Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

İsrail-HAMAS Çatışmasının Taraflar Açısından Sonuçları

İsrail ile HAMAS arasında 3 hafta süren çatışmanın sona ermesiyle birlikte olayların bilançosu hakkında soru işaretleri ortaya çıkmıştır. Bu kısa değerlendirmede her iki tarafın gerek çatışma öncesindeki gerek çatışmalar başladıktan sonraki tutum ve beklentileri notlar halinde aktarılmaya çalışılacaktır:     Operasyonunun İsrail Açısından Değerlendirilmesi   1- İsrail operasyon sırasında HAMAS’a ağır bir darbe vurmuştur. Gazze’nin bazı bölgelerini işgal eden İsrail’in operasyonu daha ileri götürmemesinin nedenleri iki kategoride ele alınabilir:   a) İsrail’in asıl hedefi HAMAS’ı devirmek değildi. Bu nedenle operasyonu daha fazla sürdürmenin bir anlamı yoktu. İsrail’in asıl hedefi Gazze’deki HAMAS iktidarını devirmek olsaydı, belki daha büyük çatışmaları göze alabilirdi. Bu nedenle, çatışmayı daha fazla sürdürmek için bir neden görmedi.   b) Çatışmanın başından itibaren HAMAS, Gazze’nin içlerine çekilerek gücünü belli bir bölgede topladı. Hatta, İsrail ordusu Gazze’ye ilk girdiğinde HAMAS militanları çatışmak yerine, taktik olarak çekilmeyi tercih etti. Asıl çatışma İsrail ordusunun daha büyük bir güçle iç bölgelere doğru ilerlemesiyle başladı. Bu nedenle, İsrail ordusu Gazze’nin daha iç bölgelerine girseydi, çok daha fazla kayıp verecekti. Operasyon sırasında İsrail kamuoyunun en çok dikkat ettiği konulardan biri İsrail ordusunun az kayıp vermesiydi. 2006’da Hizbullah ile giriştiği savaşta İsrail ordusunun verdiği kayıpların kamuoyu üzerinde yarattığı etkiyi göz önünde tutan hükümet ve ordu, operasyonu daha ileri götürmek istemedi.   2- İsrail’de 10 Şubat 2009 tarihinde seçim yapılacak. Savaşın sürmesi seçimin ertelenmesine neden olabilirdi. Fakat, gerek koalisyon hükümetinin büyük ortakları gerek muhalefetteki sağcı partiler savaşın kendi partilerine oy kazandıracağı yönünde bir beklenti içinde olduğundan operasyonun siyasi getirilerinden faydalanmak isteyen İsrailli siyasetçiler savaş yüzünden seçimin ertelenmesini istememektedir. İsrail’deki iç politik tabloya bakıldığında siyasetin sağa kaydığı görülmektedir. Kamuoyu yoklamalarında ana muhalefet partisi olan Likud birinci sırada görülmektedir. Onu Kadima izlemektedir. İşçi Partisi ve Evimiz İsrail’in ise aynı oranda oy alması beklenmektedir. Şas partisi de yükseliştedir. İsrail gibi demokratik geleneği olan bir ülkede Arap partilerinin seçime katılması engellenmiştir. Yukarıdaki göstergeler, İsrail seçimlerinden sonra bir sağ koalisyonun iktidara geleceğini göstermektedir. Genel itibarıyla desteği düşüşte olan İşçi Partisi bile savaş sırasındaki performansı nedeniyle Barak’ın liderliğinin oy getireceği düşüncesindedir. Bu nedenle, hükümetteki Kadima ve İşçi Partisi operasyonun başarısından siyasi kazanım elde etmek isterken, muhalefetteki sağcı partiler ise savaş durumunun getirdiği tepki oylarının peşindedir. Bu nedenle, tüm siyasi partiler seçimin gerçekleşmesini istemektedir.   3- İsrail yönetimi, kazanırken durmak istemiştir. Operasyonun büyük bir kısmında HAMAS beklenen direnişi göstermemiştir. Bunda İsrail ordusunun teknolojik üstünlüğünü kullanarak Gazze’yi ağır bir biçimde bombalamasının payı olduğu kadar HAMAS’ın stratejisinin payı da bulunmaktadır. Ancak, gerçek neden ne olursa olsun, İsrail prestijini kurtarmak için çatışmada “üstün” durumdayken, (HAMAS’ın üst düzey liderlerini öldürdüğü ve tünelleri patlattığı noktada) operasyonu sonlandırdığını ilan etmiştir. Bir başka deyişle, daha ileri gidecek bir noktası olmadığı için İsrail hükümeti kendi açısından “akıllıca” bir manevra yapmıştır. HAMAS’ı muhatap almak zorunda kalmadan tek taraflı ateşkes ilan eden İsrail, çatışmanın yeniden başlaması halinde sorumluluğu HAMAS’ın üzerine yıkmaya çalışmaktadır. Çatışmaya İsrail açısından bakıldığında 2006 yılında Hizbullah ile çatışmasından farklı olarak çatışmadan “galip” ayrıldığını düşünmektedir. HAMAS’ın füze atışlarını büyük ölçüde durdurmuştur. Bu noktadan sonra Gazze’den İsrail’e yeniden füze saldırıları başlarsa hem iç kamuoyu hem de dünya kamuoyu HAMAS’ı suçlayacaktır. Ayrıca, İsrail HAMAS’ın altyapısına da ağır bir darbe vurmuştur. HAMAS’ın buna tepkisi tehdit savurmakla sınırlı kalmıştır. HAMAS’ın kayıplarını telafi için zamana ve paraya ihtiyacı vardır. İsrail ise güçlü bir denetleme mekanizmasıyla bunu engellemeyi düşünmektedir. Sonuçta, İsrail’in askeri olarak az bir kayıpla, açıkladığı hedeflere ulaşmış görüntüsü çizdiği sırada operasyonu durdurmak istemiştir. Uzun vadede İsrail’in Gazze’deki HAMAS otoritesine ne ölçüde zarar verebildiği ise bir süre sonra ortaya çıkacaktır. Eğer, HAMAS Gazze’deki stratejik üstünlüğünü korumaya devam ederse, çatışmanın sonunda savaş öncesi duruma dönüldüğü söylenebilir.   4- Operasyon sırasında İsrail hükümeti üzerinde oluşan dış baskı, operasyonun sona erdirilmesinin nedenlerinden birisi olarak gösterilebilir. AB ülkeleri de dâhil olmak üzere İsrail’e dünyanın birçok yerinden tepki gelmiştir. Ancak, İsrail hükümeti asıl olarak ABD yönetiminden baskı görmemek için çatışmayı sonlandırmıştır. Çatışmanın sona erme zamanlaması hayli ilginçtir. Yeni Başkan Barack Obama göreve başlamadan bir gün önce çatışmalar durdurulmuştur. Yeni ABD yönetiminin HAMAS’la diyalog kurulmasına Bush yönetiminden daha sıcak baktığı bilinmektedir. Operasyon uzasaydı ABD yönetimi HAMAS’ın da dahil olduğu bir ateşkes sürecinin başlatılması için İsrail’e baskı yapabilirdi. ABD Dışişlerinden HAMAS’ı da içeren bir ateşkesten söz edilmesi bile İsrail için sorun yaratabilirdi. Bu nedenle, BushyYönetiminin kayıtsız şartsız desteğine karşı, Obama yönetiminin tavrının tam olarak kestirilememesi bile İsrail’i baskı altına almıştır.   5- İsrail için en önemli konulardan biri Gazze’ye silah sokulmasıdır. Çünkü İsrail 2006’da Hizbullah’ın elindeki cephaneye büyük zarar vermesine rağmen Hizbullah kolayca bu zararı telafi etmiştir. Gazze’de aynı şeyin olmaması için hem ABD hem de Mısır’dan destek alarak bir tedbir paketi hazırlanmaktadır. Böylece İsrail, operasyonuna BM nezdinde meşru bir temel aramaktadır. İsrail’in orta vadeli hedeflerinden birisi BM tarafından insani yönden büyük eleştiri almasına rağmen Gazze’ye giriş çıkışları BM gözetiminde Mısır’ın aktif rol aldığı bir kuruma devretmektir.   6- Ortadoğu’daki fikir ayrılıklarının iyice su yüzüne çıkması İsrail’in işine gelmiştir. Çatışma süresince Katar, Suriye ve İran gibi ülkeler açıkça HAMAS’ın yanında yer alırken, ABD, Mısır, AB ve Suudi Arabistan ise Fetih’in yanındaydı. Bu diplomatik bölünmüşlüğün de ötesinde stratejik bir bölünmüşlüğün ifadesi olduğundan, İsrail için avantaj yaratmaktadır. Özellikle HAMAS ile Fetih’in arasının açılması Filistin cephesini bölmesi nedeniyle yine İsrail’in lehine olan bir gelişmedir.   7- Son olarak, bu çatışmayla birlikte İsrail’in uluslararası imajı ciddi anlamda zarar görmüştür. Fosfor bombası kullanıldığı iddiaları, BM yardımlarının bulunduğu binanın bombalanması, bir hastanenin vurulması ve yüzlerce sivilin öldürülmesi tüm dünyada İsrail’e yönelik büyük bir tepki oluşturmuştur.   Çatışmanın HAMAS Açısından Değerlendirilmesi    1- HAMAS ateşkesi kabul etmesine rağmen bu durumdan çok da memnun olduğu söylenemez. 2006 yılında Hizbullah ateşkesi kabul ederken muzaffer durumdaydı. Şimdi aynısını HAMAS için söylemek pek mümkün görünmemektedir. Bunun nedenleri olarak şunlar gösterilebilir:   a) HAMAS çok sayıda adamını kaybetmiştir. HAMAS’ın insan kaynağı sorunu olduğu söylenemez ama bu operasyonda üst düzey liderlerinden önemli kayıplar vermesi onu örgütsel olarak zora sokmaktadır.     b) Fetih’ten destek görmemiştir. Araları iyice açılmıştır. Hatta Fetih’i de İsrail’e baktığı gibi bir düşman görüyor olabilir. Yeni hükümet söylemleri bazı çevreleri memnun etmek için en azından görüntüyü kurtarmaktadır ancak iki grubun araları her geçen gün daha da açılmaktadır.    c) HAMAS’ın Gazzedeki liderliği ile Şam’daki liderliği arasında sorun baş göstermiştir. Hatta, savaşın başlaması konusunda Gazzedekiler dışarıdakileri suçlamıştır. Bir kez daha HAMAS’ın bir “Nasrallah”ı olmadığı ortaya çıkmıştır. Haşit Meşal bu role soyunmasına rağmen HAMAS’ın içinde bile tam destek görmemiştir. Arap dünyasında ise bazı çevrelerde kabul görürken, bazı çevreler tarafından açıkça dışlanmıştır. Bu durum, HAMAS’ın siyasi karizmasına zarar vermekte ve örgüt içinde ayrılıkların artmasına neden olmaktadır.   d) Uluslararası destek insani meseleler noktasında çok güçlüdür ama devletlerin siyasi sürece bakışı noktasında, özellikle Arap devletlerinin HAMAS’ın çözüme dahil olması konusunda halen büyük tereddütleri vardır. Batı HAMAS’a şüpheyle bakmaya devam etmektedir. HAMAS’ın ayrıca, Mısır’ın tepkisini çektiği de açıktır.   2- Filistinliler arasındaki güç mücadelesinde iki başlılık iyice açık hale gelmiştir. Neredeyse Batı Şeria ve Gazze’de iki ayrı yapı oluşmuştur. Bu çatışmada Gazze’de HAMAS’ın Fetih yanlılarına, Batı Şeria’da ise Fetih’in HAMAS yanlılarına karşı tavırları, ayrılığın belirginleştiğinin ve bir çeşit düşmanlığa dönüştüğünün ifadesiydi. HAMAS’ın operasyondan sonra gücünü koruyup Gazze’yi uzun vadede kontrol altında tutabilmesi kendisi için bir kazanç olabilir. Ancak, Batı Şeria’daki HAMASlıların artık işi iyice zor olacaktır.    

Etiketler

Serhat Erkmen  asdasd

Serhat Erkmen

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar