Nebahat Tanrıverdi O., ORSAM Ortadoğu Uzman Yardımcısı
Tunus ve Mısır gibi ülkelerin ardından daha sınırlı bir şekilde de olsa silahsız ve barışçıl halk eylemleri ile karşı karşıya kalan Fas’ta değişim Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesi için kuşkusuz büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle de Fas’ta yaşanan ve bölgesel anlamda örnek olarak gösterilebilecek anayasal reform sürecinin pek çok açıdan ele alınması gerekmektedir. Suriye ve Libya’daki sıcak gelişmelerin gölgesinde kalan Fas’taki gelişmeler ve eylemler 25 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan parlamento seçimleri ve sonrasında ortaya çıkacak siyasi sistem ile birlikte ele alınmalıdır. Fas Monarşisi’nin anayasal reform yolunda attığı adımlar ve yaptığı yapısal değişiklikler temel eleştirilere rağmen değişim yönünde alınmış bir inisiyatif olarak değerlendirilebilir. Ancak Biat Günü gibi monarşi ve muhafazakarlar için önemli bir törenin yapıldığı gün ülkenin önemli merkezlerinde eylemler düzenlenmesi de muhalefetin varlığı açısından dikkatlerden kaçmaması gereken bir hususu oluşturmaktadır. Muhalif grupların sayıca az olduğu gerçeği ile birlikte Fas monarşisinin daha sembolik bir kuruma dönüştürülmesi yönündeki söylemin ortaya çıkmış olması, toplumsal anlamda reddedilemeyecek yeni ve Fas için önemli bir anlayışı temsil etmektedir. Yeni anayasanın getirdiği siyasal sistem ile talep edilen İngiliz monarşisi tarzı sistem arasında şimdilik oldukça büyük farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılığın Fas siyasi hayatındaki karşılığı ise ancak zamanla ortaya çıkacak gibi görünmektedir.