Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Düşünce Kuruluşları ve Onların ABD Siyasetindeki Rolü

Chingiz Azimzadeh, İstanbul Üniversitesi Politic Science
Her bir eylemin temeli düşüncedir. Fikirleri gerçekleştirmeden önce onu tasarlamak, tahlil etmek, pekiştirdikten sonra fiiliyata dökmek gereklidir. Bu noktada da düşünce kuruluşları günümüz dünyasında demokratik ülke ve cemiyetlerin ayrılmaz parçasıdır. Kelime olarak ‘’think thank’’ adlandırılan bu birimler literatürde bazen beyin merkezleri, düşünce kuruluşları veya fikir üreten fabrikalar gibi anılmaktadır. Globalleşme süreci ile birlikte, yeni yeni gelişmelerle bilgi sayısı gün geçtikçe yükselmekte ve hızla eskileşmektedir. Bilginin aralıksız olarak artdığı, bilgi kirliliğinin her yere yayıldığı dönemde bilgilerin toplanması, araştırma yapılarak fonksiyonel hale getirilmesi, kurumların, devlet ve hükümetlerin işine yarayacak şekle getirilmesi beyin merkezlerinin görevlerine girmektedir. Genel itibariyle etkinliği, bağımsızlığı, ve işlevselliğine göre sınıflandırmak icap ederse her kes tarafından kabul edilen bir tanıma ulaşmayı zorlaştırır fakat tanımladıkta – düşünce kuruluşları – kamu politikalarını araştıran, analiz eden ve bu alanda etkinlikte bulunan kurumlar – karar vericilerin ve kamuoyunun kamusal politika konuları hakkında bilinçli kararlar almalarını mümkün kılma çabası içerisinde, politika yönelimli araştırmalar ve analizler, ulusal ve uluslararası meseleler hakkında tavsiyeler,strateji üreten daimi örgütlenmelerdir.Düşünce kuruluşları siyasi partilerle, hükümetlerle, çıkar gruplarıyla ya da özel şirketlerle bağlantıları ola bileceği gib bağımsız sivil toplum kuruluşları da (STK) teşkil edile bilirler (1).     Bununla beraber beyin merkezleri de diye tabir ede bileceğimiz kuruluşlar uluslararası arenadakı her türden oluşa bilecek değişim ve dönüşümleri öngörmek, gelişmeleri hesaplamak, geleceğe dair tespitler yapıb onu biçimlendirmek için yoğun araştırma ve incelemeler yapmaktadir. Özellikle bu birimlerin bünyesinde emekli bürokratlar, diplomatlar, askeri yetkililer, akademisyenler, politika uzmanları faaliyet göstermektedirler. Zira düşünce kuruluşları siyasi içerikte bilgi üretmekte, politika oluşturma sürecini etkilemekte, hükümetlerin karar vermesine tesir eden ve yaptıkları araştırma ve yayınladıkları raporlarla tartışmalar başlatmakta ve gündem üzerinde etkide bulunmaya çalışmaktadırlar. 
  Tarihsel perspektiften konuya yaklaşırsak genellikle daha yaygın biçimde ABD-de yerleşen zamanla dünyanın her ülkesine yayılan, ve ilk baştan strateji ve savunma alanlarında çalışan beyin merkezleri ‘’Soğuk Savaş’’ döneminde artan  trend göstermiştir. Aşağıdakı resim 1930-40 yılları arasındakı sabit duraklamadan sonra aşikar olarak yükselme göstermektedir.

 

(2).   Çünki tarihe damgasını vuran ikinci büyük cihan savaşından önce devletler arası ihtilaflar en son aşamada silaha başvurularak çözülüyordu, ancak Birlieşmiş Milletler Teşkilatının kuruluşu ile dünya düzenindeki değişimler had safhaya ulaştı. Hükümetler politikalarını,  ekonomilerinin gücünü yükseltmek, strateji partner aramak, düşünsel düzeyde bunlara çözüm bulmak, yol haritası belirlemek, nihai olarak yönetimin politikalarını oluşturması süresinde onlara katkıda bulunmak istikametinde düşünce kuruluşlarının sayısında artışlara gitmişler. Bilhassa ABD-de faaliyet gösteren beyin merkezleri ülkenin hem iç hem dış siyasetinin hemde dünya politikasını yönlendirme noktasında yoğun çaba sarf ediyorlar. Somut çalışma sahalarına bakıldığında American Enterprise İnstitute ticaret ve savunma alanlarında, Carnegie Endowment for İnternational Peace – nükleer silahsızlanma ve Çin, Rand Corporation askeri strateji, ekonomi-politik, Brookings İnstitution ABD dış politikası ve Ortadoğu, sonucu aydınlıkla göre biliriz (3)    Doğal olarak soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte yeni çalışma alanlarının yaranmasına ve gitdikçe genişlemesine neden olmuştur. Çevresel sorunlar, insan hakları, küreselleşme, uluslar arası göç, terörizm, örnek olarak verile bilir. Bununla beraber dünya ölçeğinde en fazla ve kaliteli düşünce kuruluşlarına sahip ülke kuşkusuz Amerika Birleşik Devletleridir. Düşünce kuruluşlarının küresel düzeydeki en kapsayıcı sıralaması Pennsylvania Üniversitesinde Dr. James G. McGann yönetimindeki ‘’ Düşünce Kuruluşları Sivil Toplum Örgütleri Programı Tarafından yapılmış olanıdır.(4)    Bir bakıma da 1907’de Russell Sage Foundation, Carnegie Endowment for International Peace (1910) ve Institute for Government Research (1916) Hoover Institution on War, Revolution and Peace (1919) Council on Foreign Relations (1921) Brookings Institution (1927) tarihinde kurulması tarihsel perspektifte beyin merkezlerinin ne kadar erken zamanda araştırmalar yapmasını gözler önüne sermektedir. (5)    Dünya genelinde ortalama 5500 think tank-tan 1800-ü ABD –de ve 400-e yakını da başkent Washingtonda çalışmaktadır. Bu kadar düşünce kuruluşunun finanse edilmesi, çalışan sayısı ve etkinlikleri digerlerinden önde gelmektedir. Çünki çok eksenli dış politikanın sağlanması için çok sayıda araştırma, rapor ve kaynağa ihtiyaç vardır.Örnek olarak ABD-nin askeri bütçesinin altı yüz milyar dolara yakın olması kendi sırası ile think tanklara da ne kadar para harcanmasına dair insanlarda fikir oluşturur.(6)     Ortalama kabul edildiğinde beyin merkezlerinin yıllık bütçesi 20-50 milyon dolar arası değişmektedir. (7) Mali kaynaklara bağlı olarak çoğu think tanklar kar amacı gütmeyen bağımsız kuruluşlardır. Belirli kısmı vakıflar, şirketler veya bireysel olarak kişiler tarafından finance edilmektedirler.  Diger kuruluş olan RAND Foundation-un ise sahip olduğu muazzam bütçesi Birleşik devletler hükümeti ve özel sektör tarafından temin edilmektedir. (8) 
  Mali boyutundan ziyade düşünce merkezlerinin hükümete ve yahut her hansı siyasal partiye bağlı olması onların tedricen sağ-sol eğilimli yön takip etmesine, ideolojik bağnazlığa kapılmasına, özgür akademik araştırmanın kusursuzluğuna ve yayınladıkları istatistik, rapor sonuçlarının taraflı olmasına sebep olmaktadır. Tabiiki bunun olumsuz yönlerini tartışmak fikrinde değiliz fakat bağımsız olmaları, yansız araştırma çalışmaları yapması bu bağlamda çok önemlidir.  Bu nedenle kuruluşları bağımsız, yarı bapımsız/bağımlı, ve bağımlı kategorilerine bölmek mümkündür. Yukarıda yazdığım kontekstde değerlendirdikte ABD-de beyin merkezleri siyasal partiler, özel şirketler, istihbarat kuruluşlarının kurdukları birimler olarak bağımlı birim kategorisine, üniversitelerin, özel şahısların, demokratik sivil toplum vakıflarının kurdukları birimler olarak ise bağımsız kategorisine bölmek mümkündür. 
  Bu kurumların yayınladıkları raporlar, analizler Amerikan başkanları, Temsilciler Meclisi ve Senato üyeleri tarafından dikkate alınmakta, amerikan siyasi sisteminde karar alma sürecine aktif  biçimde tesir etmektedir. Yapılan tesbitler ve tahliller realize olduğunda think tankların saygınlığı yükselmekte, dinlenebilirlikleri daha da artmaktadır. Nitekim günümüz dünyasında ABD-nin sahip olduğu konum bunu bariz olarak sergilemektedir. 
  Think tanklar bir manada düşüncelerin araştırma geliştirmeleri olarak kabul edilir. Bir ülkenin hükümetinin  ürettiği politikaların niteliği ve uygulanabilirliyi onun başarısını etkileyen en ehemiyetli faktörlerden biridir. Bu süreçte bilimsel araştırmalardan, çalışmalardan yararlanmak bölgesel ve küresel düzlemde saygınlığını yükseltecek esas husulardan biridir. Düşünce olduğu kadar eylem vardır. Her halükarde think tank düşünce kuruluşları Amerika Birleşik Devletlerinin dış politikasının oluşturulmasında en çok etkisi, rolu ve önemi olan fakat en az takdir edilenler sırasındadır. (9)      1. http://ipc.sabanciuniv.edu/wp-content/uploads/2012/05/Chris-Game-Birleşik-Krallıktaki-Düşünce-Kuruluşları.pdf .        (McGann, : 2012, p – 22).   2. http://www.emeraldinsight.com/content_images/fig/2730130306001.png   3. James McGann, “The Think Tank Index”, Foreign Affairs, January/Feb¬ruary 2009.  http://www.foreignpolicy.com/story/cms.php?story_id=4598      4. http://ipc.sabanciuniv.edu/wp-content/uploads/2012/05/Chris-Game-Birleşik-Krallıktaki-Düşünce-Kuruluşları.pdf   5. http://guangzhou.usembassy-china.org.cn/uploads/images/QHgRpr9Ar-KtqbseIUl05Q/ijpe1102.pdf
  6. http://www.globalissues.org/article/75/world-military-spending#USMilitarySpending   7. James McGann, “The Think Tank Index”, Foreign Affairs, January/Feb¬ruary 2009. http://www.foreignpolicy.com/articles/coming_soon/4598
  8. http://m.voanews.com/a/174275.html
  9. http://guangzhou.usembassy-china.org.cn/uploads/images/QHgRpr9Ar-KtqbseIUl05Q/ijpe1102.pdf

Chingiz Azimzadeh  asdasd

Chingiz Azimzadeh

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar