Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

SUDAN SAVAŞININ SEYRİ – ŞUBAT 2026

İHA YIPRATMA SAVAŞININ DERİNLEŞMESİ: KADUGLİ KIRILMASI, SİVİL ALTYAPIYA SALDIRILAR VE GÜNEY CEPHESİNDE YENİ DENGE

Şubat 2026, Sudan savaşında insansız hava araçlarının sadece destekleyici değil, savaşın ana belirleyeni haline geldiği bir dönem olmuştur. Ay boyunca Darfur, Kuzey ve Güney Kordofan, Mavi Nil ve Sennar hattında hastaneler, pazar yerleri, ibadethaneler, yardım konvoyları ve üniversite kampüsleri hedef alınmış; savaşın insani maliyeti daha önceki aylara kıyasla daha görünür hale gelmiştir. Bu süreçte Sudan Silahlı Kuvvetleri (SSK), bazı cephelerde taktik kazanımlar elde etmiş; özellikle Kadugli’ye girerek kuşatmayı kırması, ayın en dikkat çekici gelişmelerinden biri olmuştur. Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile Sudan Halk Özgürlük Hareketi – Kuzey (SPLM-N) ittifakı, Güney Kordofan ve Mavi Nil’de eşgüdümlü saldırılarla baskıyı sürdürmüştür.

Şubat ayı verileri, Sudan savaşının artık yalnızca toprak kontrolü ya da şehir kuşatmasıyla açıklanamayacağını; hava platformları, insani hatların yıpratılması, sivil yaşam alanlarının felç edilmesi ve yerel güç dengelerinin hedef alınması üzerinden ilerleyen çok katmanlı bir savaş düzenine dönüştüğünü göstermektedir. Ayrıca HDK içindeki fraksiyon çatışmaları, örgüt içinde komuta bütünlüğünün de aşındığına işaret etmektedir.

COĞRAFİ YAYILMA VE SALDIRI YOĞUNLUĞU

Darfur, Şubat ayında hem HDK içi çatışmaların hem de sivilleri hedef alan saldırıların yoğunlaştığı bir alan olmuştur. 2 Şubat’ta Doğu Darfur’da HDK içindeki rakip fraksiyonlar arasında çıkan çatışmada üst düzey komutan ve aşiret lideri Shartay Mohamed Jaafar’ın öldürülmesi, örgüt içinde güç mücadelesinin derinleştiğini göstermiştir. Bu durum, HDK’nin sadece dış cephelerde değil, iç yapısının da kırılganlaştığına işaret etmektedir. Kuzey Darfur’da Tawila El Omda kampında çıkan ve kundaklama ihtimalinin gündeme geldiği yangın sonucu 550’den fazla ailenin evsiz kalması, Darfur’daki insani kırılganlığın ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Ayın sonuna doğru Misteriya’da Musa Hilal’i hedef aldığı belirtilen İHA saldırısı, Darfur’daki aşiret temelli güç ağlarının hâlen savaşın merkezinde bulunduğunu göstermektedir. 24 Şubat’ta Tine’ye yönelik HDK saldırısının püskürtüldüğünün açıklanması ve 29 Şubat’ta Mustariha’ya düzenlenen roket saldırısında en az 28 sivilin ölmesi, Darfur’un aynı anda hem cephe hattı hem de sivil kırımı alanı olarak işlediğini ortaya koymaktadır.

Kuzey ve Güney Kordofan hattı, Şubat ayında da savaşın ağırlık merkezi olmaya devam etmiştir. 3 Şubat’ta Sudan ordusunun Kadugli’ye girerek HDK ve SPLM-N kuşatmasını sona erdirdiğini açıklaması, ayın en önemli askerî gelişmelerinden biridir. Kadugli çevresinde bu gelişmeyi izleyen günlerde yoğun çatışmalar yaşanmış; 3 ve 4 Şubat’ta sağlık merkezi ile askerî hastanenin İHA saldırılarıyla vurulması, ordunun kuşatmayı kırmış olsa da alanı güvenceye almakta zorlandığını göstermiştir. 5 Şubat’ta El Kuik’te askerî hastanenin vurulması ve en az 22 kişinin ölmesi, sağlık altyapısının artık sistematik biçimde savaş hedefi haline geldiğini ortaya koymuştur. Aynı dönemde Dilling’de hastanelerin devre dışı kalması, yardım konvoylarının hedef alınması ve 15, 28 Şubat tarihlerinde sivillerin yoğun biçimde hayatını kaybettiği saldırılar, Güney Kordofan’da sivil alan ile askerî alan arasındaki ayrımın tamamen silindiğini göstermektedir.

Kuzey Kordofan’da ise El-Rahad’daki Kur’an okuluna, camiye ve yardım konvoylarına yönelik saldırılar, çatışmanın toplumsal dokuyu doğrudan hedef alan bir yıpratma stratejisine dönüştüğünü göstermiştir. 16 Şubat’ta Sodari’deki El-SSKiya pazarına düzenlenen ve Sudan ordusuna ait olduğu iddia edilen İHA saldırısında en az 28 kişinin ölmesi, savaşta sorumluluğu tartışmalı saldırıların çoğaldığını ve tarafların sivil kayıplar üzerinden karşılıklı meşruiyet mücadelesi yürüttüğünü göstermektedir. 22 Şubat’ta bir tuk-tuk’un kara mayınına çarpması sonucu aralarında çocukların da bulunduğu dokuz kişinin ölmesi ise, savaşın sadece aktif bombardımanlarla değil, mayınlar ve kalıcı patlayıcı tehditler yoluyla da sivillerin yaşamını kuşattığını ortaya koymaktadır. Ay sonunda El-Obeid’e yönelik yoğun İHA saldırılarında dokuz kişinin ölmesi ve Kordofan Üniversitesi kampüsünün ağır hasar görmesi, HDK’nin kent merkezlerini istikrarsızlaştırma stratejisinin sürdüğünü göstermektedir.

Mavi Nil cephesi, Şubat ayında HDK–SPLM-N iş birliğinin en görünür olduğu alanlardan biri olmuştur. 3 Şubat’ta Deim Mansour’un ele geçirilmesi ve 7 Şubat’ta El Selik’e yönelik saldırının püskürtüldüğünün açıklanması, bölgede kontrolün sık sık el değiştirdiğini göstermektedir. Qeisan, Geissan ve El-Kurmuk hattında Şubat sonuna kadar süren İHA saldırıları, Mavi Nil’de klasik cephe savaşından çok “yaygın taciz ve yıpratma” modelinin benimsendiğine işaret etmektedir. Özellikle El-Kurmuk ve Geissan hattına yönelik genişleyen saldırılar, Mavi Nil’in yalnızca yerel bir çatışma sahası değil, Güney Kordofan ile birlikte düşünülmesi gereken birleşik bir operasyon alanı haline geldiğini göstermektedir.

Sennar ve Batı Kordofan gibi ikincil görünen alanlarda da saldırı yoğunluğu artmıştır. El-Mazmoum Hastanesi’nin İHA saldırısıyla vurulması ve Batı Kordofan’daki Umm Rusum su noktasına düzenlenen, Sudan ordusuna ait olduğu iddia edilen saldırıda en az 18 sivilin ölmesi, altyapı ve sivil hizmet noktalarının savaşın doğrudan hedefi haline geldiğini göstermektedir. Bu durum, tarafların sadece askerî üstünlük değil, toplumsal dayanıklılığı da kırmaya çalıştığını düşündürmektedir.

AKTÖRLER VE STRATEJİK DÖNÜŞÜM

Sudan Silahlı Kuvvetleri (SSK), Şubat ayında özellikle Güney Kordofan’da taktik ölçekte önemli kazanımlar elde etmiştir. Kadugli’ye girerek kuşatmayı kırması ve HDK’ye ait CH-95 İHA’ları ile FK-2000 ve FB-10 hava savunma sistemlerini imha ettiğini açıklaması, ordunun artık yalnızca savunma değil, HDK’nin teknolojik kapasitesini aşındırma hedefiyle hareket ettiğini göstermektedir. Ayrıca Batı Kordofan ve Mavi Nil’de mevzilere yönelik operasyonlar, SSK’nin cepheyi güneye doğru genişletmek yerine kritik alanlarda “kesme ve bastırma” stratejisini tercih ettiğine işaret etmektedir.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ise Şubat ayında büyük ölçüde sivil ve yarı-sivil hedeflere yönelen bir savaş pratiği sergilemeye devam etmiştir. Hastaneler, pazar yerleri, yardım konvoyları, camiler, okullar ve üniversite kampüslerine yönelik saldırıların yoğunluğu, HDK’nin savaş stratejisinde toplumsal maliyeti yükselterek karşı tarafın idari ve psikolojik direncini kırma hedefinin baskın hale geldiğini göstermektedir. Ancak Doğu Darfur’daki fraksiyon çatışmaları, örgütün kendi içinde de parçalanma riskinin arttığını ortaya koymaktadır.

SPLM-N ise özellikle Güney Kordofan ve Mavi Nil’de HDK ile operasyonel uyum içinde hareket eden tamamlayıcı bir aktör görünümü vermiştir. Kadugli, Dilling, Qeisan ve El-Kurmuk hattındaki eşgüdümlü saldırılar, SPLM-N’nin artık bağımsız bir yerel aktör olmanın ötesinde, savaşın güney cephesinde stratejik dengeyi etkileyen bir ortak haline geldiğini göstermektedir.

DEĞERLENDİRME VE ÖNGÖRÜLER

  • Şubat 2026 verileri, Sudan savaşının tam ölçekli bir İHA yıpratma savaşı niteliği güçlendirdiğini göstermektedir.
  • Kadugli’nin kuşatmasının kırılması, SSK için önemli bir moral ve operasyonel başarıdır; ancak bunu izleyen saldırılar ordunun alan hakimiyetini hemen kuramadığını göstermektedir. Dolayısıyla, bu süreç önümüzdeki aylarda El-Faşir hattına ilerleme noktasındaki kritik şehirleri almasıyla güçlenecektir.
  • Hastaneler, yardım konvoyları, ibadethaneler ve pazarların hedef alınması, savaşın insani hukuku sistematik biçimde aşındırmaya devam ettiğini göstermektedir.
  • HDK içi fraksiyon çatışmaları, örgütün iç dayanıklılığında zayıflama işareti verse de bunun sahadaki saldırı yoğunluğunu henüz azaltmadığı görülmektedir. Bunun etkisi önümüzdeki aylarda ordu lehine değişip değişmediği gözlemlenecektir.
  • Mavi Nil–Güney Kordofan ekseninde HDK–SPLM-N eşgüdümü, savaşın güney cephesinde daha kalıcı bir ittifak yapısının oluştuğuna işaret etmektedir.

Kısa vadede, Güney Kordofan’da Kadugli–Dilling–Bara  hattı ile Mavi Nil’de Geissan–El-Kurmuk hattında çatışmaların yoğunlaşması beklenmektedir. El-Obeid ve çevresindeki İHA saldırılarının sürmesi de kuvvetle muhtemeldir.

Uzun vadede ise Sudan’daki savaş daha da dağınık, daha teknoloji odaklı ve daha yüksek sivil maliyet üreten bir yapıya evrilmektedir. HDK tarafında kara kontrolünden ziyade altyapıyı felç etme, nüfusu yerinden etme ve yardım akışını bozma gibi asimetrik stratejiler belirleyici olmaya başlamıştır. Bu da savaşın süresini uzatırken, çözüm ihtimalini daha da zorlaştırmaktadır. Ancak dış desteğin kesilmesinin bu süreyi kısaltacağı öngörülmektedir.

SONUÇ

Şubat 2026, Sudan iç savaşında güney cephesinin yeniden şekillendiği, Kadugli kırılmasıyla taktik dengenin kısmen değiştiği ve aynı anda sivil yaşam alanlarının sistematik biçimde hedef alındığı bir ay olmuştur. HDK ve SPLM-N’nin koordineli saldırıları ile SSK’nin karşı operasyonları, savaşın artık belirli kentlerin kontrolünden çok hava sahası, lojistik koridorlar ve toplumsal dayanıklılık üzerinden yürüdüğünü göstermektedir. Sudan’daki istikrarsızlık, yalnızca cephe çizgilerindeki değişimle değil; dış destekle güçlenen hastanelerin, yardım konvoylarının, eğitim kurumlarının ve temel yaşam altyapısının çökmesiyle derinleşmektedir. Bu nedenle Sudan krizinin seyri, önümüzdeki dönemde askerî gelişmeler kadar insani erişim, altyapı güvenliği ve yerel ittifakların evrimi üzerinden okunmalıdır. ORSAM, bu süreci aylık olarak izlemeye devam edecektir.

ORSAM  asdasd

Kaan Devecioğlu

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar