Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

İran’da Boykotun Gölgesindeki Seçimler

Gül ATMACA, Ortadoğu Araştırmacısı
Ortadoğu’nun baş aktörlerinden İran’da, 2 Mart’ta milletvekili seçimleri var. Ancak, ülkenin önde gelen reform yanlısı siyasetçileri ve örgütleri seçimleri boykot etti. Dolayısıyla, İran Meclisi’ndeki 290 sandalyenin yeni sahiplerinin belirleneceği seçimler asıl muhafazakârlar arasında yapılacak. Bir başka deyişle, Dini Lider Ali Hamaney ile Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad arasındaki çekişme burada gösterecek kendisini.

İran’ın halen sürgünde yaşayan muhalif düşünürü Ramin Cihanbeyoğlu, haziran ayında Cumhuriyet gazetesi yazarı Nilgün Cerrahoğlu’na verdiği röportajda, “İran’daki oyunun geleceğini biçimlendiren 4 katılımcı var. Bunlardan ilki, ultra-konservatif Ayetullahlarla çevrelenen Hamaney; başka deyişle ‘dini liderin ağı’dır. Bu ağın karşısında ikinci ağ olarak Ahmedinejad ekibi vardır. Ahmedinejad ekibi, Hamaney’in ‘dincilik kartına’ karşı‘ulusalcılık kartını’ çıkarıyor. İran ulusalcılığı üzerinden popülizm yapıyor. Bu durum, dini lider ile yakın çevresini çileden çıkarıyor. Son kertede ‘ulusalcı-popülist kanadın’ kazanması çünkü; dincilerin kaybetmesi anlamına geliyor. İki kamp arasındaki temel kavga bunun üzerine. Ama bu kavgada iki tarafın da göz önünde bulundurması gereken üçüncü ve dördüncü aktörler var…”*

Cihanbeyoğlu’nun bahsettiği aktörleri ayrıntılarıyla tanıtmadan önce seçimle ilgili genel bilgiler verelim: İran’ın 75 milyonu bulan nüfusu içinde oy kullanabileceklerin sayısı 48 milyon. Oy kullanma yaşı 18. Meclis’in 290 sandalyesi için 30 eyaletten adaylar yarışıyor. İran’ın 10 büyük şehrinden ise 60 milletvekili çıkacak.  Koruyucular Konseyi, adayları  “güvenlik incelemesi” ne tabi tutarak rejime aykırı gördüğü adayları ayıklıyor.

Seçimlerde yarışacak başlıca muhafazakâr gruplar ise şöyle:
 
1. Hükümeti Destekleyenler Cephesi

Sağcı, radikal, Ahmedinejad yanlısı

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad yanlıları, “İslamcı Hükümeti Destekleyenler Cephesi”, “Cumhurbaşkanı’nın Genç Danışmanları”, “Adalet ve Şefkat Cephesi”, “Birlik ve Adalet Cephesi” gibi yeni oluşumlar altında toplanmış bulunuyorlar.  Söylemlerinde sosyal adalet ve sınıf mücadelesi ağır basıyor. Kendilerini halk adaletinin savunucusu ve yoksulların avukatı olarak tanıtıyorlar. Güç odaklarına ve zenginlere bağlı olmamak gibi bir iddiaları var. Ancak, seçim kampanyası başladığında bile bir dağınıklık söz konusuydu.  Örgütsel ve idari sorunlar kısmen de olsa sürüyor.  Bu cephenin sadece Tahran’dan 24 adayı Koruyucular Konseyi tarafından elendi.  Hükümeti Destekleyenler Cephesi, aday olacak ve elenmesi muhtemel bazı üyelerine bağımsız aday olmaları çağrısında bulunmuştu. 

 2. Birleşik Aşırı Muhafazakârlar Cephesi

Muhafazakâr, gelenekçi, düzen yanlısı

Burada da değişik muhafazakâr gruplar bir araya gelmiş durumda. Üyeleri rejimin eski muhafızları. Meclis’te çoğu zaman kontrolü elde tutuyorlar.  Cephenin ana direği Gelenekçi Grup, ancak aralarında yeni-muhafazakârlar ve tutucular da var. Muhafazakârların bölünmesinden; reformcular ve yabancı güçlerin mevzi kazanmasından çekiniyorlar. O yüzden İslam, Anayasa ve Dini Lider etrafında birlik olma çağrısını tekrarlıyorlar. Birleşik Aşırı Muhafazakârlar Cephesi, ulusalcı duyguları öne çıkardıkları, kanun ve yasaları hiçe saydıkları ve de ABD ile ilişki kurma yollarını aradıkları gerekçesiyle Hükümet yanlılarından uzak duruyor.  Söyleminde, Dini Lidere sadakat ve dış düşmanlara karşı mücadele ağır bassa da rasyonellik, gerçekçilik ve iyi politikadan da söz ediyor.    

3. İstikrar Cephesi (Paydari)

Aşırı sağcı. Dini Lider Ali Hamaney’i destekleyen tutucu kanat.

Ahmedinejad’a karşı mücadele veren en önemli radikal kanat. İstikrar Cephesi,  Ahmedinejad’ı desteklerken şimdi karşısına geçip Ayetullah MesbahYezdi liderliğinde örgütlenenlerden oluşuyor.  Bu cephe aslında kendisini Ahmedinejad’ın dostu olarak tanımlıyor ancak yakın çevresindekilere karşı. Halen cumhurbaşkanı olduğu gerekçesiyle Ahmedinejad’ı doğrudan hedef almıyor. Ahmedinejad ve çevresindekilerin seslendirdikleri ulusalcılığa karşılar. Ahmedinejad’ın sosyal adalet söylemini harfiyen tekrarlıyorlar, hatta hükümetin ekonomi politikasını destekliyorlar.  Ülkenin en etkili kurumlarından birisi olan Devrim Muhafızları’nın bu cephede yer alan bazı önemli isimleri Ahmedinejad’ı destekliyor gibi görünse de,  şu kesin ki Hamaney’in tarafındalar.  İstikrar Cephesi’nin söyleminde, ekonomik ve kültürel konulardan çok “rejimin özününün koruması ve rejimden sapma eğilimlerini yok etmek”  ağır basıyor.  İslam Devriminin radikal ilkelerinden en ufak bir sapmaya tahammül etmeyeceklerini ve onu değiştirmeye çalışan herkese karşı duracaklarını ifade ediyorlar.
 
Muhalefeti hapiste olan ülke

Yukarıda da vurguladığım gibi İran’da,  bağımsız adaylar, kendisini reformcu ya da merkezde sayan bazı küçük partiler hariç, önde gelen reformcular seçimleri boykot etti.  1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana ilk kez önemli siyasi bir kanat böyle bir tavır sergiliyor. Yeşil Hareket 209’deki seçim sonuçlarını protesto etmek için sokaklara dökülmüştü. Bu seçimlerde ise ev hapsinde olan Liderleri Mir Hüseyin Musavi ile Mehdi Kerrubi gibi eve kapanarak yani seçimlere katılmayarak protesto ediyorlar.

Örneğin, Tebriz’de duvar ve banklara yapıştırılan posterlerde  “Seçimleri boykot etmek ulusal bir görev” diye yazıyor. Yeşil Hareket’in Koordinasyon Konseyi, Hükümeti hedef alan açıklamasında, “Zaten istediğiniz ülkeyi saran bir mezarlık sessizliği değil miydi?” diyor. 

Reformcular, seçimlere katılmak için tutuklu ve gözaltında tutulan siyasetçilerin salıverilmesi, insan haklarının iyileştirilmesi gibi şartlar öne sürmüşlerdi. Fakat bunlar gerçekleşmediği gibi insan hakları örgütlerine göre seçimlere doğru ihlaller daha da arttı. Musavi ve Kerrubi’nin  ev hapsinde tutulmaları 14 Şubat’ta  bir yılı doldurdu. Yeşil Hareket üyelerinin bunu protesto etme etmek için internetten yaptığı çağrı yine Hükümetin engeline takıldı, öyle ki, yabancı sitelere erişim bir süre için engellendi.  İstihbarat Bakanlığı, Yeşil Hareket üyelerine 14 Şubat’ta dışarı çıkmamaları uyarısında bulundu! Tahran’a olağanüstü güvenlik önlemleri alındı.

Gazetecileri Koruma Örgütü (CPJ) , Ocak ayında içeride bulunan 42 gazeteci ve blog yazarına 10 kişinin daha katıldığını bildirdi. Uluslararası Af Örgütü yayımladığı son raporda, 1 Mart’ta yapılacak olan meclis seçimlerine günler kalmışken, İran’ın muhaliflere uyguladığı baskıyı iyice artırdığını açıkladı. Rapora göre, sinema yönetmenleri, blog yazarları, azınlıklar, avukatlar tutuklanırken, internet erişimi de çok daha kısıtlı hale getirildi. İnternet üzerinden başka ülkelerle iletişime geçmenin de neredeyse imkansızlaştığı belirtildi.

İranlı yetkililer, seçimlere katılımı sağlamak için halka “dışarıya karşı birlik olalım”, “düşmanlarımızı sevindirmeyelim” gibi mesajları veriyorlar. Giderek ağırlaşan yaptırımların altında ezilen halkın buna nasıl yanıt vereceği merak konusu.  Bir de 2009’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaşananlar hafızalardaki tazeliğini koruyor. Yeşil Hareketin Lideri Musavi öndeyken Ahmedinejad’ın seçimleri nasıl kazandığı ise soru işareti olarak hâlâ duruyor. Seçimden sonra sokaklara dökülen göstericilere yönelik şiddet dolu müdahalelerde 100’den fazla insan yaşamını yitirmiş, binlerce kişi hapse atılmıştı. Rejim o günden bugüne muhaliflere göz açtırmıyor. Muhalefetin sesinin kısıldığı, seçimleri boykot ettiği bir ortamda çıkan sonuçlar bakalım hangi muhafazakâr grubun yüzünü güldürecek?

Kaynaklar

-*Nilgün Cerrahoğlu, Ahmedinejad 'Topal Ördek' mi?, 25 Haziran 2011, Cumhuriyet

-Saeed Barzin,  “Iranian parliamentary elections”, BBC, 27 Fenruary, 2012

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar