Nebahat Tanrıverdi O, ORSAM Ortadoğu Uzman Yardımcısı, [email protected]
Tunus’ta başlayan ve Kuzey Afrika ve Ortadoğu’yu saran değişim ve halk isyanları rüzgarı pek çok ülkede esmektedir. Değişim talepleri karşısında her ülkenin iç dinamikleri, rejimleri, yerel ve bölgesel aktörlerin verdiği tepkiler farklılık göstermektedir. Tunus ve Mısır halkının ulaştığı başarının ardından giden halklarının geleceği ise hala belirsizliğini korumaktadır. Kuzey Afrika ülkesi olan Fas için de bu durum geçerli görünmektedir. 20 Şubat’ta başlayan halk eylemleri, bu tarihten itibaren devam etmektedir. Eylemcilerin talepleri, talepler konusundaki ısrarları v Kral Muhammed’in protestolar karşısında takınacağı tutum ve söz verilen reform sürecinin geleceği bu belirsizliğin bir parçası olarak hayati önem taşımaktadırlar. Fas’ta Protesto Gösterileri 20 Şubat’ta Fas halkı ülkedeki yolsuzluğu protesto etmek ve daha fazla hak ev eşitlik talep etmek için ülkenin çeşitli bölgelerinde eylemler düzenlemiştir. Gerçekleştirilen ilk büyük eylemde güvenlik güçleri eylemleri şiddet kullanarak bastırmaya çalışmış, çıkan olaylarda 5 kişi hayatını kaybetmiş ve 120 kişi de tutuklanmıştır. Eylemlerin şiddetlenerek devam etmesini engellemek için 9 Mart’ta ülkenin Kralı VI. Muhammed, anayasal reform yapılacağını açıklamıştır. Ancak açıklamadaki belirsizliklerden ötürü reform teminatı, eylemleri sona erdirmemiş, halk 20 Mart’ta eylemlerine devam etmiştir. Nisan ayına gelindiğinde Kral VI. Muhammed’in yaptığı çağrılara eylemcilerin olumlu teki vermediği ve eylemler düzenledikleri görülmektedir. Ayrıca Nisan ayı ile birlikte eylemler varoşlara da sıçramış ve talepler belirginleşmiştir. Öte yandan eylemler “barışçıl niteliğini” korumaktadır. Değişim için 20 Şubat Hareketi Ocak ayında özgürlük ve demokrasi çağrılarını dile getirmek amacıyla “Değişim için 20 Şubat Hareketi” adında bir facebook grubu kurulmuştur. Grup facebook üzerinden Fas gençliği başta olmak üzere çeşitli kitlelere ulaşma başarısı sağlamış ve Şubat ayından itibaren gerçekleştirilen eylemlerin baş aktörü olarak kendinden söz ettirmiştir. 20 Şubat’ta gerçekleştirilen eylemlere çağrı yapan Değişim için 20 Şubat Hareketi üç büyük eyleme imza atmıştır. Grubun düzenlediği ikinci eylem olan 20 Mart’taki protesto gösterileri ise Kral VI. Muhammed’in itidal çağrılarına rağmen gerçekleşmiştir. 20 Nisan’daki eylemlere katılımın rakamları kaynaklara göre değişiklik göstermektedir. Eylemciler 10 000 – 20 000 arası rakam verirken, Fas resmi kaynakları ise eylemlere katılımın 2 500 civarında olduğunu duyurmuştur. Rabat, Kasablanka, Marakeş, Fez, Agadır ve Tangiars’da gerçekleşen eylemlerde yolsuzlukla mücadele, demokratik devlet, anayasal değişiklikler, parlamentonun ve hükümetin fes edilip seçimlerin gerçekleştirilmesi, Berberi dilinin de resmi dil olarak kabul edilmesi, özgürlük, adil ve bağımsız yargı, işsizlik gibi sorunlar ve çeşitli hak talepleri ön plana çıkmıştır. 9 Mart’ta Kral VI. Muhammed’in anayasal reform sözü vermesi ve kralın bazı yetkilerinden vazgeçeceğini açıklaması ise hareket tarafından yeterli görülmemiştir. Öte yandan 9 Mart’taki açıklamasının ardından Kral VI Muhammed kendisinin atadığı üyelerden oluşan bir komisyon kurdurmuş ve anayasal değişiklik sürecini de başlatmıştır. Ancak ülkedeki muhalefet kral tarafından atanan komisyonun yapacağı değişikliklerin, kendi taleplerini temsil etmeyeceğini söyleyerek başlayan süreci kabul etmediklerini duyurmuşlardır. Ayrıca yapılması planlanan yeni parlamento seçimlerinin tarihinin 2012 olarak belirlenmesi de bir başka önemli muhalefet noktası olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tarihi geç bulan muhalifler, anayasa değişikliği için de halk tarafından seçilerek oluşturulacak bir Anayasa Komisyonu kurulmasını talep etmektedirler. Ayrıca Kral VI Muhammed’in yasal olarak taşıdığı dini otoritesi olan “Müminlerin Lideri” makamından da vazgeçmesi de talep edilmektedir. Muhalif Partilerin ve Grupların Tutumu Fas muhalif hareketini, genel olarak İslami ve seküler cephe olarak ikiye ayırarak incelemek mümkündür. Önde gelen İslami grupların başında Adalet ve Yardımlaşma Hareketi gelmektedir. Monarşi karşıtı olarak tanımlanan hareketin tabanının, ülkede geniş olduğu tahmin edilmektedir. Bir diğer önemli İslami grup ise parlamentoda da temsil edilen Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. Partinin genel olarak monarşi ile ilişkileri iyi düzeydedir. 20 Şubat’taki gösterileri de boykot ettiklerini açıklamışlardır. Seküler grupların başında ise ülkenin en eski muhalif partileri olan İstiklal Partisi ve 1959 tarihinde İstiklal’den ayrılan bir grup tarafından kurulan Halk Gücü Sosyalist Birliği gelmektedir. Bu iki partini yanı sıra, ülkedeki Arap milliyetçiliğini dengelemek istemesi üzerine Kral Hasan’ın teşviki ile kurulan ve çoğunluğunu Berberilerin oluşturduğu Halk Hareketi ülkedeki secüler partiler arasında bulunmaktadır. Daha sonra kurulan Sosyalizm ve İlerleme Partisi ve Gelenek ve Modernite Partisi ise daha yakın tarihlerde kurulmuş önemli partiler olarak Fas siyasi hayatında rol oynamaktadırlar. Seküler partilerin büyük bir kısmı ile Adalet ve Kalkınma Partisi parlamentoya girebilmişlerdir. 2011 yılında başlayan Değişim için 20 Şubat Hareketi’nin siyasi parti ve grupların dışında ortaya çıkması ise partilerin, Tunus ve Mısır’da olduğu gibi yeterli görülmemesi ile alakalıdır. Bu grupların dışında ülkede faaliyet gösteren pek çok STK ve insan hakları örgütleri bulunmaktadır. Bu grupların ise 20 Şubat Hareketi’ne verdikleri destek yüksektir. Fas İnsan Hakları Örgütü ve Adalet ve Hakikat Forumu bu grupların başında gelmektedir. Eylemlere destek veren bu gruplar eylemlerden önceki süreçte de reform taleplerini dile getirenlerin başında gelmektedirler. Adalet ve Kalkınma Partisi, 20 Şubat’ta gerçekleştirilen eylemleri boykot etmiştir. Eylemlerde güvenlik kuvvetlerinin güç kullanması ve 5 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından partisinin bu tutumunu eleştiren Mustafa Ramid partiden istifa etmiştir. Öte yandan Adalet ve Yardımlaşma Hareketi, özellikle hareket içindeki genç kanat, protesto gösterilerine destek vermektedir. 1985 tarihinde kurulan hareketin yolsuzluk ve yoksullukla mücadele, reform ve halklar konusundaki taleplerinin dışında, kralın sahip olduğu Müminlerin Lideri makamına yönelik ciddi eleştirileri bulunmaktadır. Hükümetin koalisyon ortağı olan Halk Gücü Sosyalist Birliği de 20 Nisan’daki protesto gösterilerine destek vermiştir. Protesto Gösterilerine Verilen Resmi Tepki 20 Şubat’ta başlayan eylemlerde Kral, eylemcileri şiddet yoluyla bastırabileceğini düşünmüştür. Güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu 5 kişinin hayatını kaybetmesi, eylemcilerin yaralanması ve tutuklanması izlenen politikayı doğrulamaktadır. Ancak bölgesel gelişmeler, rejimin şiddet yoluyla gösterdiği tepkinin eylemleri ve öfkeyi arttırdığı gerçeğini doğrulanmaktadır. Bu nedenle, daha sonra düzenlenen protesto gösterilerinde eylemcilerin dağıtılmasında daha sınırlı ölçüde şiddet kullanılmaya özen gösterildiği söylenebilir. Ayrıca özellikle 1990’ların sonlarında tutuklanan pek çok kişinin serbest bırakılması eylemlerin artmadan sona erdirilmesini hedeflemiştir. Tutukluların salıverilmesinin talepleri tatmin etmemesi üzerine 9 Mart 2011 tarihinde Kral VI Muhammed, yaptığı açıklamada çeşitli reformlar yapacağını duyurmuştur. Bu reformlar ise Anayasanın revize edilmesi, adalet sisteminin bağımsız hale getirilmesi, erkler (güçler) ayrılığı ilkesinin uygulanması, Başbakan’ın yetkilerinin genişletilmesi ve kralın yetkilerinin kısıtlanması ile anayasal monarşiye geçilmesi gibi başlıklardan oluşmaktadır. Reform yönündeki sürecin başlatılacağı yönündeki açıklamanın ardından kral tarafından atanan 18 üyeli Anayasa Komisyonu, anayasal değişiklikleri içeren taslak anayasa üzerinde çalışmaya başlamıştır. Ancak komisyonun protestocular nezdinde meşruiyetleri sorunludur. Reforma yönelik atılan adımların yanı sıra, Kral’ın, güvenlik güçleri ve yardımcı ekiplerin maaşlarına zam yapıldığını ve görevlilere lojman sağlanacağına yönelik çalışmalara başlayacaklarını hükümet aracılığı ile açıklaması ise eylemler konusunda takılan tavrın bir başka boyutunu göstermesi bakımından önemlidir. Libya, Mısır ve Tunus’ta bazı güvenlik güçleri ve askerlerin eylemlerde saf değiştirmesi ve kurumların liderlere verdikleri desteği çekmeleri, Kral VI Muhammed bu siyasetinde etkili olmuştur. Bu nedenle gerektiğinde eylemleri bastırabilmek için güvenlik güçlerinin sadakatini kendi yanında tutmaya özen göstermektedir. Son olarak da Fas Başbakanı Abbas El Fassi ise 25 Nisan’da yaptığı açıklamada parlamento seçimlerinin daha erken bir tarihe alınması gerektiğini söylemiştir. İstiklal Partisi ile yapılan görüşmelerin ardından 2012 tarihine kadar beklemenin ancak toplumsal öfkeyi arttıracağı konusunda fikir birliğine vardıklarını belirtmiştir. 20 Nisan’da eylemlerin devam etmesi ve hatta varoşlara da sıçraması sonucu yavaş ilerleyen sürecin hızlandırılmaya çalışıldığı gözlenmektedir. Sonuç Fas’ta eylemlerin kralın otoritesini sorgulama aşamasına gelmemesinden ötürü Kral VI Muhammed bir yandan reform sürecini işleterek diğer yandan da ölçülü şiddet kullanarak eylemleri sona erdirmeye çalışmaktadır. Eylemlerin başlamasından bu yana geçen iki ay içinde, somut adımların atılmamış olması, eylemcilerin açısından güven sorunu oluşturmaktadır. Öte yandan işsizlik ve büyük oranda kraliyet ailesinin domine ettiği ekonominin değişmesi, siyasi hakların elde edilmesi, adalet sistemin düzenlenmesi protestocuların en önemli talepleridir. Ülkenin siyasi hayatının nasıl bir yola sapacağı ise Kral VI Muhammed’in tercihleri ile şekillenecek gibi görünmektedir.