Nebahat Tanrıverdi O, ORSAM Ortadoğu Uzman Yardımcısı, [email protected]
Tahrir Meydanı’nda gösteriler devam ederken, Mısır ilk özgür seçimlerini gerçekleştirdi. Mübarek sonrası dönemde bu tarihi olayın önemi, sandık başına giden seçmen sayısının rekor düzeylere ulaşması ile görünür hale gelmiştir. Yüksek Askeri Konsey’in ilkeler üstü programı, ulusal kurtuluş hükümetinin kurulması talepleri, tam demokratikleşme, devrim-karşı devrim gibi tartışmaların gölgesinde başlayan seçimler biraz karışık ve bir o kadar da uzun zamana yayılmış bir maratondur. 28 Kasım’da başlayan parlamento seçimlerinin Mart ayında sona ermesi planlanmaktadır.
Mısır’da 28-29 Kasım 2011 tarihlerinde meclisin alt kanadını oluşturan Halk Meclisi’nin seçilmesi için gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ilk turu gerçekleştirildi. Karmaşık bir seçim sistemine sahip olan Mısır’da seçimlerin her turu iki aşamalı olarak gerçekleştirilmektedir. İlk turda nispi çoğunluğu kazanamayan adaylar balotaj seçimlerine katılmak zorundadır. Seçim takvimine göre Halk Meclisi seçimlerinin 11 Ocak 2012’de tamamlanması öngörülmektedir.
Üç aşamalı olarak gerçekleştirilecek seçimlerin ilk turunda adaylar 56 sandalye için 9 valilik bölgesinde yarıştılar. Seçimlerin bu turunda seçmenler, Kahire, Fayoum, Port Said, Damietta, İskenderiye, Kafr El-Şeyh, Assiut, Luksor, ve Kızıl Deniz’de oy kullanmışlardır. Bu seçimde balotaj seçimlerine kalmayan ve seçim bölgelerinde nispi çoğunluğu kazanan 4 bağımsız aday bulunmaktaydı. Ancak bu dört adayın ikisi Hürriyet ve Adalet Partisi’ne geçmiştir. Kalan 52 aday ise pazartesi başlayan 6 Aralık’ta sona ermesi beklenen balotaj seçimlerinde tekrar yarışacaklardır.
Gecikmeli olarak açıklanan seçim sonuçlarına göre Müslüman Kardeşlerin siyasi kanadı olan Hürriyet ve Adalet Partisi’nin 46 adayı ( 13 adayı Kahire’de, 8 adayı İskenderiye’de, 6 adayı Kafr El Şeyh’de, 3 adayı Dumiyat’ta, 6 adayı Fayoum’da, 8 adayı Assiut, 2 adayı Luksor’da ve Kızıl Deniz’de) 5-6 Aralık’ta gerçekleşecek balotaj seçimlerinde yarışacaktır. 28-29 Kasım’da gerçekleştirilen ilk tur seçim sonuçlarına göre Hürriyet ve Adalet Partisi oyların %36,6’sını alarak ilk sıraya, Selefi El-Nur Partisi ise oyların 24,4’ünü alarak ikinci sıraya ve Hıristiyan iş adamı Necip Saviris'in Liberal Partisi'nin liderliğindeki Mısır İttifakı ise oyların yüzde 13,4’ünü alarak üçüncü sıraya girmiştir. Bunların dışında Liberal eğilimli Vefd ise yüzde 7,1 ve Müslüman Kardeşlerden ayrılarak kurulan Vasat Partisi ise yüzde 4,3 oy almıştır.
Aylar sürecek seçimlerden ortaya çıkacak parlamento dağılımına dair net bir öngörüde bulunmak için henüz çok erkendir. Ancak ilk tur seçimlerin sonuçlarına bakıldığında İslamcı partilerin oyların %60’ından fazlasını aldığı görülmektedir. Hürriyet ve Adalet Partisi, El-Nur Partisi ve Müslüman Kardeşlerden ayrılan kanadın kurduğu El Vasat Partisi’nin toplam oyları seküler ve liberal seçim ittifaklarının çok üzerindedir. Genel olarak bu tablonun seçimlerin geneline de yansıyacağı tahmini yapılabilir. Öte yandan bu üç partinin parlamentoda uyumlu bir şekilde çalışacağı önkabülü ise doğru olmayabilir. Seçim öncesinde bu üç partinin birlerine yönelttiği suçlamalar oldukça keskindir, aynı zamanda seçmen tabanının aynı olması bu üç partinin kendi aralarındaki muhalefeti de arttıracaktır. Müslüman Kardeşlerin Selefileri şiddet olaylarına karışmakla suçlamaları, Selefilerin Müslüman Kardeşleri, ABD ve Mısır Ordusu ile birlikte hareket ettikleri yönünde suçlamaları bahsedilen siyasi çekişmenin seçim öncesi portresini oluşturmaktadır. Seçimlerin tamamlanmasının ardından yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılmasından, ülkenin ekonomik sorunlarının ele alınmasına kadar ciddi bir takım sorunlarla yüzleşmek zorunda kalacak hükümet, öte yandan keskin bir siyasi muhalefet ile de karşı karşıya kalacaktır. Şimdi tablon un seçimlerin geneline yayıldığı düşünülürse, iktidar ve muhalefette temsil hakkı kazanan İslamcı partilerin birbirlerine ciddi eleştiriler yönlendirmesi kaçınılmazdır.
Kısa vadede ise balotaj seçimlerinde iki İslamcı parti, Hürriyet ve Adalet Partisi ile El-Nur Partisi oylarını arttırmaya çalışacaktır. Bu iki parti arasındaki rekabet İslamcılar ile liberal-seküler partiler arasında yaşanan rekabetten daha ciddi bir seviye seyretmektedir. Mübarek döneminde Müslüman Kardeşleri çevreleme politikası çerçevesinde siyasal İslam’ın sınırları günlük pratiklere indirgenmeye çalışılmış, halkın özellikle Selefi organizasyonlar aracılığı ile siyaset dışı dini ritüeller ve pratikler etrafında muhafazakârlaşması amaç edinilmiştir. Bu nedenle seçim sandıklarından %60’lık sonuç sürpriz değildir. Öte yandan Müslüman Kardeşlerin siyasetteki konumu ile Selefilerin konumları da bir değildir. Bu iki partinin ileride ittifak içerisinde olma ihtimali oldukça düşüktür. Öte yandan her iki partinin de yeni dönemde Mısır siyasi hayatında etki alanını arttırmaya çalışacağı kesindir.