Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Gazze Operasyonu, Bölgesel Diplomasi ve Türkiye

İsrail’in 22 gün süren Gazze saldırısı, krizin sona erdirilmesi noktasında Ortadoğu ülkeleri için bir samimiyet sınavı niteliği taşımıştır. Bölge ülkelerinin gelişmeler karşısında takındığı tutum, Ortadoğu denklemini etkileyen sonuçlar doğurmuştur. Bugüne kadar, İsrail-Filistin sorununda Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, İran ve Suriye aktif tutumlarıyla bilinen ülkelerdi. Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün El Fetih’e; İran ve Suriye ise HAMAS’a destek vermektedir. Ancak Gazze’de yaşanan son olaylar Türkiye’nin de Ortadoğu’da etkin ve ciddi bir aktör olarak ortaya çıktığını göstermiştir.    Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün Pozisyonu Filistin sorunu her zaman İsrail ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin düzeyi ve niteliği açısından belirleyici olmuştur. Özellikle İsrail-Mısır ilişkileri açısından Filistin sorunu daha da önem taşımaktadır. İsrail’in Gazze operasyonuna Arap ülkelerinin yönetimlerinden ciddi tepkilerin gelmemesi kimi çevrelerde eleştirilere neden olsa da, Mısır’ın çabaları görmezden gelinemez. Ancak diğer Arap ülkeleri özellikle de Suudi Arabistan ve Ürdün, Gazze operasyonunda diplomatik anlamda başarısız olmuşlardır. Arap Birliği de gelişmeler karşısında ağırlığını koyacak bir pozisyon alamamıştır. Mısır ateşkesi sağlamak için HAMAS ve İsraili yetkilileri Kahire’ye davet etmiş ve bir çözüm planı sunmuştur. Yine, Fransa ile birlikte Şarmelşeyh toplantısını düzenlemiş ve toplantıya bölge ve Avrupa ülkelerini davet etmiştir.   İran-Suriye’nin Tutumu İsrail-Filistin sorununun bir diğer önemli ayağı olan İran-Suriye ekseninin, Gazze krizinde diplomatik anlamda ciddi adımlar atmadığı gözlenmiştir. Kriz patlak verdikten sonra, İran bazı diplomatik girişimlerde bulunmuştur. İran Meclis Başkanı Ali Laricani ve ardından İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Sait Celili, Suriye ve Lübnan ziyaret etmiş; Cumhurbaşkanı Ahmedinejad aralarında Latin Amerika ülkelerinin de olduğu 22 ülkeye Gazze sorunu ile ilgili özel temsilci ve mesaj göndermiştir. Ancak bu girişimler sembolik çabaların ilerisine geçmemiştir. İranlı yetkililer Suriye ve Lübnan ziyaretlerinde, HAMAS liderlerinden Halit Meşal, İslami Cihat Örgütü liderleri ve Suriyeli yetkililerle biraraya gelmişlerdir. Lübnan’da ise Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ile görüşmüşlerdir. Ancak tüm bu ziyaretler, krizi sonlandırmak yerine HAMAS’a destek verme amacı taşıyan ataklar olarak nitelendirilmiştir.    Suriye’nin ise Gazze krizi kapsamında ciddi bir diplomatik çabası olmamıştır. HAMAS liderlerinin Suriye’de sürgünde yaşaması, İsrail ile hâlihazırdaki Golan anlaşmazlığı ve ABD ile sorunları nedeniyle, Şam yönetiminin diplomatik çabaları sınırlı kalmıştır.   Türkiye’nin Girişimleri Gazze krizi çevresinde yürüttüğü diplomasiyle başarılı bir performans sergileyen Türkiye, Ortadoğu’da çok daha aktif bir aktör olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye, Gazze operasyonunun başından itibaren konuya büyük bir duyarlılık göstermiştir. Mısır’da gerçekleşen Şarmelşeyh toplantısında Türkiye’nin davet edilmesi ise bölge ülkelerinin Türkiye’yi önemli bir güç olarak kabul ettiklerini göstermiştir. Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu’nun bölge ülkelerindeki temasları, Gazze’deki ateşkesin sağlanmasında belirleyici etkenlerden biri olmuştur.   Türkiye’nin İsrail başta olmak üzere tüm bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler içinde olması ve HAMAS gibi aktörleri dışlamaması, diplomatik girişimlerinin sonuç vermesini sağlamıştır. Türkiye’nin bu gelişmeler sırasında kazandığı güvenilirliğin, İsrail-Filistin meselesi ile sınırlı kalmayacağını, Irak gibi bölgenin diğer sorunlu alanlarında da kendisine güç kazandıracağı söylenebilir. Ancak Türkiye’nin Ortadoğu bölgesinde daha etkin bir aktör olma rolüne hazırlanırken İsrail ile ilişkilerine de dikkat etmesi gerekmektedir. İsrail ile kapsamlı bir askeri ve siyasi ilişkisi olan Türkiye, ABD’nin İsrail’e yaklaşımını göz önünde bulundurmak ve dengeleri gözetmeye devam etmek durumundadır. Aynı şekilde, Türkiye’nin bölgesel meselelerdeki etkinliğinin giderek artması, önemli bir bölgesel aktör olan İran’ı da rahatsız edebilir.   Sonuç olarak, Gazze operasyonu çerçevesinde yürütülen girişimlere bakıldığında bölge ülkelerinin genel anlamda yetersiz kaldıkları ancak Mısır ve Türkiye’nin iyi bir performans gösterdikleri not edilebilir. Gazze operasyonu sonrasında kimi çevrelerde Mısır, Arabistan, Ürdün ekseni karşısında Türkiye’nin İran-Suriye eksenine yaklaştığı yönündeki iddialar ise önümüzdeki süreçte test edilmeye devam edilecektir.

Etiketler

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar