Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Abdülaziz El Hekim Sonrası Irak’ta Şiiler ve Siyasi Dengeler

Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen, ORSAM Ortadoğu Danışmanı Ahi Evran Üni. Ulus. İliş. Böl. Öğr. Üyesi
Irak’ın en önemli Şii partilerinden biri olan Irak İslami Yüksek Konseyi’nin 59 yaşındaki lideri Abdülaziz El Hekim dün Tahran’da akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Özellikle 2005 seçimi öncesinde Irak’taki Şii partileri bir araya getiren Birleşik Irak İttifakı’nın oluşmasında önemli rol oynayan El Hekim’in yokluğu hem partisi içinde hem de Irak siyasetinde önemli gelişmelere neden olabilir. Abdülaziz El Hekim’in en önemli rolü partisinin içindeki farklı grupları bir arada tutabilmesi ve bir yandan İran ile iyi ilişkiler sürdürürken diğer yandan ABD’yle ilişkilerin mümkün olduğunca az sorunlu olarak yürümesini sağlayabilmesiydi. El Hekim’in ölümünden sonra gündeme gelen en önemli sorulardan biri yerinin doldurulup doldurulamayacağıdır.   El Hekim sonrası IİYK’da liderlik meselesi için dikkate alınması gereken dört temel faktör olduğu söylenebilir:
  1. Hareketin kuruluşundan itibaren liderlikte El Hekim ailesinin rolü.
  2. Partinin çoklu yapısı ve önde gelen gruplar arasındaki güç mücadelesi.
3. Partinin İran ve ABD’yle ilişkileri bir arada yürütebilme siyasetinin başarıyla sürdürülebilmesi.
4. Irak’ta mevcut siyasi konjonktür ve yeni siyasi ittifaklar.   Birinci faktör dikkate alındığında, IİYK kurulduğu 1982 yılından bu yana hep El Hekim ailesine mensup bir kişi tarafından yönetilmiştir. Hareketin kurucusu ve önderi Muhammet Bakır El Hekim’in 2003 yılında Irak’ta bombalı bir saldırıda ölmesinden sonra hareketin başına kardeşi Abdülaziz geçmiştir. Abdülaziz El Hekim’in kanser hastası olduğunun ortaya çıkmasıyla yerine selef olarak oğlu Ammar El Hekim gösterilmiştir. Ammar El Hekim son dönemde parti içinde önemli bir rol üstlense de henüz lider konumuna yükseldiğini söylemek doğru değildir. Ancak, parti içinde ailenin hakimiyeti dikkate alındığında Ammar El Hekim’in parti geleceğinde çok önemli bir rol üstleneceği söylenebilir.   İkinci faktör çerçevesinde ise şunlar söylenebilir: IİYK, Saddam Hüseyin rejiminin baskısından kurtulmak için kaçmış çeşitli Şii partilerin bir araya geldiği bir şemsiye örgüt olarak kurulmuştur. Daha sonra bazı önemli partiler bu oluşumdan ayrılmasına rağmen partinin içinde güçlü birtakım kanatlar bulunduğu bilinmektedir. Bugün partinin en önde gelen isimleri Anayasa Komisyonu Üyesi Humam Hammudi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adil Abdülmehdi, Bedr Örgütü Başkanı Abdülhadi El Amiri, Celaleddin Sahir, Sadettin Kubbancı, IİYK’nin meclisteki siyasi ilişkiler komisyonu başkanı Rıza Cevat Taki ve Muhammet Taki Mevla’dır. Genel görüntü tek bir kişinin bütün örgütü kontrol edecek kadar güçlü olmasından ziyade bu önemli kişilerin uzlaşısıyla bir lider belirleneceği şeklindedir. Bu nedenle örgütün başına El Hekim ailesinden biri gelse bile önceki liderler kadar güçlü ve tek başına hareket etme serbestisi olmayacağı söylenebilir.   Üçüncü faktör, ABD ve İran’ın etkisidir. İran’ın örgüt üzerinde doğrudan ve son derece güçlü bir etkisi olduğu bilinmektedir. Özellikle IİYK’nin siyaset anlayışına bakıldığında taklit merci’nin son derece önemli bir rolü olacağı anlaşılabilir. Bu nedenle, hareketin yeni liderinin belirlenmesinde İran’ın çok önemli bir rolü olacağını düşünmek yanlış olmayacaktır. İran’la güçlü ilişkilere sahip olmayan ve taklit merci’nden onay almayan bir kişinin hareketin yeni lideri olması imkansıza yakındır. Ancak yeni liderin Irak siyasetinin gerçekleri ve ABD’nin Irak’taki ağırlığını da dikkate alarak ABD’yle ilişkileri belirli bir düzlemde ve sorunsuz yürütebilecek bir diplomatik yetenekte olması da beklenebilir.      Son olarak, Irak’ın seçim sürecine hazırlandığı bugünlerde yeni oluşan siyasi ittifaklar ve siyasi ortam da IİYK liderliğinin geleceğine önemli bir rol oynayacaktır. Hafta başında 2005 seçimi öncesinde oluşturulan Birleşik Irak İttifakı’nın yerine kurulan Irak Ulusal İttifakı içinde Başbakan Nuri El Maliki’nin Dava Partisi’nin yer almaması Irak’taki siyasi dengeler açısından önemlidir. Şii partilerin kendi aralarında bölünmesi anlamına gelebilecek bu oluşumda her ne kadar yeni ittifakın lideri eski Başbakan İbrahim El Caferi olarak görünse de ittifakın kurulmasında asıl rolü oynayanın IİYK olduğu bilinmektedir. Bu nedenle yeni liderin ittifakı sürdürebilecek ve Iraklı Şii grupların arasındaki ayrımlarda arabulucu rolü oynayabilecek nitelikte olması gereklidir.   Sonuç olarak, El Hekim sonrası IİYK ve Iraklı Şii partilerin yeni bir aşamaya girdiğini ve Ocak 2010’da yapılacak seçimin bu partilerin siyasi geleceğinin belirlenmesinde çok önemli bir rol oynayacağı söylenebilir.

Etiketler

Serhat Erkmen  asdasd

Serhat Erkmen

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar