılabilir. (3) (4)

 

ABD’nin Irak’tan çekilmesinin ardından, gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel olarak üzerinde antant kalınan hususlardan birincisi; Irak’ın ülke içerisinde Şii varlığına istinaden İran’ın etkisi altına gireceğidir. Bunun en büyük nedeni; ülkede Şii nüfusun çoğunluğu ve tabi ki coğrafi olarak İran’a yakınlıktır. Esasen Humeyni’nin uçaktan inerek İran’a ayak bastığı 1 Şubat 1979 gününden ABD askerinin Irak’ı fiilen terk edeceği tarih olan 31 Aralık 2011 gününe kadar ki geçen yıllar arasındaki dönem ABD’nin İran ile ilgili yaptığı yanlış hesabın hikayesini de anlatmaktadır. Sözkonusu 30 yıllık süre içerisinde gelinen noktada hala Şia tehlikesinden bahsediliyor ise bu ABD’nin İran ve Şia politikasını tekrar tekrar gözden geçirmesi gerektiğine işaret etmektedir. ABD, İran-Irak Savaşı’nda İran’a karşı Irak’ı destekleyerek ve Saddam Hüseyin döneminin Irak’ını borçlandırarak, ardından Saddam Hüseyin’i devirerek bölgedeki dengelerle bilmeyerek ve öngöremeyerek oynamıştır. İkinci potansiyel gelişme ise Arap-Kürt gerilimi ya da çatışmasıdır. 

 

ABD’nin gerçek manada Irak’tan çekilmesinin cevabını bulmak için bazı mekanizmaların varlığının akıbetini de yanıtlamak gerekecektir. Örneğin, ABD Basra Körfezi’nde filo bulunduracak mıdır? Yeşil Bölge ne zaman renksiz bir bölge haline dönecektir? CIA bölgede eğitimlerine ve desteğine ne kadar süre ile devam edecektir? ABD’nin altyapı, inşaat ve özellikle de petrol şirketleri bölgeden ne zaman ayrılacaktır? Bu açılardan yaklaşıldığında ABD’nin bölgeye hala bir haykırış mesafesinde olduğu görülecektir. Irak’ta petrol varoldukça sözkonusu mesafe azalmayacaktır. (Ortadoğu’da petrol rezervlerine bakıldığında; Suudi Arabistan, Irak, BAE, Kuveyt, İran, Libya, Katar sıralamasına ulaşılır. ABD, İran hariç Irak’a müdahalesi ile de artık Ortadoğu’daki petrolü çok büyük ölçüde kullanabilir-yönetebilir-yön verebilir hale gelmiştir.) Irak’tan evine dönen sadece ABD’nin muharip güçleridir. ABD bölgede bıraktığı mekanizmaların finansmanını geliştirdiği projelerinin içerisine fazlasıyla zaten yüklemiştir. Çünkü rasyonel ve vizyoner bir maliyet hesabı bunu gerektirir ve ABD bunun hesabını mutlaka yapmıştır. Kaldı ki ABD resmi ağızlarınca yapılan açıklamalardan Ocak 2012’den itibaren Irak ile ilişkilerin Yüksek Stratejik İşbirliği çerçevesinde devam ettirileceği de ifade edilmiştir. 

 

1)http://tr.wikipedia.org/wiki/Irak

 

2)http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&ArticleID=1012580&Yazar=%20&Date=&PAGE=

 

3) http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15430600.asp

 

4)http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=773:abd-iraktan-neden-cekiliyor&catid=98:analizler-abd&Itemid=135

 

5)http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=766:abdnin-iraktan-cekilmesi-ve-muhtemel-etkileri&catid=77:ortadogu-analizler&Itemid=150

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar