ORSAM Ortadoğu Uzmanı Bilgay Duman, [email protected]
Irak’ta seçim sonrası siyasi süreçteki belirsizliğe paralel olarak şiddet olaylarında da artış görülmektedir. Özellikle seçim öncesi ve seçim sonrasında Selahattin’e bağlı olan ve Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Tuzhurmatu’daki saldırılar dikkat çekmektedir. Tuzhurmatu’daki şiddet olaylarının, son 6 aylık dönemde belli kişiler üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Son olarak 18 Haziran Cuma günü, Selahattin Vilayet Meclisi Genel Sekreteri Niyazi Mimaroğlu’nun ofisine 20 metre kala bombalı araçla düzenlenen saldırı 8 kişinin ölümüne, 67 kişinin yaralanmasına ve 20’den fazla evin yıkılmasına neden olmuştur. Bomba yüklü ikinci araç ise saldırıyı gerçekleştiremeden yakalanmıştır. Bu durumdan, eylemin aslında daha büyük çaplı olacak biçimde planlandığı anlaşılmaktadır. Son saldırının sıradan bir olay olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Çünkü benzer saldırılar Selahattin Vilayet Meclisi üyesi ve Irak Türkmen Cephesi Selahattin İl Başkanı Ali Haşim Muhtaroğlu’na yönelik de yapılmıştır. Mart ayında yapılan seçim öncesinde Muhtaroğlu’nun evine saldırı düzenlenmiş, kardeşi kaçırılmış, hemen seçim sonrasında iki kez ITC Selahattin İl Başkanlığı’na roket atar ve silahlarla saldırılmıştır. Son olarak yaklaşık 1 ay önce kimliği belirsiz silahlı kişiler Muhtaroğlu’nun korumalarına ateş açmış ve araçlar zarar görmüştür. Ayrıca Niyazi Mimaroğlu’nun ofisine de daha önce silahlı saldırılar düzenlenmiştir. Türkmen toplumunun önde gelen isimlerinden olan bu iki şahsiyetin hedef alınması pek çok açıdan önemlidir. Irak’ta yerel siyasetin en dinamik merkezlerinden biri de Selahattin vilayetidir. Selahattin Vilayet Meclisi’nde daha önce 7 Türkmen üye olmasına rağmen geçmişte iyi bir performans gösterdiklerini söylemek mümkün değildir. Ancak 2009 yerel seçimleri sonrası Selahattin Vilayet Meclisi’ne girmeye hak kazanan Irak Türkmen Cephesi adayları Ali Haşim Muhtaroğlu ve Niyazi Mimaroğlu, gerek Meclis bünyesinde gerek vilayetin meselelerinde oldukça aktif çalışmalar yürütmüştür. Her iki isim de, halkın sevgisini ve Meclis üyelerinin takdirini kazanmıştır. Niyazi Mimaroğlu teknik mevzuatlara da hakim olmasının verdiği avantajla, Selahattin Vilayet Meclisi Genel Sekreteri olmuştur. Ayrıca Muhtaroğlu ve Mimaroğlu, 2009’daki yerel seçimlerin ardından vilayet meclisinde muhalefette olmalarına rağmen bir yıllık süreç içerisinde diğer grupları da yanlarına çekmeyi başarabilmiş ve çoğunluk grubunu kurmuşlardır. Böylece Selahattin Vilayeti’nde etkili olmaya başlayan Irak Türkmen Cephesi, Tuzhurmatu’da etkin güç haline gelmiştir. 7 Mart’ta yapılan genel seçimlerde milletvekili adayı olan Ali Haşim Muhtaroğlu’nun aldığı 10 bin 62 oy bu durumun göstergesi sayılabilir. Bunun Tuzhurmatu’da emelleri olan bazı grupları rahatsız ettiği düşünülmektedir. Aynı durumun Kerkük’e de sıçraması muhtemeldir. Zira Tuzhurmatu, Kerkük’le sınırdır. Bu durum Irak siyasetinin kilit noktası olan Kerkük’teki gerginliği körükleyebilir ve Irak siyasetini daha da karmaşık hale getirebilir. Son dönemde Iraklı siyasetçilerin Kerkük hakkında verdikleri demeçler de bu vilayet üzerindeki stresi yansıtır niteliktedir. Selahattin’de Muhtaroğlu ile birlikte yaptıkları çalışmalarla her geçen gün yıldızı yükselen bir siyasetçi olan Mimaroğlu’nun daha yakından tanınmasının okurlarımız için de önemli olabileceğini düşündük. Bu amaçla, geçtiğimiz Mayıs ayında Mimaroğlu ile gerçekleştirdiğimiz röportajı aşağıda sunuyoruz: ORSAM: Öncelikle bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Selahattin Vilayeti için yaptığınız güzel çalışmaları biliyoruz. Bize Selahattin Vilayetine ilişkin bilgiler verebilir misiniz? Niyazi Mimaroğlu: Öncelikle hoş geldiniz. Geçen il meclisi seçimlerinde Türkmen milleti en iyi insanları seçti. Zaten meclisin ilk toplantılarına katılanlar bizlere bir zulüm gibi bir durum yaşattı. Başka gruplar toplanıp görevleri aldılar. İlk 6 aylık zaman zarfından sonra biz başka bir grup topladık. Bu grup çok önemliydi. Bazı görevler düştü. Vali yardımcısı, ITC adayına düştü Selahattin ilinde. Pasaportla ilgili bir daire bize düştü. Ben ve kardeşim Ali Haşim Muhtaroğlu çok yoğun çalıştık. 6-7 senedir yapılmayan bazı işleri yaptık. Türkmence dilini anayasaya göre resmen kullandık, kararı imzalandı. Tuzhurmatu’da tapular Türkmence diline göre yapıldı. Ayrıca emniyet açısından kuvvetli çabalarımız oldu ve Tuzhurmatu’yu emniyetli bir hale getirdik. Millete hizmet için çalıştık. Ve Tuzhurmatu’nun 40-50 senedir ilgilenilmeyen sokaklarına 500 milyon dinar harcama yaptık. Okullar açtık. Hala devam ediyoruz çalışmalarımıza. Zaten il meclisinde benim ve kardeşim Ali Haşim’in oyu olmayınca hiçbir karar alınmıyor. Ben İl Meclisin Genel Sekreterliğini tüm meclisin oyu ile kazandım. Tüm Selahattin İlinde çalışmam bellidir. Genel Sekreterin Meclisteki görevlerinden bahsedebilir misiniz? Genel Sekreter Meclisin idare müdürüdür. Tüm grupların evraklarını alırım. Aynı zamanda haftanın tüm günleri oradayım. Her şeyden haberdarım. Tuzhurmatu ile ilgili her şey kontrolümde. Selahattin ilinde idari ve mali olarak bazı hile ve usulsüzlükler vardı. Buna karşı durdum. Bu konuda Maliye Bakanlığına dava açtım. Dairelerle ilgili mesai saatlerinde düzenlemeler yaparak, memurların daha verimli çalışmasını sağlamaya gayret ettim. Şimdi tüm Selahattin Ali Haşim Muhtaroğlu ve benim siyasi ve idari gücümüzü ve fikrimizi biliyor. Sözümüz geçiyor ve istediğimiz oluyor. Biz her vakit milletin vücudundayız. Mesela Cuma istirahat günüdür. Ama biz burada halkla görüşüyor, sorunlarını ve isteklerini dinliyoruz. Geçen il meclisinde Tuzhurmatu’dan 7 üyemiz vardı. Millet bazılarının adını bile bilmedi. Şimdi 2 kişiyiz. İnşallah görevimizi hakkı ile yerine getirmişizdir ve getireceğiz. Karşı gruplar bizi kuvvetli gördüğü için bazı sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Mesela Ali Haşim Muhtaroğlu’nun korumasının otomobilini patlattılar. İl Meclisi Valisi ile Türkiye ziyaretine çıktığımızda, vali Irak hükümetine bazı eleştirilerde bulundu. Benim özel ofisime bombalı saldırı oldu. Ama bize güvenin bunları çözeceğiz. Peki, Selahattin’in durumu hakkında bize bilgi verebilir misiniz? Selahattin ilinin Musul, Anbar, Kerkük, Bağdat, Diyala ve Süleymaniye olmak üzere 6 vilayete sınırı vardır. Şükürler olsun emniyet güçlerimiz kuvvetli ve hepsi kontrol altındalar. Arada sırada bazı sorunlar yaşanıyor, ama onlar da siyasi sorunlar. Selahattin zirai bir ildir. Ama Selahattin vilayetinde petrol bile bulunmaktadır. Yer altı ve yer üstü zenginlikleri bakımında oldukça verimlidir. Dicle Nehri’nin geçtiği yerlerde su bulunmaktadır. İki senedir buğday ve arpa üretiminde Irak’ta birinci vilayet olmuştur. Selahattin’de 400.000 ton civarında buğday ve arpa olduğu söylenmektedir. Biz yatırımlara kapılarımızı açtık. Bazen siyasi durumlardan bazen de güvenlik nedeni ile firmalar gelmedi. Şimdi yatırım komisyonumuz var ve bu işlerle ilgileniyor. İnşallah gelecek aylarda yatırımlar yapılacak. Ben Selahattin’in turizm, kerpiç ve çimento üretimi, havaalanı yapımı ve ev inşaatları konularında yatırıma elverişli olduğunu düşünüyorum. Siz meclise önce 2 kişi ile girdiniz. Sonra muhalefette kaldınız, 13 kişilik bir grup oluşturdunuz. Daha sonra sizin grubunuz 20 kişiye yükseldi. Bu muhalefet ve iktidar dengesini nasıl sağladınız? Mecliste ilk toplantımızda 20 kişi ile bir ittifak yaptık. Bu gurubun sözcüsü Ali Haşim Muhtaroğlu’dur. Bu grubun toplantıları için hazırlık çalışmalarını da ben yapmaktayım. Grubun içerisinde bize vali yardımcılığı, Sağlık müdürü, pasaport ve kimlik müdürlüğü gibi görevler aldık düştü. Ancak şimdi durumumuz çok farklı. Hatta son olarak Selahattin Valisi’ni de yaptığımız çalışmalar sonucu değiştirmeyi başardık. Çünkü bu makamı hak etmeyen ve taraflı davranan bir kişiydi. Biz vilayet meclisinde tarafsız olmalıyız. Türkmen, Kürt, Arap ne olursak olalım Selahattin vilayeti ve halkı için çalışmalıyız. Bunu sağlayabilmek için ne gibi siyasi çalışmalarınız oldu? Kimlerle görüştünüz? Kimleri yanınıza aldınız? Irakiye Listesi, Cum’u Listesi, Bin Et-Tahrir Listesi, Irak Türkmen Cephesi, Ulemalar Listesi ve Selahattin Ulusal Listesi, 20 kişilik iktidar grubunu oluşturuyor. Karşı grupta kimler var? Kürtler ve Irak İslam Partisi. Selahattin içerisinde Irak İslam Partisi kaynaklı sorunlar yaşıyor musunuz? Maalesef. Birçok sorun yaşadık. Ali Haşim Muhtaroğlu’nun milletvekili adayı olduğu 2010 genel seçimlerinde çok çirkin sözler konuştular. Ama biz şimdi tüm gücümüzle meydandayız. Allah doğrunun yanındadır. Biz buna inanıyoruz. Ben ve Muhtaroğlu, Türkmen ve Tuzhurmatulu olmamıza rağmen, kendimizi Selahattin vilayetine adadığımızı ilan ettik ve çalışmalarımızla da ayrımcılık yapmadığımızı gösterdik. Bu nedenle çok taraftar kazandık ve siyasi olarak güçlendik. Çok kısa zamanda birçok şey yapmışsınız. Peki, başka planlarınız var mı? Selahattin’in yatırımdan başka bir şey ilacı yoktur. Çünkü Bağdat’tan gelen para miktarı çok azdır. Selahattin’de 8 ilçe, 9 nahiye, 700 civarında köy var. Bize merkezden gelen para 80 milyon $’dır. Bu para nüfus oranına göre aktarılıyor ama Selahattin nüfusuna göre ayrılan bu para yeterli değil. Bu paradan en büyük payı Tuzhurmatu aldı. Ben ve Muhtaroğlu, 4-5 bakanı ziyaret edip Tuzhurmatu için başka kaynaklar bulduk. İnşallah 2010 senesinde Tuzhurmatu için 30 projenin yapılması planlanıyor. Tarihi sokaklarımızın tamamı döşenmedi, büyük Türkmen mezarlığının yapılması gerekiyor. Zaten başka gruplar mezarlığın üstüne evler yaptılar, sahip çıkmamız lazım. Okullar var ama hastanemiz yok. Elektrik, su gibi projelerimiz var. Maalesef Tuzhurmatu için geçen 7 senede bir taş bile konulmadı. Bizim de bu 7 senenin eksiğini 1 yılda bitirme şansımız yok. Ama durmayacağız. Peki, Türkmenlerin geleceği için ne düşünüyorsunuz? Türkmenler hak ettikleri yere gelebilecekler mi? Hakiki bir Türkmen meclisi kurulmalı ve tüm partiler bu meclise girmeli. Ama parti olarak değil, Türkmen olarak gelmeli. Ancak böyle bir şeyler yapılabilir. O zaman birlik olunur. Türkmen siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bizde bazı partiler var ben ona karşıyım. Meclise gidenler Türkmen olarak orada bulunmalı. Türkmenlerin milli kimliğinden başka çareleri yoktur. Her türlü ayrılığı bir kenara bırakıp, Türkmen milli kimliğine sarılmaları gerekir. Particilik, mezhepçilik, ayrımcılık Türkmenleri ileri götürmez. Genel seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bence Irakiye Listesi milli bir listedir. Ama Irakiye’ye hükümet kurması için izin vermiyorlar. Bence Türkmenlerin iyiliği için Irakiye, Başbakan Nuri El Maliki’nin liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu ile birlikte hükümeti kurmalı. Çünkü Kanun Devleti ve Maliki de Türkmenleri destekliyor. Diğerleri bizi desteklemiyor. Ammar El-Hekim’in başkanlığını yaptığı Irak Ulusal İttifakı Selahattin kongresinde Kürtlerle anlaşma imzaladı. Peki, bu olur mu? İnşallah olacak. Bir Türkmen olarak Türkiye’den ne bekliyorsunuz? Biz Türkiye tarih boyunca hep destek bekledik. Baas konusunda bizim çok sıkıntılarımız vardı. 2003’te Türkiye ile görüşmeye başladık ve Türkiye Türkmenler ve Irak için her şeyi yaptı. Hiçbir kusur koymadı. Biz Türkiye Devleti’nden çok memnunuz. Türkiye Devleti olmasaydı bizi yok ederlerdi. Bunu da herkes bilir. Bizim arkamızda Türkiye var. Bunun böyle devam etmesini istiyoruz. Türk milletine ve hükümetine çok teşekkür ederiz. Bizi kabul edip, görüşlerinizi bizimle paylaştığını için biz de size çok teşekkür ediyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.