Kasım 2025’te gerçekleştirilen Irak Parlamentosu seçimleri, ülke siyasetinde yeni bir güç dağılımı ortaya çıkarmış, mezhepsel ve etnik rekabeti yeniden şekillendirmiş ve hükûmet kurma sürecini oldukça karmaşık bir hâle getirmiştir. Bu dönemde Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa’nın Bağdat’ta gerçekleştirdiği yoğun diplomatik temaslar, Türkmen toplumunun yeni siyasal süreçteki konumlanışı açısından son derece önemli bir yer tutmaktadır. 14-28 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşen bu temaslar, hükûmet kurma pazarlıklarının sürdüğü, siyasi aktörlerin pozisyonlarını henüz netleştirmediği ve farklı bloklar arasındaki ittifakların şekillendiği kritik bir siyasi atmosferde Türkmenlerin taleplerinin masaya taşındığı girişimler olarak değerlendirilebilir. Bu görüşmelerle Türkmen siyasetinin uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu ulusal düzeyde görünürlük yeniden sağlanmış, Türkmenlerin merkezî hükûmette temsil edilme talepleri güçlü bir zemine oturtulmuş ve Irak’ın kurucu unsurlarından biri olan Türkmen toplumunun haklarının korunması yönündeki siyasi irade geniş bir çerçevede gündeme getirilmiştir.
Irak siyasetinde uzun süredir devam eden etnik ve mezhepsel rekabet, 2025 seçimleri sonrasında daha karmaşık bir hâl almıştır. Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin hükûmet oluşumundaki belirleyici etkisi, Sünni blokta yaşanan parçalanma ve yeniden yapılanma arayışları ve Kürt partileri arasındaki rekabet, ülkenin siyasi alanını oldukça kırılgan bir zemine taşımıştır. Böyle bir atmosferde Türkmenler, sadece sayısal temsil oranlarıyla değil, Irak’ın kurucu unsurlarından biri olma vasıflarıyla siyasette ağırlık talep eden bir topluluk olarak öne çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Mehmet Seman Ağa’nın seçimlerin hemen ardından başlattığı temaslar, Türkmenlerin bu kırılgan siyasi dengede kendi pozisyonlarını güçlendirme çabası olarak okunabilir. Görüşmelerin zamanlaması da en az içeriği kadar önemlidir. Çünkü hükûmet kurma sürecinde pozisyonların dağılımına ilişkin taleplerin müzakereler başlamadan önce ortaya konulması, söz konusu beklentilerin siyasi aktörler tarafından daha ciddiyetle değerlendirilmesine imkân tanımaktadır.
ITC Başkanı Ağa’nın Bağdat Temasları
Mehmet Seman Ağa’nın Bağdat temasları, Irak’taki tüm siyasi eksenleri kapsayan geniş bir yelpazede gerçekleşmiştir. İlk görüşmelerden biri olan Azim Koalisyonu lideri Musanna Samarrai ile yapılmıştır. Bu temas Türkmenlerin Sünni blok içerisindeki ilişkilerinin güçlendirilmesi açısından stratejik bir öneme sahiptir. Kerkük, Tuzhurmatu ve Musul hattında Türkmen-Arap ilişkileri tarihsel ve sosyolojik bir temele dayanmaktadır. Bu bölgelerdeki siyasi istikrar büyük ölçüde Türkmen ve Arap topluluklarının iş birliğine bağlıdır. Bu çerçevede Selahattin vilayetinde etkili aktör olan Samarrai ile yapılan görüşme, Türkmenlerin parlamentodaki manevra alanını genişleten bir etki yaratabilir. Ardından Ebşir Ya Irak Koalisyonu lideri Humam Hammudi ile gerçekleştirilen görüşme, Irak Türkmen siyasi aktörlerinin yalnızca Sünni ağırlıklı koalisyonlarla sınırlı kalmayıp, Şii siyasi geleneğin önde gelen isim ve kurumlarıyla da diyalog kanalları açma çabası içinde olduğunu ortaya koymuştur. Bu temas, Türkmen siyasi temsilinin mezhep eksenli kutuplaşmayı aşarak daha geniş ulusal çerçevede konumlanma eğilimini yansıtan bir adım olarak değerlendirilebilir.
Ulusal Hikme Akımı lideri Ammar el-Hekim ile gerçekleştirilen görüşme ise Türkmenlerin ulusal mutabakatı önceleyen siyaset anlayışıyla uyumlu bir zeminde ilerlediği izlenimini güçlendirmiştir. Hekim’in devlet aklını ve toplumsal uzlaşmayı önceleyen siyasi yaklaşımı, Türkmen taleplerine daha geniş bir meşruiyet kazandırabilecek önemli bir kanaldır.
Haydar el-Abadi ile yapılan görüşme, Türkmenlerin devlet bürokrasisindeki temsiline ilişkin taleplerin merkezî siyaset düzeyinde nasıl karşılık bulabileceğini görmek açısından önemlidir. Ancak Abadi’nin mevcut siyasal etkisinin sınırlı olması, bu temasın pratik sonuç üretme kapasitesini belirsiz kılmaktadır.
Temasların en kritik aşamalarından biri, hiç şüphesiz Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile yapılan görüşmedir. Hükûmetin kurulmasında kilit rol oynayan Sudani, Türkmen toplumunun taleplerinin ne ölçüde karşılanacağını belirleyen temel aktörlerden biridir. Bu görüşmede, Türkmenlerin merkezî hükûmette daha etkin temsil edilmesi, anayasal haklarının korunması ve Türkmen bölgelerindeki kalkınma projelerine destek sağlanması gibi temel başlıklar ele alınmış ayrıca Türkmenlerin Irak’ın kurucu unsurlarından biri olarak tanınması gerektiği güçlü bir şekilde vurgulanmıştır. Sudani’nin liderlik ettiği İmar ve Kalkınma İttifakı seçimlerin galibi olarak gözükse de Irak’ın siyasi geleceğini ve yeni başbakanın belirlenmesini asıl etkileyecek güç, Şii Koordinasyon Çerçevesi’dir.
Ağa’nın Bağdat temaslarının son ayağını ise Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin en etkili isimlerinden biri ve Irak’ın eski başbakanı olan Nuri el-Maliki ile gerçekleştirilen görüşme oluşturmuştur. Bu görüşme Türkmen siyasetinin geleceği açısından kritik bir aşamayı temsil etmektedir. Bağdat siyasetinin yönünü belirleme kapasitesine sahip olan Maliki, yeni hükûmetin başbakanının belirlenmesinde olduğu gibi devletin güvenlik, bürokratik ve kurumsal yapıları üzerinde de hâlâ güçlü bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, ITC Başkanı Ağa’nın Maliki ile gerçekleştirilen görüşmesi Türkmen taleplerinin Şii Koordinasyon Çerçevesi’ne üst düzeyden doğrudan iletilmesi için uygun bir zemin sunmuştur. Bu talepler arasında Türkmen bölgelerinde yaşanan güvenlik sorunlarının çözümü, anayasal hakların korunması ve yeni hükûmette Türkmenlerin temsil düzeyinin artırılması gibi konular yer almıştır. Dolayısıyla bu görüşme, aynı zamanda yaklaşan hükûmet kurma sürecinde Türkmenlerin bakanlık düzeyinde temsiline yönelik önemli bir diplomatik girişim niteliği taşımıştır. Bu bağlamda söz konusu temas, hem Türkmenlerin devlet yapısı içindeki konumunun güçlendirilmesi hem de Bağdat’taki siyasi dengelerde Türkmen aktörlerin daha görünür hâle gelmesi açısından belirleyici bir adım olarak değerlendirilebilir.
Temasların Düşündürdükleri
Bu görüşmeler birlikte değerlendirildiğinde, Türkmenlerin yeni dönemdeki merkezî hükûmetten siyasi talepleri daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Türkmenler yalnızca parlamentoda sandalye kazanmakla yetinmemektedir. Aynı şekilde merkezî hükûmette bakanlık, üst düzey bürokratik pozisyonlar ve kurumsal temsiliyet talep etmektedir. Türkmenlerin yoğun yaşadığı bölgelerinin güvenlik sorunlarının çözülmesi, bu bölgelerdeki milis baskısının azaltılması ve yerel güvenlik güçleri içerisinde Türkmen kotasının artırılması Türkmenlerin öncelikli gündemleri arasında yer almaktadır.
ITC Başkanı’nın Bağdat’ta gerçekleştirdiği liderler diplomasisi, Türkmen siyaseti açısından önemli bir dönüm noktası niteliğinde olabilir. Başbakan Muhammed Şiya Sudani ve Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin etkili isimleriyle kurulan diyalog, Türkmenlerin yeni hükûmet döneminde daha görünür ve etkin pozisyonlar elde etme olasılığını belirgin biçimde artırmıştır. Aynı zamanda uzun süredir zayıflayan kurumsal bağların yeniden güçlendirilmesine katkı sağlamıştır. Özellikle Türkmenlerin Irak’ın kurucu unsurlarından biri olduğunun en üst düzeyde dile getirilmesi, toplumun siyasi meşruiyet zeminini genişletmiş ve temsil taleplerine daha sağlam bir dayanak oluşturmuştur. Bu görüşmeler yalnızca kısa vadeli hükûmet pazarlıklarında değil uzun vadede Türkmen toplumunun Irak siyasal sistemindeki yerinin yeniden tanımlanmasında da stratejik bir işlev görmüştür. Sonuç olarak Irak siyasetinin yeniden yapılandığı bu kritik eşikte açılan temaslar, Türkmenler için yeni bir siyasi fırsat penceresi yaratmış; Türkmen siyasi aktörlerinin daha kurumsal, daha etkili ve mezhep eksenini aşan bir ulusal çizgide konumlanmasının önünü açmıştır.