20 Mart 2003’te ABD’nin Irak’ı işgal etmesi ülkede yeni bir süreci de beraberinde getirmiştir. İşgal sonrası Irak’ın yeniden yapılanma sürecinde federal bir yönetim tarzı benimsenmiş ve Irak halkının alışık olmadığı bir biçimde iktidar gücü yerelleşmiştir. Yani merkezi yönetimle birlikte, federal bölgeler ve il yönetimleri pek çok konuda özerkliğe kavuşmuştur. Bugün gelinen noktada bu yapı Irak’taki etnik, dini ve mezhebi ayrışmaları körüklerken, coğrafi olarak da fiili bölünmeler ortaya çıkarmıştır. Örneğin Musul, Anbar, Selahaddin gibi illerde Sünniler ana güç olurken, Basra, Meysan, Zikar, Babil, Necef, Kerbela, Kadısiye, Muthanna ve Vasit’te Şiiler yönetici konumu tekil olarak el almıştır. Öte yandan Erbil, Süleymaniye ve Duhok’u içerisine alan Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) de başlı başına bir güç haline gelmiştir. Irak’ta “ulusal birlik hükümeti” olsa da yerel yönetimler üzerindeki ayrışma merkezi yönetime de sirayet etmiş durumdadır. Bu açıdan yerel politika Irak’taki merkez siyaseti de doğrudan etkiler konumdadır. Bu şartlar altında gelişen süreçte Irak’taki yerel seçimler de en az genel seçimler kadar önem taşımaktadır. İl yönetimlerindeki güç dağılımını belirleyen bu seçimler son olarak Irak’ın 12 vilayetinde 20 Nisan 2013’te, Musul ve Anbar’da ise 20 Haziran 2013’te yapılmıştır.
Özellikle 2009 sonrasında Musul’daki yerel siyaset Irak’taki genel siyaseti etkiler bir pozisyon almıştır. 2009’da yapılan il meclisi seçimlerinde Musul’da Nuceyfi kardeşler olarak bilinen Etil ve Usame Nuceyfi’nin kurduğu Hadba Listesi oyların yaklaşık yüzde 49’unu alarak birinci olmuştur. Irak’taki Sünnilerin kalelerinden biri olan Musul’un iç siyasi yapılanmasında ortaya çıkan dinamikler zaman zaman Irak’taki genel siyaseti de şekillendirir bir konuma gelmiştir. Bu nedenle il meclisi seçimleri Irak’taki özellikle Sünnilerin siyasi geleceğinin şekillenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Buradan hareketle Musul’da 20 Haziran 2013’te yapılan seçimlerin detaylı analizinin yapılması faydalı olacaktır