Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Irak’ta Siyasetin Nabzı Yükseliyor

Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı, [email protected]
Irak son günlerde şiddet eylemleriyle yeniden sarsılırken, politikanın nabzı da giderek yükseliyor. Bir yandan ABD’nin Irak’tan çekilmesine yönelik tartışmalar devam ederken, bir yandan da Maliki hükümetiyle ilgili çatlak sesler yükseliyor.   Şubat ayında Irak’ta yapılan gösterilerin ardından bakanlarına faaliyetlerini yeniden gözden geçirmeleri için 7 Haziran’a kadar 100 günlük süre veren Başbakan Nuri El-Maliki, bu arada rahat bir nefes almaya çalıştı. Buna rağmen Maliki, içişleri, ulusal güvenlik ve savunma bakanlıkları için halen isim belirleyememesi nedeniyle yeniden politik bir baskıyı üzerinde hissediyor. Gün geçtikçe Maliki hükümetinin meşruiyeti daha fazla tartışılır duruma geliyor. Siyasi partiler arasındaki görüşmeler yeniden hız kazandı ve bu durum Maliki ve hükümetini oldukça rahatsız etmeye başladı. Irak Parlamento Başkanı Usame Nuceyfi, önümüzdeki hafta içerisinde Maliki’nin güvenlikle ilgili bakanlıklara atayacağı adayların isimlerinin parlamentoda oylanacağını açıkladı. Ancak açıklamanın hemen ardından Irakiye ve Kürt listesi tarafından yapılan açıklamalarda, hem Irakiye’nin hem de Kürt listesinin oylamaya katılmayacağı belirtildi. Hatta Maliki’nin belirlediği adayların, siyasi partilerin görüşü dışında olduğu ve ABD tarafından verilen isimler olduğu bile iddia edildi. Bu iddialar ve görüşlerin gittikçe Maliki’yi köşeye sıkıştırdığını söylemek yanlış olmayacaktır. Zira Sadr Grubunun da ABD karşıtı politikası net olduğunda, bu iddialar karşısında Sadr Grubu milletvekillerinin de oylamaya katılmaması beklenebilir. Güvenlikle ilgili bakanlıkların oylanmasıyla ilgili toplantıya 91 milletvekiline sahip Irakiye, 47 milletvekili olan Kürt listesi ve parlamentoda 40 milletvekili ile temsil edilen Sadr Grubunun katılmaması durumunda, isimlerin oylanması için yeterli sayıya ulaşılması mümkün gözükmemektedir.   Öte yandan ABD askerlerinin çekilmesiyle ilgili tartışmalar da Maliki hükümetinin diğer bir çıkmaz noktasını oluşturmaktadır. ABD’li yetkililerden yapılan açıklamalar dikkate alındığında, ABD’nin 10 bin civarında askerini Irak’ta bırakması neredeyse kesin gibi gözükmektedir. Hatta Maliki ve ABD arasında buna dair gizli anlaşma olduğu, Irak’taki siyasi tartışmalarda sıkça dillendirilmektedir. Siyasi olarak Maliki hükümetini eleştiren Irakiye ve Kürt listesi, ABD askerinin Irak’ta kalmaya devam etmesi konusunda Maliki’ye arka çıkar bir görüntü sergilemektedir. Buna rağmen Irak’ta hükümetin kurulmasında belki de en etkili aktör olan Sadr Grubu, ABD askerlerinin tamamının 2011 sonuna kadar Irak’tan çıkmasına yönelik tutumunu şiddetle devam ettirmekte ve aksi takdirde yeniden direniş unsurlarını faaliyete geçirebileceğine yönelik tehditler dile getirmektedir.   Gelişmeler dikkatle incelendiğinde Maliki hükümetine yönelik hem halk hem de siyasi kuruluşların desteğinin azaldığı görülmektedir. Zira küçük çaplı da olsa Maliki hükümetine yönelik protesto gösterileri de devam etmektedir. Bu somut eylemlerin ötesinde Maliki hükümeti ve hatta sonrasına ilişkin senaryolar konuşulmaya başlamıştır. Özellikle erken seçim senaryoları güçlü bir biçimde dillendirilmektedir. Sadr Grubundan Emir Kenani yaptığı açıklamada, 100 günlük sürede Maliki’nin başarısız olması durumunda Sadr Grubunun hükümetten desteğini çekebileceğini ve erken seçime gidilebileceğini ifade etmiştir. 2 Mayıs Al Hurra TV’nin haberinde, Ulusal İttifaktan Ali Şubar’ın yaptığı açıklamaya göre, Irak Parlamentosu, Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı Faraj El-Haydari ile görüşerek, komisyonun seçim hazırlıklarını sorduğu belirtilmiştir.   Yeni bir seçimin yapılması, Irak’taki halen oturmamış siyasi dengeyi yeniden sarsabilecek bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Örneğin başkanlığını Ammar El-Hekim’in yaptığı Irak İslam Yüksek Konseyi, Maliki hükümeti 100 günlük süre sonunda başarısız olsa bile, hükümetin dağılmaması gerektiğini açıklamıştır. Irak İslam Yüksek Konseyi, 2010 seçimlerinde elde ettiği milletvekili sayısına rağmen, hükümet içerisinde önemli bir yer edinmiştir. Irak İslam Yüksek Konseyi yeni bir seçim yapılması halinde bu güçlü kazanımı tekrar elde edemeyeceği ihtimalinde çekiniyor olabilir. Öte yandan Maliki ile Allavi arasında çoğunluk hükümetinin oluşturulabileceğini yönelik haberler de gelmektedir. 27 Nisan’da Al-Sumaria TV’ye açıklamalarda bulunan Nuri El-Maliki Başkanlığındaki Kanun Devleti Listesi üyesi İzzettin Şahbandar, Allavi ve Maliki’nin görüşmeler yaptığını ve bu kişilerin başkanlık yaptığı grupların bir çoğunluk hükümeti oluşturabileceğine yönelik güçlü bir eğilim olduğunu belirtmiştir. Ancak Sadr Grubu ve Kürt Listesi’nin dışarıda bırakılması durumunda Maliki-Allavi hükümetini güçlü bir biçimde ayakta durma ihtimali oldukça düşüktür. Kürt Listesi ve Sadr grubunun Irak siyasetindeki keskin rollerin bundan önceki süreçlerde ortaya çıkmıştır.   Tüm senaryolar bir yana bütün gelişmelerden en kötü biçimde Irak halkı etkilenmektedir. Hükümetin başarısızlığından doğrudan etkilen Irak halkı, siyasi gruplar arasındaki mücadelenin zararını da çekmekte ve kutuplaşmalara zorunlu taraf olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle Iraklı siyasetçilerin daha sorumlu davranıp, kişisel ve grup çıkarlarının ötesinde politikalar izlemesinin, Irak’ın daha iyi koşullarda yaşayan ve refah üreten bir ülke haline gelmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Öte yandan bu sadece Irak halkının sorunu değil bölgenin sorunudur. Irak’ta yaşan her olaydan bölge ülkeleri doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenmektedir. Bu nedenle bölge ülkelerinin de sorumluluk bilinciyle Iraklı siyasetçilere makul yardım ve tavsiyelerde bulunması gerektiği düşünülmektedir. Irak’ta bir uzlaşı kültürüne ulaşılabilmesi halinde bu ülke, cadı kazanının kaynadığı Ortadoğu’da bir model olabilir.   

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar