Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamento Seçimleri ve Hükümet Senaryoları

Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı
21 Eylül 2013 tarihinde gerçekleşen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamento seçiminin resmi olmayan ilk sonuçları açıklandı. Irak şartları düşünüldüğünde oldukça organize ve sistematik olarak gerçekleştirilen seçimlerde Irak’ta ilk kez elektronik mühür uygulaması yapıldı. Oy pusulaları önce elektronik mühürden geçirildi ve daha sonra soğuk damga basıldı. Elektronik mühür uygulamasının amacı hilenin önüne geçilmesini sağlamaktı. Zira elektronik mühür cihazının pusulaların üzerine saati belirten mühür basması nedeniyle sandıkların kapandığı saat olan 17.00’den sonra oy verme işleminin önüne geçildi. Hem siyasi parti temsilcileri hem de Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği görevlilerinin hassas davrandığı görüldü. Ancak yine de eski alışkanlıklardan kolay kolay vazgeçilmiş olduğunu söylemek de zordur. Silahlı güvenlik güçleri seçim merkezlerine müdahale etmeseler de seçim merkezleri içerisinde silahlı olarak bulunmaları halkta tedirginlik yaratan bir durum ortaya çıkarmaktadır. Buna rağmen halkın seçime katılımının yüksek olduğu görülmüş, insanlar aileleriyle seçim sandıklarına girmiştir. Özellikle birçok seçim merkezinde ailelerin çocuklarını da seçim merkezlerine getirmesi demokratik katılım kültürünün bir sonraki nesillere taşınması açısında önemlidir.
 
Ortalama yüzde 73 katılımın olduğu seçimlerde ilk sonuçlara göre seçimin galibi KDP gibi gözükmektedir. Seçim öncesinde KDP’nin birinci parti olacağı konusunda neredeyse kesin bir kanaat yerleşmiştir. Seçime ilişkin esas tartışma konusu KYB ile Goran Partisi arasındaki rekabetten kimin galip çıkacağı ve lideri Celal Talabani’nin sağlık sorunları yaşadığı bir dönemde KYB’nin nasıl bir oy oranı alacağı olmuştur. KDP beklendiği gibi oyların yaklaşık yüzde 38’ini alarak parlamentoda 38-40 arası sandalye kazanacak gibi görünmektedir. Ancak 111 kişilik Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu’nda Türkmenler, Hıristiyanlar ve Ermeniler için 11 sandalyelik kota bulunmaktadır. Türkmenler ve Hıristiyanlara 5’er kişilik sandalye hakkı verilirken, Ermenilere 1 sandalye verilmiş durumdadır. Bu kota sandalyelerinin de en az 8’inin KDP ile hareket edeceğini söylemek mümkündür. Daha önceki seçimlerin tamamına ortak liste ile giren KDP ve KYB ilk kez ayrı listeler ile seçime girmiştir. KDP kendi oy potansiyelini korurken, KYB’nin taban kaybettiği görülmektedir. Dolaysıyla bu seçim iki parti arasındaki dengenin daha net anlaşılması açısından da önemlidir. Goran – KYB rekabetinde ise kazanan Goran olmuştur. KYB’nin aldığı yüzde 17’lik orana karşılık Goran yüzde 23 civarında oy almıştır. Buna göre Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosunda Goran’ın 22-25, KYB’nin 16-18 civarında sandalye kazanması beklenmektedir. İslami partilerin ise geçen seçimlere göre nispeten bir ilerleme kaydettikleri söylenebilir. Kürdistan İslami Birliği ve Kürdistan İslami Cemaati sırasıyla yüzde 9 ve yüzde 6 civarında oy almıştır. Bu da iki partinin toplamda 14-16 civarında milletvekilliği kazanması anlamına gelmektedir. Geçen seçimlere göre kıyaslandığında KDP’nin tabanını koruduğu görülmektedir. Her ne kadar ikinci olan Goran zafer kazanmış şeklinde takdim edilse de geçen seçime göre oy oranını koruduğu ve ciddi bir artış sağlayamadığı görülmektedir. Celal Talabani’nin fiili olarak KYB’nin liderliğini üstlenememiş olması, KYB içinde Talabani sonrasına ilişkin güç mücadelesinin başlaması, KDP ile sürdürülen stratejik ittifakın yarattığı olumsuz etki KYB seçmeninin sandıklara gitmemesine yol açmış olabilir. Buradan hareketle diğer partilere oy veren seçmen sayısında olmasa da oy oranlarında bir artışa neden olduğunu söylemek mümkündür. Bu tablo içinde KDP ile KYB’nin azınlık kotasından gelen milletvekillerinin desteğini alarak yeniden hükümeti kurma imkanına sahip olacakları anlaşılmaktadır. KDP’den gelen haberler KYB ve Kürdistan İslami Birliği ile birlikte ortak bir hükümet kurma olasılığının yüksek olduğudur. Bu açıdan KDP ve KYB arasındaki stratejik ittifakın devam edeceği söylenebilir. Bu ittifaka KYB açısından bakıldığında bir anlamda zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. KYB hem iktidardaki gücünü kaybetmemek hem de KDP’nin politikalarından haberdar olmak için ittifaka girmek durumundadır. Öte yandan Goran’ın üstünlüğünü dengelemek için de KYB adına KDP ile ittifakın devam etmesi gerekliliği bulunduğunu söylemek mümkündür. Diğer taraftan Goran’ın iktidardan pay sahibi olmak istediği söylemlerinde görülmektedir. Goran’ın KYB içerisinden çıktığı düşünüldüğünde KYB ile anlaşma olasılığını dikkate almak gerekmektedir. Ancak Goran, KYB ile rekabet içerisinde olduğundan ve KYB’nin yerini almaya çalıştığından iki tarafın anlaşması mümkün gözükmemektedir. Goran’ın KDP ve KYB’yi dışarıda bırakarak İslamcı partilerle oluşturacağı ittifakla bir hükümet kurabilmesi milletvekili sayıları dikkate alındığında olası değildir. Goran’ın kurulduğu tarih olan 2009’dan bu yana KDP karşıtı yürüttüğü propagandaya rağmen KDP ile ittifak kurarak hükümet oluşturması da ihtimal dahilinde gözükmemektedir. İktidar’da pay sahibi olmak isteyen Goran’ın KDP liderliğinde diğer tüm partilerin içinde yer alacağı geniş tabanlı bir koalisyon hükümetin de yer alması ciddi bir olasılık olarak değerlendirilmelidir. Nitekim Bölgesel Kürt Yönetimi’ndeki siyasi kulislerden bu ihtimal sıklıkla dile getirilmektedir. Sonuç olarak hangi ihtimal dikkate alınırsa alınsın, en net söylenebilecek şey KDP’nin öncülüğünde bir iktidarın oluşacağıdır.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar