Irak Ordusuna bağlı 1300 zırhlı araçtan ve 40 bin kişiden oluşan askeri güç Telafer Operasyonu’nu beklenenden çok daha kısa bir sürede bitirip daha sonraDEAŞ’ın Kerkük’teki kalesi olan Havice’yeyöneldi. Buradaoperasyonların da kısa sürede tamamlanmasının ardındanTelafer, Havice’yeoperasyonlar için bölgeye yapılan bu askeri yığınak 15 Ekim gecesinden itibaren tartışmaların kalbindeki Kerkük ve havzasında olağanüstü bir etki üretti.
Oluşan bu etkinin sonucunda KDP’ye bağlı Peşmerge ve Asayiş’in, PKK’nın da eklemlendiği Necmettin Kerim ve Kosrat Resul’e bağlı KYB uzantısı Peşmergelerin etkisiz kaldığı görüldü. 70. ve 80. birlik isimleri adı altında iki farklı yapılanmadan oluşan Peşmerge’nin etkisiz kalması ve beraberinde neden olduğu sonuç, en az Irak Ordusu’nun ve Haşdi eş Şaabilerin etkisi kadar, bu olağanüstü güne damgasını vurdu.
Bu olağanüstü güne dair yaşanan gelişmeleri 21yıl önce yaşanan gelişmelerin intikamı olarak yorumlamak mümkün. 1996 Ağustos ayında Saddam Ordusu’nun Barzani tarafından Erbil’e sokulmasıyla başlayan süreç KYB-Talabani etkisinin Erbil’de kırılmasına ve inisiyatifin KDP-Barzani tarafına geçmesine neden olmuştu. Barzani ve Saddam Hüseyin arasında yapılan bu anlaşmanın intikamı 21 yıl Kerkük’te karşılık buldu. Deyim yerindeyse; Hero Talabani, Barzanilere tam bir hançer sapladı. Bu anlamıyla şu an yaşanmakta olan sürece bakıldığında resmin Hero Talabani’nin etkisiyle tersine döndüğü görülebilir.
Son birkaç gün içerisinde yaşanan gelişmelere bakıldığında 2003 yılından beri sistematik olarak yürütülen demografik bir dönüşümü tam tersine çeviren olağan ötesi bir göç dalgası ve Peşmerge’nin geri çekilişiyle sonuçlanan bir süreç karşımıza çıkmaktadır.
Kerkük’te yaşanmakta olan sürece dair Peşmerge gücünün nerede toparlanacağı, nerede organize olacağı, nereyi nasıl ve hangi bileşenler ile savunacağına dair ortaya çıkan sorulara verilecek cevaplar oldukça önemlidir. Cevap bekleyen diğer bir önemli soru ise kaybettiği mevzileri kazanma konusunda IKBY yönetiminin ortaya koyacağı refleksin nerede ve nasıl kendini göstermek isteyeceğidir.
Bununla birlikte bir başka soru daha bulunmaktadır. Irak Ordusu ve beraberindeki Şii milislerin azim ve kararlılıklarının nereye kadar gideceği ve etkisinin hangi karasal alanda duracağı yada durdurulacağıdır?
Öncelikle şunu önemle ifade etmek gerekiyor: Telafer ve Havice’de yürütülen operasyonları kısa sürece sonuçlandıran, DEAŞ’la ilgili süreçleri mahirce yöneten ve bu devasa armadayı referandumla ilgili ortaya çıkan süreci derinden etkileyecek şekilde hazır hale getiren akıl ve stratejinin bulunduğudur. Çok bileşenli, çok aktörlü, çok katmanlı ve çok alanlı bu süreci hangi irade(ler), nasıl bu kadar mahirce yönetti?Bu soruya yönelik bazıları bu sürecin kendi içerisinde doğal bir şekilde oluştuğunu söyleyecektir. Ancak bu süreçte üst düzey bir aklın sahada kendisini gösterdiği tartışılmaz bir gerçek. Bu akıl tesadüflere bağlı şekillenmemiştir.
Kerkük’teki sürecin hemen öncesinde Tuzhurmatu’daHaşdi eş Şaabi ve içindeki Türkmen unsurlara karşılık, ana ekseninin KYB peşmergelerinin oluşturduğu ve PKK’nın mikser görevi üstlendiği çatışmalı ve gergin geçen 4 günlük süreçten sonra yığınağın, artan kararlılık ve gerekçelerle birlikte güney, güneybatı ve batıdan Kerkük’e doğru kaymaya başladığı görüldü.
Iran Devrim Muhafızları Kudüs Ordusu Komutanı Kasım Süleymani’nin Süleymaniye’de Talabani’nin mezarı başında Talabani’nin oğlu ile görülmesi, yapılan resmî açıklamayla Haşdi eş Şaabi’nin resmi danışması hüviyetine bürünmesi ve KYB ana omurgası ile yapılan görüşmeler sonrasında referandum fotoğrafından çok daha farklı eksenlerin ortaya çıkışı bu 4 günlük zamana sığmaktadır. Bu görüşme trafiğinin sonrasında Kürt eksenli güç ve siyasi eksenlerinfarklı eksenlere kaydıkları ve bir anda bu eksenler üzerinden etki ürettikleri görülmeye başlandı. Bu fotoğrafta eskiVali Necmettin Kerim ve Kosrat Resul’ün yalnızlaştığı, KYB ana omurgasının merkezi hükümet ekseninde tavır üretmeye başladığı görülmektedir.
Irak merkezi hükümeti ise, ‘yakın geçmişin tam tersine’ PKK ile ilgili bir açıklama yaparak, Kerkük’teki PKK varlığının bir savaş sebebi olacağını ifade etmiştir. Elbette bu da bir başka denklemi içinde barındırarak, yerelin ötesine geçen; Irak, İran ve Türkiye’ye ait bölgesel bir fotoğrafa gönderme yapmaktadır.
15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan geceden itibaren Kerkük’ün kritik arazi arızaları, kamusal alanlar-askeri üsler, petrol ve doğalgaz yataklarında etki üretmek isteyen merkezi Irak güçleri, alanda görülmeye başlamasının 12 saat sonrasında hedeflediği pek çok yeri ele geçirdi.
Buraya kadar gelmişken, bu etkinin bu denli güçlü ve hızlı bir sonuçla ortaya çıkmasına neden olan karşıt güç oluşlarını (kutuplaşmaları) tanımlamakta fayda var.
- Erbil-Bağdat kutuplaşması (Barzani-Merkezi hükümet karşıt eksenleri)
- Erbil-Süleymaniye kutuplaşması (KDP-KYB karşıt eksenleri)
- KYB içi kutuplaşma (Necmettin Kerim/Kosrat Resul’e karşı Talabani ailesinin oluşturduğu karşıt eksen)
Bu noktada ayrıca PKK’ya da değinmek gerekmektedir. Eski Vali Necmettin Kerim’in himaye ve yönlendirmesinde başta Kerkük ve tartışmalı bölgelerde varlık gösterip ve etki yaratmak isteyen PKK, tam bir mikser vazifesi üstlendi. Kendini kullandırdığı ve bu yolla kullandığı iradeler üzerinden temel amacının, Türk/Türkmen-Kürt düşmanlığını körükleyerek belirgin bir eksen üretmek olduğunu öngörmek mümkün.
Bir diğer tarafıyla 2014 Haziran’ında Musul’da DEAŞ etkisinin ortaya çıkmasıyla baş gösteren Sincar’da Yezidi dramında üstlendiği misyona benzer bir şekilde, Suriye’de elde ettiği inisiyatifleri Irak’ta da elde etmek üzere kurnaz bir stratejinin peşine düştüğünü de sözde “özgürlük savaşçılarının”yaptığı tahrikler, dün Kerkük’te üstlenmeye çalıştığı rol bunun en belirgin ispatlarıdır.
Dağlık alanların ötesinde IKBY’nin ve başta Kerkük tartışmalı bölgelerde KDP-KYB ve Goran inisiyatiflerini ellerinden alacak şekilde derin bir felsefe ve eylemsellik üzerinde çalıştığını herkesin görmesi gerekiyor. Aslına bakılırsa Barzani’nin bu şekilde davranmasının en önemli aktörlerinden biri. Barzani’yi buraya itenlerin ve süreci derinleştirenlerin başında ‘Irak kuzeyi dağlarda, Sincar’da, Suriye’nin kuzeyinde, tartışmalı bölgelerdeki etkisiyle ve küresellerle işbirliğiyle’ PKK geliyor.
Bundan sonraki süreçte de PKK’nın Kürtler içinde ortaya çıkan çatlaklardan sızmaya çalışacağını, ‘geçmişte olduğu gibi’ Suriye’deki hamilerini, Irak merkezi hükümetini ve İran’ı, Irak karasalında kullanmaya çalışacağı da atlanmaması gereken bir gerçektir.
ABD’nin “çatışma yaşanmasına izin vermeyeceğiz” demesine rağmen, çatışmaların bu safhada ortaya çıkmasına engel olacak bir saha etkisi ortaya koymadığı da görülmelidir.Bu noktada ‘gizli olduğu ifade edilen’ bir anlaşmadan bahsedilebilir.Talabaniler ile Haşdi eş Şaabi’nin gizli lideri Hadi el Amiri arasında yapıldığı ifade edilen anlaşmanın maddeleri şu şekildedir:
- Merkezi Irak Güçleri, tartışmalı bölgelerde yeniden konuşlanacağı ve Peşmerge’nin geri çekilecek
- Kerkük dahil 17 kasaba ve nahiyenin Merkezi Hükümete teslim edilecek
- Kerkük merkezinde ortak bir yönetim olacak
- Kerkük’ün 15 Kürt mahallesi Kürtler, 25 mahalle de diğer oluşumlar tarafından yönetilecek
- Kerkük'teki Keyvan (K1) askeri üssü, havaalanı ve petrol yatakları gibi stratejik yerlerin yönetiminin merkezi hükümette olacak
- Halepçe, Süleymaniye ve Kerkük bölgeleri kurulacak (-ki bu IKBY’nin parçalanması demek)
- Bu yeni bölge için bir yeni bir hükümetin kurulacak
- Süleymaniye ve Kerkük'teki memur maaşlarının ve Süleymaniye’ye bağlı Peşmerge maaşları Merkezi Hükümet tarafından ödenecek
KDP-Barzani ekseninin tamamen yok kabul edildiği ve kaynaklarının kesildiği bu süreçte Barzani’nin nasıl karşılık vereceği, Musul kozunu nasıl kullanacağı, ABD başta olmak üzere Irak üzerinde etkisi bulunan diğer güçlerin ortaya çıkan fiili duruma nasıl yaklaşacaklarını, bu anlaşmanın nasıl tecelli edeceğini kısa süre içinde görülecektir. Ancak tüm bu bahsedilenlerin ötesindeki diğer bir sorun ise bu süreçte DEAŞ’ınneler yapabileceğini anlayabilmektir. Çünkü DEAŞ yaşanmakta olan bu süreçten bir şeyler kazanmak için muhakkak harekete geçecektir.
*ORSAM Güvenlik ve Strateji Çalışmaları Danışmanı