Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Irak Ziyareti

Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 10-11 Ocak 2011 tarihinde yapılması planlanan, ancak ertelenen Irak ziyaretinin kesin olmamakla birlikte 14-16 Ocak 2011 tarihleri arasında gerçekleşmesi bekleniyor. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği toplantılarının hazırlık çalışmalarını yapmak üzere Irak’ı ziyaret etmesi öngörülen Davutoğlu’nun Bağdat, Kerkük ve Necef’te de temaslarda bulunması planlanıyor. Aynı zamanda ziyaret yeni Irak hükümetine verilen desteğin de gösterilmesi anlamını taşıyor. Daha önce Irak hükümetine destek amacıyla Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Ebul Geyt ve Ürdün Başbakanı Samir Rifai Irak’ı ziyaret etmişti. Geçtiğimiz hafta ise İran’ın yeni Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Arap ülkeleri arasında ilk ziyaretini Irak’a gerçekleştirdi. Bu açıdan Salihi’nin ziyareti Irak’ın İran’ın dış politikasındaki yerini de gösterir nitelikte. 
Öte yandan Irak’ta Nuri El-Maliki tarafından kurulan hükümet çalışmalarında Türkiye ve bizzat Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu yoğun bir çaba harcamış ve 7 Kasım 2010’daki Irak ziyaretinin ardından Irak’ta hükümet kurulmuştu. Hükümet kurulmasının ardından da Türkiye memnuniyetini açık bir dille ifade etmiştir. Türkiye, Irak’a ilişkin politik önceliklerini sıralarken istikrarlı, ulusal ve üniter bir Irak vurgusu ilk sırada yer almıştır. Bu açıdan Türkiye, Irak’ın istikrarına katkı yapan ve Irak’taki yeniden yapılandırma sürecine en büyük desteği veren ülkelerin başında gelmiştir. Çünkü Türkiye, Irak’taki olumsuzluklardan doğrudan etkilenecek politik ve stratejik bir konuma sahiptir. Geçmişteki birçok durumda bu etkinin örnekleriyle karşılaşılmıştır. Türkiye, her ne kadar Irak’ta taraflı olmakla suçlansa da bugünkü süreçte Türkiye’nin dengeli politik çıtası, Türkiye’nin Irak’ın her kesimine eşit mesafede durdurduğunun bir göstergesi olarak nitelendirilebilir. Bu noktada Ahmet Davutoğlu’nun Bağdat’a yapacağı ziyaretin yanı sıra Necef ve Kerkük’ü de ziyaret etmeyi planlaması, Türkiye’nin Irak’a dair politik algılaması ve Irak’taki etkisini gösterir niteliktedir.
  Necef, Hz. Ali’nin kabrinin bulunması dolayısıyla tüm Müslümanlar için önemli olmasının yanı sıra, Şii mezhebinin temellerinin burada atılması ve Şiilik öğretisinin burada verilmesi açısından da önemlidir. 2008 yılında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Murat Özçelik tarafından ziyaret edilen Necef ilk kez bir Türk Dışişleri Bakanı’nı ağırlayacaktır. Ayrıca Ahmet Davutoğlu’nun Necef’i ziyaret etmesi, Irak’taki Türkiye algılamasına ilişkin “Sünni” siyaseti izlediğine yönelik yanlış algılamaları da kıracaktır. 
  Öte yandan Ahmet Davutoğlu’nun Kerkük ziyareti son derece önemlidir. Kerkük’te 2003 sonrası yaşanan gelişmeler ve Kürt grupların bu kenti ele geçirme çabaları sonucu, Kerkük’te yaşanan çözümsüzlük günümüze kadar gelmiştir. Kerkük, Irak siyasetinde bir düğüm haline gelmiş ve tüm pazarlıklarda söz konusu olmuştur. Bu noktada, Ahmet Davutoğlu’nun Irak ziyareti sırasında, bu soruna ilişkin yapılacak görüşmeler ve açıklamalar, sorunun çözülmesinde etkili olabilecek ve Irak’ın en önemli politik açmazının olarak ifade edilebilecek Kerkük düğümünün çözülmesi açısından kolaylaştırıcı rol oynayabilecektir.
  Bugüne kadar Irak’taki Türkmen varlığının merkezi olarak adlandırabileceğimiz Kerkük’e yapılan ziyaretler sınırlı olmuş ve 1976’dan 2006’ya kadar hiçbir Türk yetkili Kerkük’ü ziyaret etmemiştir. Kerkük’e Türk yetkililer tarafından yapılan son ziyaret 2006 yılında AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ile CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren’in de aralarında bulunduğu TBMM heyeti tarafından yapılmıştır.  

– Irak kurulduktan sonra Kerkük’e ilk ziyaret 1937’de Sadabat Paktı’nı imzalamaya giden ve önce Pakt'ın son hazırlıkları çerçevesinde Irak'ı ziyaret eden dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve Ekonomi Bakanı Celal Bayar’ın da bulunduğu heyet tarafından yapılmıştır.  Tevfik Rüştü Aras ve Celal Bayar Sadabat Paktı imzalanmadan önce son hazırlıkları tamamlamak amacıyla Irak bir ziyaret planlamış, Musul ve Kerkük üzerinden Bağdat'a gitmeye karar vermiş ve bunun için 18 Haziran 1937'de Irak'a gitmek üzere yola çıkmışlardır. Aras ve Bayar'ın 21 Haziran 1937'de sınırdan geçerek araçlarla önce Musul sonra Kerkük'e gittikleri ve Kerkük'ten özel bir trenle Bağdat'a geçtikleri bilinmektedir. Aras ve Bayar 22 Haziran 1937'de Bağdat'a vardıktan sonra yaptıkları görüşmelerin ardından dönemin Irak Dışişleri Bakanı Naci El-Asil ile birlikte Sadabat Paktı'nı imzalamak üzere Tahran gitmişlerdir.

– Daha sonra 1967'de Başbakan Süleyman Demirel ziyaret etmiştir. Demirel, Irak ziyareti sırasında Bağdat'ta Türkmen Kardeşlik Ocağı'ndan on kişilik Türkmen heyeti ile de görüşmüştür. Heyete başkanlık yapan Emekli Albay Abdullah Abdurrahman ile Dr. Necdet Koçak, Dr. Rıza Demirci ve Adil Şerif 1980'de Saddam tarafından idam edilmiştir.

– Demirel'den sonra, 1910 yılında Kerkük Askeri Lisesi'nde eğitim gören 5. Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Irak Cumhurbaşkanı General Abdülselam Arif'in daveti üzerine 27 Nisan-1 Mayıs 1968 tarihleri arasında Irak'ı ziyaret etmiştir. Ziyaret sonrasında Türkiye ve Irak'ın 1 Mayıs 1968'de yayınladığı ortak bildiri metninde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın Küfe, Kerbela, Necef, Kerkük ve Musul'u da ziyaret ettiği açıklanmıştır.

– 1976'da Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk de Irak'a gidişinde Türk Kültür Bakanlığına bağlı Kerkük'teki Türk Kültür Merkezi’ni ziyaret etmiştir.

– 1973'te Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı Anlaşması yapılmış, Süleyman Demirel de 3 Ocak 1977 açılış töreni için Kerkük'e gitmiştir. Demirel'in bu ziyareti, Saddam Hüseyin rejimi yıkılana kadarki Türk yetkililer tarafından son ziyaret olmuştur.

2006’da TBMM heyetinin ziyareti dışarıda tutulacak olursa, Ahmet Davutoğlu’nun Kerkük’ü ziyaret edecek olması, siyasetçiler tarafından Kerkük’e yapılan son 35 yıldır ilk ziyaret olacaktır. Bu ziyaret, Irak’taki Kerkük düğümünü çözülmesinde önemli bir sıçrama taşı olacağı gibi, Türkiye açısından düşünüldüğünde Irak politikasındaki etkinliğin, Kerkük sorunun çözümündeki kararlılığın ve Türkiye’nin bölgesel denklem içerisindeki ağırlığının vurgulanması anlamında da önemlidir. Türkiye’nin Irak politikasında dengeli bir yaklaşım sergilediği görülse de Ahmet Davutoğlu’nun Kerkük’ü ziyaret etmesi ve burada Türkmenlere verilecek bir “selamın” bölgede kendilerini yalnız hisseden bu halkın yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Özellikle 2003’ten sonra Irak’taki siyasal süreçte etkin bir rol alamayan Türkmenler, 2010 seçimlerinin ardından politik olarak yükselişe geçmiş ve ilk kez 10 milletvekili ve 3 bakanlık elde etmiştir. Ayrıca seçimlerin ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Türkiye’ye davet edilen Türkmen milletvekillerinin Irak parlamentosundan bir grup oluşturma kararı alması, Türkmenlerin bundan sonraki siyasal süreçte daha etkin bir olmasına büyük katkı yapabilecek niteliktedir. Ahmet Davutoğlu’nun Irak ziyaretinde Kerkük’ü de ziyaret etmesinin Türkmenlerin etkinliğini pekiştireceği düşünülmektedir. Böylece Irak’ta etkinliği artan ve güçlenen Türkmen varlığının Türkiye’nin Irak siyasetindeki ağırlığını arttıracağı değerlendirilmektedir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar