Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Irak’ta Yeni Gündem Maddesi: Federalizm Üzerinden Tartışmalar

Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı
Irak’ta son dönemde yaşanan gelişmeler eski bir tartışma konusu olan federalizm ve federalizmin sınırları meselesini yeniden gündeme getirmektedir. Sünni Arapların yoğun olarak yaşadığı Selahattin, Anbar ve Diyala il meclisleri 2011’in son aylarında federal otonom bölge olma kararları almış, daha sonra Irak Bakanlar Kurulu’nun bu kararları kabul etmemesi nedeniyle süreç durmuştur. Ancak yaklaşık son 3 aydır hükümet karşıtı protesto gösterilerinin merkez üssü olan ve Sünni Arapların yaşadığı Anbar’dan yükselen federal bölge talepleri güçlü bir biçimde artmıştır. Bununla birlikte özellikle Sünni politikacılar tarafından son günlerde belediye, sağlık, tarım, eğitim, çalışma ve imar bakanlıklarının görevden alınması ve bu bakanlıkların yetkilerinin yerel yönetimlere devredilmesi yönünde açıklamalar yapılmaktadır. Irak Parlamento Başkanı Usame El-Nuceyfi yaptığı açıklamada, hizmetle ilgili bakanların görevlerini iyi yerine getiremedikleri gerekçesiyle görevden alınması gerektiğine yönelik bir açıklama yapmıştır. İyad Allavi’nin liderliğini yaptığı Irakiye Listesi’nden ayrılarak “Beyaz Irakiye Listesi”nin kuran ekibin önemli siyasetçileri arasında yer alan Cemal El-Batik de bir adım daha öteye giderek, bahsi geçen bakanların bütçe ve yönetimsel yetkilerinin il yönetimlerine devredilmesini talep etmiştir. Zaten 2012 yılı itibariyle yaklaşık 40 milyon dolar federal bakanlıkların bütçesinden alınmış ve il yönetimlerine aktarılmıştır.
 
Bilindiği gibi 2011 yılında Ortadoğu’da başlayıp hızla yayılan isyan dalgası Irak’a da ulaşmış ve hükümete yönelik protesto gösterileri Irak’ın hemen her şehrinde yapılmıştır. Bugünkü gösterilerden farklı olarak 2011’de yapılan gösterilerde Irak hükümetinin kamu hizmetlerindeki yetersizliği protesto edilmiştir. Bunun üzerine Irak Başbakanı Nuri El-Maliki, hükümette değişikliğe gitmiş ve bazı bakanları görevden almıştır. Ayrıca hizmetle ilgili bakanlıkların ve il yönetimlerinin de bütçeleri arttırılmış, devlet harcamalarında kısıntıya gidildiği açıklanmıştır. Nitekim bu hamleler hükümet karşıtı gösterilerin dinmesini sağlamıştır. Ancak bazı Sünni politikacılara yönelik Irak hükümetinin tutumu, açılan davalar ve tutuklama kararları gibi gelişmeler, Musul, Anbar, Selahattin, Diyala ve Bağdat başta olmak üzere Sünni Arapların yoğun olarak yaşadığı illerde protesto gösterilerinin yeniden başlamasına neden olmuştur. Hükümetin protestoculara sert bir biçimde karşılık vermesi, gösterilerin büyümesine ve devamlılığına sebebiyet vermiştir.
 
Irak’ta halen devam eden gösterilerden yükselen federalizm talepleri henüz Irak merkezi hükümetinden bir yanıt bulabilmiş değildir. Her ne kadar Irak Başbakanı Nuri El-Maliki, Irak Anayasası’nın bakanların görevden alınarak görevlerinin il yönetimlerine yetki devrine imkan tanınmadığını ifade etse de bu durum Irak siyasetinde yeni kriz noktaları oluşturabilecek niteliktedir. Sünni bölgelerden yükselen taleplerin genele yayılması durumunda istikrarsız bir yapıya sahip olan Irak hükümeti daha sıkıntılı günlere girebilir.
 
Bu durumu birkaç başlık altında analiz etmek Irak’taki yakın geleceği ilişkin süreçte fayda sağlayacaktır. Öncelikle federalizm savunucularında bir değişim yaşanmıştır. 2004-2006 yılları arasında özellikle Şii partiler Irak’ın güneyinde federal bölge oluşturulmasını talep ederken bugün Irak hükümetinin yürütücü gücü olmaları ve bunu sağlam temeller üzerine kurmaları nedeniyle federal bölge taleplerinden vazgeçmiştir. Başta Nuri El-Maliki’nin Dava Partisi olmak üzere Şii partiler merkeziyetçi ve milliyetçi politikalara yönelmiştir. Diğer taraftan Irak’ın toprak ve üniter bütünlüğünü savunan ve federalizme karşı çıkan Sünni Araplar ise şimdi federalizmi savunur hale gelmiştir. Kürt Bölgesel Yönetimi’nin konumu ve federal yetkiler konusundaki talepkar tutumu da dikkate alındığında Irak’ın yeni bir sürece girdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu durumda federalizm konusundaki ısrarın giderek artması söz konusu olabilir.
 
Öte yandan 20 Nisan 2013’te yerel seçimlerin yapılması planlanmaktadır. Yerel seçimler öncesinde yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılmasının talep edilmesi, yerel seçimlere ilişkin Sünni Arapların beklentilerinin yüksek olduğunu göstermektedir. Bu açıdan yerel seçimlerde Sünni Arapların göstereceği performans önemli olacaktır. Buradan hareketle Sünni Arapların yerel yönetimlere daha fazla ağırlık vermesi ve federalizm konusundaki ısrarcı tavır bir arada düşünüldüğünde Irak’taki merkezi yönetimin zayıflatılmaya çalışıldığı söylenebilir.
 
Ayrıca kamu hizmetlerine ilişkin sıkıntılar da Sünni Araplar tarafından yeniden gündeme taşınmaktadır. Daha önce de ifade edildiği gibi Sünni Arapların yaşadığı bölgelerde yaklaşık 3 aydır süren protesto gösterilerine ilişkin henüz bir sonuç alınabilmiş değildir. Bu nedenle Sünnilerle sınırlı kalan protesto gösterilerinin çapının büyütülmeye ve toplumsal bir harekete dönüştürülmeye gayret edildiği düşünülmektedir. Aynı zamanda kamu hizmetleriyle ilgili eksikliklerin ön plana çıkarılmasıyla Irak hükümeti başarısız gösterilerek, Şii partilerin Sünni bölgelerden alacağı oy potansiyelinin düşürülmesi düşüncesi güdüldüğü de akıllara gelmektedir. Zira özellikle Dava Partisi’nin Sünni bölgelerdeki oy potansiyelini arttırmak için ciddi bir yatırım yaptığı söylenmektedir.
 
Sonuç olarak Irak’ta federalizmin yeniden gündeme geliyor olması tartışmalı birçok konuyu daha da karmaşık bir hale getirme potansiyeli taşımaktadır. Petrol gelirlerinin paylaşımı, ihtilaflı bölgelerin durumu, Kerkük meselesi, sınırların kontrolü, milis güçlerin varlığı gibi konular yeniden alevlenebilecektir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar