Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı
ABD’nin 2003’teki işgalinin ardından Irak’ta yerleştirmeye çalıştığı federal sistem yerel yönetimlerin önemini arttırmıştır. Irak’taki federal yapı, ülkenin sosyal ve nüfus yapısı ile de bir arada ele alındığında güç dengelerini önemli ölçüde değiştirebilecek potansiyel ortaya çıkarmaktadır. Bu anlamıyla yerel siyasette etkili olan parti, siyasi grup, aşiret ya da liderler Irak’taki genel siyasete de yön verebilecek konuma gelmektedir. Diğer taraftan Irak genel siyasetinde etkili olamayan taraflar da yerel siyasete ağırlık vermekte ve yereldeki iktidarı elde tutmak istemektedir. Bu olgular 2005 ve 2009’da yapılan yerel seçimlerde net olarak ortaya çıkmıştır. 20 Nisan 2013’te de Irak’ta yeniden yerel seçim yapılması planlanmaktadır.
Ancak hem Irak merkezi hükümetindeki çekişme ve istikrarsızlıkla birlikte süren Sünni bölgelerdeki ayaklanma hem de Irak merkezi hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki mücadele siyasetin ana gündem maddesini oluşturmaktadır. Siyasetteki bu istikrarsızlık güvenliği de olumsuz yönde etkilemekte ve şiddet eylemlerinde artış yaşanmaktadır. Seçimler öncesi ülkede siyasi ve güvenlik konularındaki istikrarsızlık yerel seçimleri ve dolayısıyla Irak’ın geleceğini olumsuz yönde etkilemektedir. Nitekim 19 Mart 2013’te Irak Bakanlar Kurulu tarafından Musul ve Anbar’daki seçimlerin 6 ay içerisinde yapılmak koşuluyla ertelendiği açıklanmıştır. Bu karar sonrasında diğer vilayetler de ertelemeler gelebilir.
Bu şartlar altında Irak yerel seçimlere hazırlanmaktadır. Musul ve Anbar’daki ertelemeyle birlikte 20 Nisan 2013’te Irak’ın 18 ilinden 12’sinden yerel seçimlerin yapılması planlanmaktadır. Seçimlerin bazı illerde ertelenmesi birtakım sonuçları da beraberinde getirecektir. Özellikle Sünni grupların bu durumdan olumsuz etkileneceğini söylemek mümkündür. Zira gösterilere çıkan Sünni grupların bazıları seçimlerin yapılmasını isterken bazıları da ertelenmesini talep etmektedir. Bu yüzden Anbar İl Meclisi’ndeki oylamaları bütün gruplar katılmamıştır. Irak İslam Partisi ertelemeye karşı çıkmıştır. Anbar’daki ertelenme kararı oy çoğunluğuyla alınmıştır. Bu durum gösterileri bastırmak isteyen Irak Başbakanı Nuri El-Maliki için bir avantaj yaratabilir.
Diğer taraftan bu erteleme kararı kriz içerisinde olan hükümeti iyice sarsabilir. Zira hükümet içerisinden kararın alındığı ilk andan itibaren tepkiler yükselmiştir. Irak Parlamento Başkanı Usame Nuceyfi, kararın gerekçelerinin yeterli olmadığını, erteleme konusundaki karar sahibinin halk olacağını ifade ederek, ertelemeye karşı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Sadr Grubu da ertelemeye karşı çıkmıştır. Sadr Grubundan yapılan açıklamada ertelemenin siyasi ve güvenlik durumunu daha da kötüleştireceği açıklanmıştır. Ayrıca erteleme kararından sonra Sadr Grubu’na bağlı hükümetteki 6 bakanın Bakanlar Kurulu toplantılarına katılmayacağı ifade edilmiştir. Kürt İttifakı ve Irakiye Listesi’nin bakanlarını Bakanlar Kurulu’ndan çekmesinin ardından Sadr Grubu’nun da aynı yönde karar almasıyla 30 kişilik Bakanlar Kurulu’nda Başbakan Nuri El-Maliki ile birlikte sadece 13 bakan kalmıştır. Bu durum hükümetin karar alma sürecini sekteye uğratabileceği gibi hükümeti de iyice zayıflatabilir. Bilindiği gibi Irak’ta 2014’te de genel seçimlerin yapılması planlanmaktadır. Irak’taki güvenlik ve siyasi durumunun kötüye gitmesi durumunda erken genel seçime gidilebilir. Genel ve yerel seçimlerin birleştirilmesi ve iki seçimin bir arada yapılması söz konusu olabilir. Böyle bir durumda daha birlik gözüken Şii gruplar ve Maliki avantaj sağlayacaktır. Sünni gruplar yerel seçimlere farklı listeler altında girmektedir. Sünnilerin çoğunlukta olduğu bölgelerde bile birliktelik sağlanamamıştır. 2010 seçimlerinde oluşturulan ve önemli Sünni parti ve liderlerin neredeyse hepsini bir araya getirmeyi başarabilen Irakiye Listesi, yerel seçimlerde aynı başarıyı sağlayamamıştır. Diğer taraftan Şii gruplar ise Şiilerin çoğunluk olduğu bölgelerde ayrışsalar da Sünnilerin çoğunluk olduğu Anbar, Musul, Diyala, Selahaddin gibi illerde birleşik listeyle seçimlere girmesi Şii gruplar adına büyük avantaj yaratmaktadır. Kürt siyasi gruplar ise kendi iç politikalarında sorun olsa da seçimler Irak Kürt Bölgesel Yönetimi dışında yapılacağından bütün bölgelerde yine tek liste halinde seçimlere katılmaktadır. Bu noktada Sünnilerin Şiiler ve Kürtler karşısında zayıf kaldığı görülmektedir. Bu noktada Şii grupların yerel seçimlerden güçlenerek çıkması ve daha da ötesinde Nuri El-Maliki’nin iktidarını pekiştirmesi muhtemeldir.