Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Mısır’da Son Dönemde Önde Gelen Laik-Liberal-Solcu Hareketler

2 dakika okuma süresi | 19.09.2013

Mısır'da 25 Ocak Devrimi'yle başlayan yeni sürecin en önemli aktörü hiç şüphesiz siyasal İslam olmuştur. Ancak siyasal İslam'ın bu yükselişi sadece Mısır'da değil, benzer süreci yaşayan diğer Arap ülkelerindeki laik-liberal kesim tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Bu süreçte sürekli siyasal İslam (başta Müslüman Kardeşler Teşkilatı) çok konuşuldu ve tartışıldı. Ancak laik-liberal muhalefet genelde geri planda kaldı. Laik, liberal ve solcu partiler siyasal İslam'ın güçlü örgütlülüğü karşısında zayıf kaldı. Çoğu zaman bu partiler ittifak kurmakta ve siyasi süreçte tek bir yol haritası üzerinde uzlaşmakta bile başarısız oldu. Ancak bu durum uzun sürmedi ve laik-liberal kesim, özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Müslüman Kardeşler'in adayı Muhammed Mursi'nin seçimleri kazanmasından sonra İhvan karşıtlığı ekseninde birleşmeye başladı. Zaten siyasal İslam dışında kalan kesimin başka bir temelde birleşmesi pek mümkün görünmemektedir.
 
Söz konusu parti ve hareketlerin büyük bir kısmının resmi olarak birleşmesi ise Mursi'nin cumhurbaşkanı seçilmesinden yaklaşık 5 ay sonra gerçekleşti. 22 Kasım'da bir kararname yayınlayarak yetkilerini arttıran Mursi muhalefetin büyük öfkesine neden oldu. Mursi'yi ''Firavun'' olmakla suçlayan muhalefet sokaklara döküldü ve başkent Kahire başta olmak üzere ülke genelinde kan aktı. 
 
Laik-liberal-solcu-Nasırcı çizgideki seküler muhalefet bundan sonra ''Ulusal Kurtuluş Cephesi'' adı altında birleşti ve İhvan karşıtlığı üzerinden siyaset yapmaya başladı. Ulusal Kurtuluş Cephesi her ne kadar Müslüman Kardeşler'den sonraki en güçlü oluşum olarak siyaset sahnesindeki yerini alsa da siyasal İslam'a alternatif oluşturabilecek güce ulaşabilmiş değildir.

 

Analiz
Semir Yorulmaz

Semir Yorulmaz

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar