Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Rusya’nın Suriye Sorunu İle İlgili Yeni Tasarısı

Dr. İlyas Kamalov, ORSAM Avrasya Danışmanı
Geçtiğimiz hafta sonu Suriye’deki muhaliflerin gösterileri devam etmiş, son bir yıl içerisindeki olaylar sırasında toplam ölenlerin sayısı 5 bini asmıştır. Geçtiğimiz günlerde en büyük gösterilerden biri de Humus’ta gerçekleşmiştir. 200 binden fazla kişinin katıldığı gösteride Suriye muhalefeti, uluslar arası kamuoyunun Şam’a karşı ciddi yaptırımlarda bulunmamasından dolayı duyduğu rahatsızlığı da dile getirmiştir.  

Suriye’de ölenlerin sayısının her geçen gün artması, gerek Arap ülkelerinin gerekse de Batı ülkelerinin Beşir Esad rejimi üzerindeki baskıyı arttırmalarına neden olmaktadır. Nitekim Arap Ligi, Şam yönetiminin 21 Aralık tarihine kadar ülke içerisinde baskıya son verilmesini ve muhaliflerle görüşmelerin başlatılmasını öngören Arap Barış Plânı’nı kabul etmediği takdirde BM Güvenlik Konseyi’ne başvurma tehdidinde bulunmuştur. Suriye’ye 21 Aralık’a kadar zaman tanınmasının nedeni ise o gün, Kahire’de Arap Ligi zirvesinin gerçekleştirilecek ve Suriye meselesinin yeniden görüşülecek olmasıdır.

Bununla birlikte Batı ülkeleri, Arap Ligi’nin ileri sürdüğü Arap Barış Plânı’ndan ziyade daha önce Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu karar tasarısını görüşmeye hazır olduklarını belirtmişlerdir. Batı ülkelerinin Arap Ligi’nin plânından ziyade Rusya’nın tasarısına önem vermesinin iki önemli nedeni mevcuttur. Bunlardan ilki, Arap Ligi’ne üye ülkelerin Suriye’deki olaylarla ilgili ortak bir görüşe ve Arap Ligi’nin Suriye’ye yaptırım uygulayacak bir mekanizmaya sahip olmamasıdır. İkinci neden ise Arap ülkelerinin Arap Barış Plânı’nı BM Güvenlik Konseyi’nde götürdükleri takdirde dahi Rusya ve Çin’in vetosuyla karşılaşacak olmasıdır. Nitekim Rusya ile Çin geçtiğimiz Perşembe günü BM Güvenlik Konseyi’nde görüşülmek üzere konuyla ilgili yeni bir karar tasarısı teklifinde bulunmuşlardır. Söz konusu tasarı, her iki tarafı da silahı bırakıp görüşmeye başlama ve Arap Ligi’nin desteğiyle reformlar gerçekleştirme çağrısında bulunmaktadır. Rus-Çin ortak tasarısı, bu ülkelerin öne sürdükleri önceki tasarılar gibi herhangi bir yaptırım öngörmemektedir. Buna rağmen Batı ülkeleri, Rus-Çin teklifini görüşmeye hazır olduklarını belirtmişlerdir.

Aslında Moskova’nın hazırladığı bu yeni karar tasarısının daha önce teklif ettiği tasarılardan hiçbir farkı yoktur. Önceki tasarılara soğuk yaklaşan Batı ülkeleri, bu meselenin (özellikle BM çerçevesinde) Rusya’sız çözülemeyeceğini anlamış olduklarından yeni tasarıyı tartışabileceklerini ileri sürmektedirler. Bu süreçte Batı’nın, Moskova’nın bu teklifini kabul etmek yerine Rus yetkililerle görüşmeler yaparak yavaş yavaş onların görüşünü değiştirmeye çalışacaklarını söylemek mümkündür. Suriye’deki ölü sayısının her geçen gün artması da bu bağlamda Rusya’nı aleyhine, Batı ülkelerinin ise lehine bir gelişmedir.

Bununla birlikte Libya konusunda Batı ile “işbirliği” yapan ve bundan dolayı pişman olan Moskova’dan Suriye konusunda geri adım atmasını beklemek doğru değildir. Kremlin, Suriye’ye yaptırımların uygulanmasına ve özellikle de uzun yıllar boyunca “yatırım yaptığı” bugünkü Suriye rejiminin devrilmesine en azından “yasal yollardan” müsaade etmeyecektir. Irak ve Libya’dan sonra Moskova’nın Suriye’yi de kaybetmesi, Kremlin’in Orta Doğu’da son kalesinden de mahrum kalacağı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Moskova’nın geri adım atmayacağını, Rusya’nın teklif ettiği karar tasarısının bu hâliyle Batı ülkelerini tatmin etmeyeceğini ve dolayısıyla da konuyla ilgili belirsizliğin devam edeceğini öngörmek mümkündür.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar