Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Sudan Savaşının Seyri – Ekim 2025

Giriş: Darfur ve Kordofan’da Dengelerin Çöküşü: Hava Savaşından Toprak Kontrolüne Geçiş

Ekim 2025, Sudan iç savaşında çatışmanın hava hâkimiyeti mücadelesinden kara kontrolüne evrildiği ve Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin (SSK) Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) karşı alan kaybettiği bir dönüm noktası olmuştur. Ay boyunca Darfur, Kordofan ve Hartum ekseninde onlarca saldırı gerçekleşmiş; HDK özellikle el-Faşir ve Bara şehirlerini ele geçirerek stratejik alan üstünlüğü kurmuştur. Buna karşılık SSK, İHA ve hava operasyonlarıyla HDK hatlarını yıpratmaya çalışmıştır. Savaş artık yalnızca cephe hattında değil, şehir merkezleri ve altyapı tesisleri üzerinden yürümektedir. Ekim ayı itibarıyla el-Faşir’de HDK’nin insanlığı utandıran görüntülere neden olması uluslararası toplumun tepkisini çekerken ordunun Bara’daki kontrol kaybı hem Darfur’daki savaşın seyrini hem de Kordofan hattının istikrarını kökten değiştirme eğilimine işaret etmektedir.

COĞRAFİ YAYILMA VE SALDIRI YOĞUNLUĞU

Ekim 2025 boyunca Sudan’daki çatışmaların ağırlık merkezi Darfur, Kordofan ve Hartum eksenine yerleşmiş, bu üç bölge farklı çatışma dinamikleriyle öne çıkmıştır. Darfur hattında savaş, kentsel alanların kuşatılması ve toprak kontrolü üzerinden Kordofan’da kabile liderlerine yönelik suikastlar ve siyasi otorite boşluğu üzerinden; Hartum’da ise hava sahasının ve kritik altyapıların hedef alındığı yoğun bir drone savaşı biçiminde seyretmiştir.

Darfur

Darfur bölgesi, ay boyunca en sert çatışmalara sahne olmuştur. 1 Ekim’de HDK’nin el-Faşir’deki mülteci kampına düzenlediği topçu saldırısında altı sivilin ölmesi ve 24 kişinin yaralanması, örgütün sivilleri hedef alan baskı stratejisinin sürdüğünü ortaya koymuştur. Aynı gün Sudan ordusunun el-Faşir’de Kolombiyalı ve Ukraynalı paralı savaşçıların da aralarında bulunduğu HDK unsurlarını etkisiz hâle getirmesi, savaşın uluslararasılaşan karakterine işaret etmiştir. 2 Ekim’de Sudan Hava Kuvvetleri’nin el-Maliha’daki HDK mevzilerine ve Nyala’daki kamp ile havaalanına yönelik saldırıları, Darfur hava sahasında SSK’nin yeniden inisiyatif kazandığını göstermiştir. Ancak 8 Ekim’de el-Faşir’de bir hastanenin havan topuyla vurulması, sağlık altyapısının doğrudan hedef hâline geldiğini ortaya koymuştur.

16–17 Ekim tarihlerinde Ebu Gamra kasabasına düzenlenen HDK saldırısı sırasında düzinelerce evin yakılması ardından Darfur Ortak Gücü’nün kasabayı geri alması, bölgedeki kontrolün ne kadar hızlı el değiştirdiğini göstermektedir. 24 Ekim’de HDK’nin el-Faşir valiliğini ele geçirdiğini iddia etmesi ve çatışmalarda yabancı savaşçıların tespit edilmesi, bölgesel bağlantıların varlığını pekiştirmiştir. Nihayet 26–27 Ekim’de HDK, el-Faşir’deki ordu karargâhını ele geçirerek şehrin tamamında kontrol sağlamış, bu gelişme Darfur’daki güç dengesini kökten değiştiren bir eşik olmuştur. El-Faşir’in düşüşü yalnızca askerî bir kazanım değil, Darfur’un kuzeyinde HDK lehine stratejik bir dönüm noktası anlamına gelmektedir.

Kordofan

Kordofan hattı, ekim ayında artan insansız hava aracı saldırıları ve kabilesel hedeflere yönelik suikastlarla öne çıkmıştır. 5 Ekim’de HDK, el-Ubeyd ve Kosti şehirlerinde şafak vakti gerçekleştirdiği İHA saldırılarıyla sivil ve askerî tesisleri vurmuş; bu saldırılarda hastaneler de zarar görmüştür. 11 Ekim’de HDK ve müttefiki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey’in (SPLM–N) Dilling kentine topçu ateşi açması, Kordofan’daki çatışmanın yalnızca askeri değil, siyasi ve etnik yönlerinin de derinleştiğini göstermiştir. 14 Ekim’de Güney Kordofan’da iki Sudanlı binbaşının hayatını kaybettiği İHA saldırısı, HDK’nin ordu içindeki üst düzey kadroları hedef aldığını ortaya koymuştur. 20 Ekim’de Kuzey Kordofan’da kabile lideri Süleyman Cabir Cuma Sahl ve Arap Maşanen aşiretinden on kişinin öldürülmesi, savaşın etnik temelli suikast evresine geçtiğine işaret etmiştir. Nihayet 26–27 Ekim’de HDK’nin Bara şehrini ele geçirmesi, Kordofan hattında stratejik bir kırılma yaratmıştır. Bara’nın düşmesi, Hartum’a giden kuzey koridorunun güvenliğini tehdit eder hâle gelmiş ve SSK’nin batıdan başkente uzanan lojistik hattını zayıflatmıştır.

Hartum ve Nil

Hartum ve Nil eyaletleri, ekim ayında insansız hava araçları üzerinden yürütülen bir savaş alanına dönüşmüştür. 11–15 Ekim tarihleri arasında HDK, Hartum ve Doğu Nil bölgelerine çok sayıda intihar drone saldırısı gerçekleştirmiş; saldırılar sonucunda aynı aileden iki sivil hayatını kaybetmiştir. 14 Ekim’de Hartum’un dış mahallelerine yönelen İHA filosu, SSK tarafından başarıyla püskürtülmüştür. 23–24 Ekim tarihlerinde HDK, Hartum Uluslararası Havalimanı’nı üç gün boyunca üst üste vurmuş, ordu ise dört gün süren karşı hava operasyonlarıyla saldırıların tamamını etkisiz hâle getirdiğini duyurmuştur. 26 Ekim’de Kenana Askerî Üssü’ne yönelik HDK’nin İHA saldırısı engellenmiş aynı gün Nyala Havaalanı’nda HDK’ye ait bir kargo uçağının düşürülmesiyle ordu kısa süreli bir moral üstünlük sağlamıştır.

Genel olarak değerlendirildiğinde, ekim ayı boyunca savaşın coğrafi karakteri üç farklı düzlemde belirginleşmiştir:

  • Darfur’da kara hâkimiyeti mücadelesi,
  • Kordofan’da kabilesel ve yerel otorite savaşı,
  • Hartum’da ise hava ve teknoloji eksenli çatışma.

Bu tablo, Sudan savaşının artık sadece iki ordunun karşılaşması olmaktan çıkarak çok katmanlı bir iç parçalanma sürecine dönüştüğünü ve ülkenin geleceğini şekillendirecek yeni güç merkezlerinin doğduğunu göstermektedir.

SAVAŞIN AKTÖRLERİ VE TAKTİKLER

Sudan Silahlı Kuvvetleri (SSK):

  • El-Faşir ve Nyala’da hava saldırılarını yoğunlaştırarak HDK lojistik hatlarını vurmuştur.
  • İHA’larla eşzamanlı operasyonlar düzenlemiştir.
  • Hartum ve Kenana çevresinde hava savunma ağını güçlendirmiş ve çok sayıda intihar İHA’sını etkisiz hâle getirmiştir.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK):

  • El-Faşir ve Bara şehirlerinin kontrolünü sağlayarak kara üstünlüğü kurmuştur.
  • Hartum’da enerji santralleri ve askerî tesisleri hedef alarak psikolojik baskı stratejisi izlemiştir.
  • İHA ve intihar drone kapasitesini artırmış, kent içi asimetri ve korku stratejisini derinleştirmiştir.

Diğer Aktörler:

  • Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti sınırından paralı savaşçı akışı devam etmektedir. Eritre ve Etiyopya sınır hattında kaçakçılık şebekeleri çatışmadan ekonomik kazanç sağlamaktadır.

HAVA SAVAŞI VE YENİ DİNAMİKLER

Ekim 2025, hava savaşının ön plana çıktığı ancak kara kontrolünün yeniden tanımlandığı bir evredir. SSK, Hartum ve Nyala üzerinden hava saldırılarını yoğunlaştırırken HDK kent merkezlerini İHA ve topçu ateşiyle vurarak şehir savaşına hazırlandığını göstermiştir. Bu durum, Sudan savaşının artık “gökyüzünden karaya” doğru geri dönüş yaşadığı bir aşamaya geçtiğini kanıtlamaktadır.

SİVİL KAYIPLAR VE İNSANİ KRİZ

Ekim ayı, sivil kayıpların rekor seviyeye çıktığı bir dönem olmuştur.

  • El-Faşir Kampı ve hastanelere yapılan saldırılarda en az 20’den fazla sivil hayatını kaybetmiştir.
  • Kordofan’da kabilesel hedefli saldırılar, yerinden edilmeleri arttırmış; Hartum’da altyapı ve elektrik kesintileri sivillerin güvenliğini yok etmiştir.
  • BM’ye göre yerinden edilenlerin sayısı 9 milyonu aşarken gıda ve sağlık krizi “hayatta kalma mücadelesine” dönmüştür.

DEĞERLENDİRME VE ÖNGÖRÜLER

  • El-Faşir’in düşmesi, Darfur’da HDK’nin stratejik üstünlüğünü pekiştirmiş ve savaşın denge noktasını değiştirmiştir.
  • Bara’nın kaybı, Hartum’a yönelik Kordofan hattının SSK için tehdit hâline gelmesine neden olmuştur.
  • SSK’nin hava üstünlüğü geçici bir avantaj sağlasa da toprak kontrolündeki kaybı telafi edememektedir.
  • HDK’nin paralı savaşçılar ve yerel milislerle kurduğu ağ, çatışmayı bölgeselleştirme riskini artırmaktadır.
  • İnsani yardım hatlarının çökmesi, önümüzdeki aylarda Darfur ve Kordofan’da açlık ve kitlesel göç dalgası yaratacaktır.

Kısa vadeli öngörü: SSK’nin Kordofan üzerinden Darfur’a kara hattı açma girişimlerinin yoğunlaşması beklenmektedir. HDK ise Hartum ve Kenana çevresinde İHA saldırılarıyla psikolojik üstünlüğü korumaya çalışacaktır. SSK’nin ilerlemekten vazgeçmesi, ülkenin en az ikiye bölünmesini fiilen kabul ettiği anlamına gelecektir.

Uzun vadeli öngörü: Sudan’ın fiilî olarak iki idari merkeze bölünme riski artmaktadır. HDK’nin batı kuşağında kurduğu kontrol ve SSK’nin kıyı bölgesindeki varlığı, “çift başlı otorite” senaryosunu güçlendirmektedir.

SONUÇ

Ekim 2025 itibarıyla Sudan savaşı, hava saldırılarının ötesine geçerek şehirlerin elden ele değiştiği kara savaşı evresine girmiştir. El-Faşir ve Bara’nın kaybı, ülke içinde siyasi ve askerî bir “güç erozyonu” doğurmuştur. Sudan’da barış artık yalnızca ateşkesle değil, kentlerin yeniden inşası ve insani koridorların açılmasıyla mümkün olacaktır. ORSAM, bu süreci aktör, bölge ve insani boyutlarıyla aylık olarak izlemeyi sürdürecektir.

ORSAM  asdasd

Kaan Devecioğlu

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar