Dr. Yaşar Sarı, ORSAM Avrasya Danışmanı ve Bişkek Temsilcisi Kırgızistan-Türkiye Manas Üniv. Ögretim Üyesi
Seçim Öncesi
Kırgızistan 10 Ekim 2010 tarihinde yapılan Parlamento seçiminden sonra önemli bir seçimi daha tamamladı. 30 Ekim 2011 tarihinde yapılan seçim ile Kırgızistan halkı Cumhurbaşkanı’nı da doğrudan seçmiş oldu. Her ne kadar bazı eksikleri de olsa Kırgızistan Orta Asya’nın en demokratik ülkesi konumundadır. Yalnız demokrasinin tam oturmamış olmaması, var olan sosyo-ekonomik problemler ve çatışmalar ülkede istikrarın ve huzurun sağlanmasında bazı problemlerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. 1990’lı yıllardaki Tacik İç Savaşı ve Mayıs 2005’teki Özbekistan’daki Andican olayları dışında en önemli kitlesel olaylar Kırgızistan’da olmuştur. Haziran 1990’daki Oş-Özgen olayları, Mart 2005’de Kırgızistan’ın ilk Cumhurbaşkanı olan Askar Akayev’in halk hareketi sonucu devrilmesi, Nisan 2010 tarihinde Kırgızistan’ın ikinci Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev’in yine bir halk hareketi ile iktidardan düşürülmesi ve son olarak Haziran 2010 tarihindeki Oş ve Celalabad şehirleri ve çevresindeki trajik olayları örnek olarak sayabiliriz. 7 Nisan 2010’da Bakiyev’in iktidardan devrilmesi ile yönetimi ele geçiren eski muhalefet liderleri, Kırgızistan’da tekrar tek adam yönetimin olmaması, yani yetkilerin ve iktidar gücünün tek elde toplanmaması için yeni bir anayasa yapmaya karar verdiler. Yeni Anayasa’yı hazırlayanlar Kırgızistan’da var olan otoriter Başkanlık sistemi yerine daha esnek ve güçlerin farklı erkler arasında dağıtıldığı Yarı-Başkanlık daha doğrusu Yarı-Parlamenter sistemi benimsediler. Her ne kadar Kırgız siyasetçiler ve bazı akademisyenler tarafından Parlamento’nun sistemin merkezinde olması nedeniyle Parlamenter sistem olarak adlandırılsa da, Cumhurbaşkanın sahip olduğu yetkilerin fazlalığı sebebi ile bu sisteme Yarı-Parlamenter sistem adı verilebilir. Başta Ata-Meken Partisi lider Ömürbek Tekebayev olmak üzere oluşturulan Anayasa komisyonu dünyanın farklı ülkelerinin Anayasalarını da inceleyerek (Türkiye Anayasası dahil) ve Venedik Komisyonun tavsiyelerini de göz önüne alarak yeni bir Anayasa yazdı. Hazırlanan yeni Anayasa 27 Haziran 2010 tarihinde yapılan referandum ile yüzde 90’nın üzerinde oy ile kabul edildi.
Yeni Anayasa ile Cumhurbaşkanı’nın yetkileri kısıtlandı. Ancak yetkilerinin sınırlandırılmasına rağmen Cumhurbaşkanı hala hem Anayasa’daki yetkileri açısından hem de Kırgız toplumunun gözündeki imaj açısından çok önemli bir yere sahiptir. Örneğin, hala Cumhurbaşkanı devletin başsavcısını, Merkez Bankası başkanı’nı, diplomatları ve Savunma Bakanı başta olmak üzere askeri yetkilileri atamaktadır. Ayrıca Kırgız toplumu gibi ataerkil bir toplumda Cumhurbaşkanı sadece sembolik değil ülkenin gerçek lideri olarak görülmektedir.
10 Ekim 2010 tarihinde yapılan Parlamento seçimleri sonucunda, Bakiyev’in eski bakanları ve bürokratlarından oluşan Kamçıbek Taşiyev liderliğindeki Ata-Yurt (Ata-Jurt) Partisi, eski başbakan Almazbek Atambayev liderliğindeki Kırgızistan Sosyal Demokrat Partisi (KSDP), eski Cumhurbaşkanı yardımcısı ve eski Başbakan Feliks Kulov liderliğindeki Ar-Namus Partisi, eski başbakan yardımcısı ve işadamı Ömürbek Babanov liderliğindeki Cumhuriyetçi (Respublika) Parti ve eski Parlamento Başkanı Ömürbek Tekebayev liderliğindeki Ata-Meken Partisi 120 kişilik Parlamento’ya milletvekili sokmayı başardılar. Eski Parlamento başkanı ve Güvenlik Konseyi sekreteri Adahan Madumarov liderliğindeki Bütün Kırgızistan Partisi ise seçimde oy kullanma hakkına sahip bütün seçmenlerin (Milli Seçim Komisyonu kararı ile seçimde oy kullanan değil) yüzde beşinin oylarını alamadığı için Jogorku Keneş (Kırgızistan Parlamentosu)’te temsilci bulundurma hakkını kazanamamıştır. Ata-Jurt Partisini KSDP, Ar-Namus, Respublika ve Ata-Meken Partisi çıkardıkları milletvekili sayısılarına göre takip etmiştir. Jogorku Keneş’te temsil hakkını kazanan partilerin hiçbiri tek başına hükümeti kurmak için gerekli salt çoğunluğu sağlayamadığı için koalisyon görüşmeleri başladı. 7 Nisan’da Bakiyev iktidarının düşürülmesi sırasında aktif rol oynayan KSDP, Ata-Meken ve Nisan olaylarından sonra kurulan Respublika partileri arasında koalisyon kurulması beklenmekte idi. Fakat koalisyon görüşmeleri sonucunda KSDP, Respublika partileri ile Bakiyev döneminde bakanlık, belediye başkanlığı yapmış siyasetçilerin bir araya gelmesi ile oluşmuş Ata-Jurt partisi arasında koalisyon hükümeti seçimden ancak iki aydan fazla bir zaman sonra 17 Aralık 2010 tarihinde kurulabildi. Bu partilerin koalisyonu kurulabilmesinin temel sebepleri ise şunlardır: KSDP ve Respublika partileri açısından 7 Nisan’daki yönetim değişimi sonucu oluşan siyasal ve sosyal istikrarsızlığın ortadan kaldırmak ve Ata-Jurt partisi ileri gelenleri bakımından da Bakiyev döneminde elde ettiklerini korumak, parti olarak varlıklarının yeni oluşan sistem içinde sağlamlaştırmak ve meşruiyetini diğer siyasi elitlere de kabul ettirebilmek için koalisyon hükümetine girmeye karar verdiler.
17 Aralık 2010 tarihinden, 30 Ekim 2011 Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar Kırgız siyasi hayatında önemli gelişmeler oldu. Birinci gelişme, Ar-Namus Partisi üyesi 10 milletvekili partinin başkanı Kulov’a rağmen hükümeti destekleme kararı aldı. Yine, Ar-Namus Partisi üyesi 15 milletvekili Parti başkanı Feliks Kulov’un değiştirilmesini talep ettiler. Bu arada Ata-Jurt Partisi’nin Kamçıbek Taşiyev’i Cumhurbaşkanı adayı olduğunu ilan etmesi, partinin ileri gelenlerinden Bakiyev dönemi Bişkek Belediye Başkanı Nariman Tuliyev ile Bakiyev döneminde Parlamento Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası Başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuş Marat Sultanov gibi önemli siyasilerin Cumhurbaşkanlığı adaylıklarını ilan etmesi Ata-Jurt partisinde de bir krizin çıkmasına sebep olmuştur. Bu gelişmeler dışında, Kırgızistan Başsavcısı Kubatbek Baybolov’un Başbakan Yardımcısı ve Respublika Partisi lideri Ömürbek Babanov hakkında ileri sürdüğü Megacom (ülkenin en büyük cep telefonu operatörü, bir zamanlar eski Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev’in oğlu Maksim Bakiyev’in kontrol ettiği söyleniyordu) ilgili yolsuzluk iddiası Babanov’un geçici olarak bir ay hükümetteki görevi bırakmasına sebep olmuştur. Bir ay sonunda Babanov hükümete dönerken, Baybolov başsavcılık görevinden Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva tarafından görevinden alındı. Baybolov’da Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu ilan etti. Bunun dışında Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva ile Parlamento Başkanı Ata-Jurt Partisi’nden Ahmetbek Keldibekov arasında başta Maksim Bakiyev’in sahip olduğu 7 Nisan sonrasında devletleştirilen Kanal5 televizyonun kontrolü ve yüksek mahkemelere atanacak savcılar ile ilgili siyasal krizler ortaya çıkmıştır. Bütün bu gelişmelere ek olarak, Haziran 2010 tarihinde kanlı çatışmaların olduğu Kırgızistan’ın güney vilayetlerindeki (oblastlarındaki) azalmış da olsa gerginliğin devam ettiği bir ortamda Cumhurbaşkanlığı seçimine gidildi.
Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi siyasi partiler ve seçim yasasında belli başlı değişiklikler yapıldı. Temel değişiklikler şunlardır: Seçim barajı ülke çapında yüzde 7’ye ve vilayetlerde binde 7’ye çıkarılırken, seçim listelerinde adı olmayan ve davet yazısı olmayanların (daha önceki seçimlerde seçmenler sandık kurulunun izni ile ek listeye adları yazdırarak oy kullanabiliyorlardı) oy kullanamayacakları kararı verildi. Aynı zamanda, Milli Seçim Komisyonu’nun (başkan dahil) üyeleri ve yapısı değiştirildi. Bunlar dışında, vilayetlerdeki (oblastlardaki) seçim komisyonları ve “Gas Shaloo” adı verilen sonuçların elektronik ortamda vilayetlerden Milli Seçim Komisyonuna gönderen bilgisayar programının kullanılmasından vazgeçildi. Bu gibi değişiklikler daha önceki seçimlerde karşılaşılan problemlerin tekrarlanmaması amaçlanmış fakat gerek Cumhurbaşkanlığı seçim süresince ve gerekse de oyların sayımı sırasında bu değişiklikler yeni bazı problemlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Cumhurbaşkanlığı için parti ve kişisel aday olarak seçim sürecinin başında 83 aday başvurmuş, ama bu adayların bir kısmı Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için gerekli olan 30 bin imzayı, 100, 000 som’u (Kasım 2011 kurundan yaklaşık 4,000 TL) kayıt ücretini ve uzmanlardan oluşan yazılı ve sözlü olarak yapılan Kırgız dili sınavından başarılı olamadıkları için elenmişlerdir. Sonradan bazı önemli siyasetçiler ise, ya Cumhurbaşkanlığı seçimine ya hiç aday olmamış (Kulov ve Babanov gibi), ya da sonradan adaylıktan çekilmişlerdir (Tekebayev, Tuliyev, Sultanov ve eski Maliye Bakanı Akılbek Caparov gibi). Sonuçta Cumhurbaşkanlığı seçimine 16 girdi. Bu 16 aday içinde KSDP lideri ve eski Başbakan Atambayev, Bütün Kırgızistan Partisi lideri ve Parlamento Başkanı Madumarov ve Ata-Jurt Partisi lideri ve milletvekili Taşiyev en önemli adaylar olarak öne çıktılar. Bu adaylar dışında eski Başsavcı Baibalov, Parlamento’da temsil imkânı bulamayan küçük partilerin liderleri, milletvekilleri ve eski-yeni bürokratlar da aday oldular.
[ * ] Bu yazıyı, hem verilen bilgiler hem de dilbilgisi açısından kontrol eden KTMÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Altınbek Coldoşev, Murat Bürkan Serbest, Seyit Ali Avcu ve ORASAM Başkanı İshak Tosun’a teşekkür ederim. Bu yazıdaki fikirlerin ve herhangi bir maddi hata ya da hataların bütün sorumluluğu bana aittir.