Dr. Yaşar SARI, ORSAM Avrasya Danışmanı ve Bişkek Temsilcisi Kırgızistan-Türkiye Manas Üniv. Ögretim Üyesi
Almazbek Atambayev’in 30 Ekim 2011 tarihli Cumhurbaşkanlığı seçimini kazandığı ve yeni Cumhurbaşkanı olduğu Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu tarafından 12 Kasım 2011 tarihinde resmi olarak ilan edildi. Atambayev, 1 Aralık 2011 tarihi itibari ile görevi Roza Otunbayeva’dan devraldı. Bu olayın önemi, sadece Kırgızistan tarihinde değil Orta Asya devletleri tarihinde Cumhurbaşkanlığı’nın seçimle ilk defa el değiştirmesidir. Bu sebeble tarihi bir olay olduğunu söylenebilir.
Atambayev, Kırgızistan Sosyal Demokrat Parti (KSDP) başkanı olarak uzun yıllardan beri siyaset yapmaktadır.29 Ekim 2000 tarihinde Akayev’e karşı Cumhurbaşkanlığı seçimine girerek yüzde 6 oy aldı. Akayev’i deviren muhalefetin liderlerinden biri idi. Daha sonra Bakiyev’e karşı mücadele eden muhalefetin öncülerinden biri oldu. Atambayev’in muhalefeti yumuşak ve ülkenin çıkarları sözkonusu olduğunda iktidar ile anlaşma yapabilen ılımlı bir siyasetçi profili çizmiştir. Nitekim Atambayev 2006 sonlarında Bakiyev rejimini sarsan muhalefet gösterilerinin önderlerinden biri idi. Muhalefetin kararlı tutumu sonucu, Cumhurbaşkanı Bakiyev muhalefetin talep ettiği Cumhurbaşkanlığın bazı yetkilerini kısıtlayan, Parlamentonun yetkilerini arttıran değişiklikleri yapmayı kabul etti. Atambayev29 Mart 2007’de Feliks Kulov yerine Başbakanlığa getirildi. Böylece, Atambayev Orta Asya’da muhalefet liderliğinden Başbakanlığa yükselen ilk siyasetçi oldu. Bir süre Başbakanlık görevini yürüttü. Bakiyev’in teklifini kabul ederek Başbakanlığı kabul etmesi, Bakiyev’e karşı olan diğer muhalefetin önde gelenlerini kızdırmış, Temir Sariyev gibi önde gelen bazı muhalefet liderleri KSDP ayrıldılar.Fakat uzun bir zaman geçmeden, tekrar iktidarın kontrolünü tamamen eline alan Bakiyev, daha önce yapılan Anayasal değişikliklerde geri adım atarak, 21 Ekim’de yapılan referandum ile tekrar Cumhurbaşkanlığının yetkileri arttırdı. Atambayev 28 Kasım 2007’de Başbakanlık görevinden istifa etti. Tekrar muhalefete geçti.16 Aralık 2007’de yapılan seçimlerde Atambayev’in liderliğindeki KSDP 11 milletvekilliği kazandı. Ana muhalefet partisi olarak Parlamento’da yerini aldı. Atambayev,23 Temmuz 2009’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimine muhalefetin adaylarından en güçlüsü olarak girdi. Fakat seçim öncesi ve sırasında yapılan yolsuzluk ve usulsuzluklar üzerine seçim günü adaylıktan çekildi. Seçim günü çekildiği için adı oy pusulasından çıkarılmadı. Oy kullananların % 8.4’ün oyunu aldı.
7 Nisan 2011 tarihinde,Bakiyev’i deviren muhalefet liderleri arasında diğerlerine göre daha sakin ve uzlaşmacı kişiliği ile öne çıkan Atambayev geçici hükümetin başkanı oldu. 10 Ekim 2010 yılında yapılan Parlamento seçiminden,Atambayev’in partisi Parlamento’da Ata-Yurt Partisinin sonra en fazla sandalyaye sahip olan ikinci parti olarak çıktı. Atambayev siyasi mahareti sayesinde çok az kişinin tahmin edebileceği Atambayev liderliğinde bir koalisyon hükümeti kuruldu. Bakiyev’in eski bakanları ve yakın siyasetçilerinden oluşanAta-Yurt Partisi ile Bakiyev’i deviren Atambayev gibi siyasetçilerin içinde olduğuKSDP ve Respublika partilerinden oluşan bir koalisyon ortaya çıktı. Bu koalisyon’un ortaya çıkmasında Atambayev’in pragmatik sorun çözücü yaklaşımı önemli rol oynadı. Bir anlamda, Atambayev’in sakin kişiliği ve siyasi mahareti sayesinde, Kırgız siyasetindekigerginlik bir süre için düşmüş ve yeni çatışmaların çıkmasını önlenmiştir.
Özellikle Bakiyev’in ilk yıllarında Rusya’nın desteğini almak için geliştirdiği politikalar sebebi ile Kırgızistan’ın Rusya’ya olan siyasi ve ekonomik bağımlılığı artmıştır. Rusya’nın Kırgız iç ve dış siyasetindeki etkisini ve Kırgız ekonomisini etkileme gücünü iyi bilen Atambayev Rusya ile ters düşecek politikalardan kaçınmakta, diğer ülkeler ile geliştirdiği ilişkilerde Rusya’nın tavrını da dikkate almaktadır. Atambayev, dış politikada her ne kadar Rus yanlısı gibi görülse de, aslında pragmatik bir dış politika yürütmektedir. Örneğin Amerikan askeri üssünün 2014 yılında kaldırılacağını ilan ederek, bir bakıma Obama’nın Afganistan politikası ile örtüşmektedir (Obama Amerikan askerlerinin 2014 yılından itibaren Afganistan çekileceğini ilan etmişti), bir bakıma da Rusya’nın Amerikan üssünü kaldırılması konusundaki baskısını ileri bir tarihe ertelemeyi böylece bu zaman zarfı içinde üçlü pazarlık ile bu sorunu çözmeyi ümit etmektedir. Diğer yandan da Kırgızistan siyasal ve ekonomik ilişkilerini çeşitlendirmeye çalıştığını ifade edilebilir.
Türkiye açısından bakıldığında, Kırgız siyasetçileri içinde Türkiye ile ilişkilerini kuvvetlendirecek, dostane ve samimi ilişkiler kurmak isteyecek Atambayev gibi bir siyasetçi bulmak zordur. 24 Mart 2005 ihtilali sırasında Türk işadamına ait Pınara Oteline el konulmuş, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesine kampüs alanı olarak tahsis edilen arazinin bir kısmı dönemin Bişkek Belediye Başkanı olanı (Bakiyev’in son Başbakanı) Daniyar Usenov tarafından geri alınmaya çalışılmıştır. Bu yüzden Atambayev gibi her ortamda Türkiye’ye karşı sevgisini ortaya koyan bir devlet adamının Kırgızistan Cumhurbaşkanı olması Türkiye için bir şanstır. Bu analizin yazarı 10 Ekim 2010 tarihinde yapılan Parlamento seçimleri için gözlemcilik yaparken, Bişkek’e yakın bir kasaba olan Kara Balta’daki bir seçim mitinginde Atambayev’in Türkiye ile olanların ilişkileri önemini vurgulayan seçim konuşmasına şahit olmuştur. Hatta Atambayev, Kırgızistan’ın siyasi ve ekonomik mülahazalar ile yakın zamanda girmek zorunda olduğu Rusya, Kazakistan, Beyaz Rusya arasındaki Gümrük Birliğine Türkiye’ninde girmesini önermiştir.Gerek Atambayev’in Türkiye’ye Bakiyev’in 7 Nisan 2010’da devrilmesinden sonra Moskova ziyaretinden sonra 15 Nisan 2010’da ve26-27 Nisan 2011’de yaptığı ziyaretler gerekse Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1-2 Şubat 2011 tarihinde Kırgızistan’a yaptığı ziyaret ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 1 Aralık 2011’deki Cumhurbaşkanlığı devir teslim törenine katılması ve bütün bu ziyaretlerde imzalanan belgeler, Atambayev ve hükümetinin Türkiye ile yakın işbirliği içindeolmak arzusununve Türk liderlerinin de Atambayev’e karşı sempatilerinin göstergesidir. Tabii burada şunu da belirtmeden geçmemek lazım. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık düzeyinde yapılan temasların benzeri, bakanlıklar düzeyinde deparallel sürdürülmesi gerekir. Ama, gerek Türkiye’deki ve Kırgızistan’daki ilgili bakanlıklarıngerekse de Türkiye ve Kırgızistan bürokrasilerinin ilişkilerin geliştirilmesi konusunda aynı heyecan ve çalışma azmi içerisinde değillerdir. Bu kurumların daha çok rutin kabul edilen işler ile meşgul olduğu ve yeni diplomasinin gerektirdiğiçok yönlülüğün ve hareketliliğe sahip olmadığı da söylenebilir.Atambayev gibi gerçek Türk dostu bir siyasetçinin iktidarda olmasının yarattığı fırsatlarından yeterince yararlanılmadığını Kırgızistan’daki Türk özel teşebbüscüleri tarafından iddia edilmektedir. Türkiye’yi temsil eden devlet kurumlarının zafiyeti bir nebze olsun, Türk sivil toplum örgütleri tarafındandoldurulmaya çalışılmaktadır. Kırgızistan’daki bazı Türk sivil toplum örgütlerinin Türkiye ve Türkler lehine lobicilik konusunda Türkiye devletini temsil eden devlet kurumlarından daha başarılı olduğu da bir gerçektir.Türkiye’nin Kırgızistan’daki en büyük yatırımları eğitim alanında yapılmıştır. Özellikle de eğitim alanında faaliyet gösteren başta Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Uluslararası Atatürk-Alatoo Üniversitesi ile Sebat Kurumlarına bağlı Türk eğitim kurumlarını örnek olarak verebiliriz.Bu eğitim kurumlarında eğitim alan Kırgız gençleri Türkiye ile Kırgızistan arasında önemli ve gelecek için umut veren bir bağdır.
Başbakan Erdoğan ve Atambayev’in, 2 Şubat 2011’de imzalanan belgeler ile vizelerin kaldırılacağıilan edilmişti. Fakat hemen hemen bir yıla yakın zaman geçmesine rağmen vizeler kaldıralamamıştır. Ayrıca Kırgızistan’da yatırım yapan ve 7 Nisan 2011 yağmalama olaylarında zarar gören Türk işadamlarının sıkıntıları giderilememiştir. Aynı zamanda, Türkiye’de eğitim almış olan Kırgız öğrencilerin ve akademisyenlerin diplomaları hala Kırgız Milli Akademisi tarafından tanınmamaktadır. Bunların dışında, gerek Sovyetler Birliği döneminde kalma Türkiye Cumhuriyetine ve Türklere şüphe ve küçümseme ile bakan bugün az sayıda kalmış Sovyet eliti adını verebileceğimiz az fakat etkili bir grubun varlığı ve gerekse de münferit olaylara karışarak Türkiye ve Türk vatandaşların imajına zarar veren davranışlarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşların olması Türkler hakkında zaman zaman olumsuz kanaatların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.Bunun göstergelerinden biri de, her yıl belli dönemlerde Gallup tarafında düzenli olarak yapılan ankete göre, Mayıs 2011’de ankete katılanların % 81 Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iyi olduğunu düşünülürken bu oran Eylül 2011’de %66 düşmüş ve ilişkilerin kötü olduğunu düşünenlerin sayısı da %2’den %5 çıkmıştır.
Sonuç itibari ile Atambayev’in Türkiye karşı duyduğu sevgi ve verdiği önem ve Türkiye’ninde Atambayev’in Cumhurbaşkanı olma törenine en üst düzeyde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığında, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın ve yedi milletvekilinin olduğu bir heyet ile katılarak gösterdiği ilgi ve alakayı, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki bürokratik engelleri hızlı bir şekilde kaldırarak, hem Türkiye’deki hem de Kırgızistan’daki ilgili kurumlarının ve temsilcilerinin göstermesi gerekmektedir. 19 yüzyılın değil 21. Yüzyıl temsil anlayışına sahip, donanımlı, dinamik ve bilgili kadroların Kırgızistan’a atanması, eğitim kurumlarının ve sivil toplum kurumlarının önü açılarak desteklenmesi ile Türk-Kırgız ilişkileri her iki tarafı da memnun edecek seviyeye çıkartacaktır.