Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Irak’la İlişkilerde İyimser Hava ve Barzani’nin Tutumu

Türkiye ile Irak arasında 2007 yılından sonra önemli ilerlemeler kaydeden ilişkiler, 2008 yılında atılan adımlarla giderek daha da iyi bir noktaya doğru yol almaya başlamıştır. Özellikle 2008 yılı içerisinde ve 2009 başlarında Türkiye’nin Irak’ta aktif bir diplomasi yürütmesi Türkiye-Irak ilişkilerini bir adım öteye taşımıştır. Irak’la gelişen ilişkiler Türkiye’nin açılımı sayesinde Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimle olan ilişkilere de yansımış, bölgesel yönetimle de görüşmeler başlamıştır. Musul Başkonsolosu Hüseyin Avni Botsalı, Erbil’de yapılan Abant Platformunun 18. Toplantısı’na katılmış, ayrıca Erbil’de terörle mücadele koordinasyon merkezi faaliyete geçmiştir. 2009 yılı başından itibaren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Irak’ı ziyaret etmesi beklenirken, İstanbul’da yapılan 5. Dünya Su Forumu toplantısına Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Irak Su Kaynakları Bakanı Abdüllatif Reşit’le birlikte Irak hükümet yetkililerinin de iştirak ettiği bir heyet katılmıştır. Talabani’nin Türkiye’ye geldiği sıralarda Musul Başkonsolosu Hüseyin Avni Botsalı da Erbil’de Ticaret Odasını ziyaret etmiş ve burada yardım dağıtmıştır. Bu arada Cumhurbaşkanı Talabani’nin bir Türk gazetesine verdiği röportajın da aynı zamanda yayınlanması dikkat çekicidir. Röportajdaki yanıtların Türkiye’ye yönelik birtakım mesajlar taşıdığı görülmektedir. Cumhurbaşkanı Talabani Türkiye ziyareti çerçevesinde hem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme yapmıştır. Talabani ile yapılan bu görüşmenin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bu ayın sonunda Irak’a yapması beklenen Irak ziyareti için bir ön görüşme olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ayrıca her iki görüşmede de suyun yanı sıra, terör örgütü PKK sorunu, ekonomik ve ticari ilişkiler başta olmak üzere ikili ilişkilerin ele alındığı açıklanmıştır. Bu noktada Musul Başkonsolosu Hüseyin Avni Botsalı’nın da Erbil ticaret odasını ziyaret etmesi ve Irak ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin birbirini tamamlar durumda olduğunu belirtmesi, Türkiye’nin Irak’la ilişkilerindeki rotasını belirler niteliktedir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Talabani ile görüşmesinde enerji konusuna değinmesi, Rusya ile yapılan alışverişte teknik nedenlerden kaynaklanan sorunlar olduğunu ancak Irak’tan kaynaklanabilecek böyle bir sorun olmamasına rağmen işbirliğinin halen yeterli düzeyde gelişmediğini belirtmesi, Türkiye’nin Irak’ın enerji kaynakları konusunda (Irak’tan petrol ve doğal gaz sağlanması, buna karşılık Irak’a elektrik satışı yapılabileceği düşünülmektedir) etkin rol almak istediği mesajının verilmek istenmesi şeklinde değerlendirilebilir. Öte yandan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Talabani ile görüşmesinde, “aklımızı kullanırsak mutluluğu, kullanamazsak acıları paylaşırız. Biz aklımızı kullanalım, mutluluğu paylaşalım” ifadelerini kullanmasının, bir uyarı niteliğinde olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira hem Irak merkezi hükümetinin hem de Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin geçmiş dönemde Türkiye’yi hedef alan açıklamalarının yanı sıra, Türkiye’ye yönelik olumsuz politikalar izlediği bilinmektedir. Bu doğrultuda 2007 yılından bu yana ilişkilerdeki olumlu havanın devam etmesi Iraklı yetkililere bağlı gözükmektedir. Nitekim Türk makamları birçok kez yaptıkları açıklamalarda, Türkiye’nin Irak’a ilişkin politikasında, Iraklı yetkililerin olumlu tavırlarının etkili olacağını, Iraklı yetkililerin olumlu tavırlarına karşılık Türkiye’nin de olumlu adımlar atacağını belirtmişlerdir. Bu noktadan hareketle, son görüşmelerde Türkiye ile Irak arasındaki ayrılık ve sorunların değil, birleştirici unsurların ön plana çıkartılması önemlidir. Ancak yaratılan bu olumlu ve iyimser havanın hassas dengelere bağlı olduğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır. Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani’nin özellikle yurtdışı gezilerinde Türkiye’nin hassasiyetlerini hedef alan açıklamalar yapması, iyi niyetli çabaların ve olumlu havanın zarar görmesine sebep olabilecektir. Bu noktada özellikle 2008 yılı içerisinde gelişen konjonktürde her fırsatta Türkiye ile işbirliğini geliştirmek istediğini ifade eden Barzani’nin söz konusu açıklamaların, Irak’ta yalnızlaşmaya ve popülaritesini yitirmeye başlayan Iraklı Kürtlere zarar verebileceği değerlendirilmektedir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar