Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nün 4 Şubat tarihinde Moskova'da yapılan zirvesine katılan yedi eski Sovyet ülkesi, şimdiye kadar güvenlik alanında fikir paylaşımı faaliyeti ile sınırlı kalan örgütün askeri alandaki etkinliğinin arttırılmasına yönelik olarak “Acil Tepki Gücü” kurulması konusunda anlaşmaya varmışlardır. Anlaşma, ABD'nin Afganistan'a lojistik destek koridoru arayışında olduğu bir dönemde yapılması açısından kritik bir zamanlamaya sahiptir. Ayrıca bu anlaşma ile Rusya ve diğer 6 eski Sovyet Cumhuriyeti (Beyaz Rusya, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan) KGAÖ'nün de bölgede yeni bir askeri örgüt olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlamışlardır. Ancak KGAÖ'nün bir bölgesel güvenlik örgütü olarak güçlenmesinin önünde önemli engeller bulunmaktadır. KGAÖ'nün Acil Tepki Gücü kurma kararı, Rusya-ABD arasında yapılacak Afganistan pazarlığında bir koz olarak kullanılması açısından önem taşımaktadır. Üzerinde mutabakata varılan anlaşma, KGAÖ'nün 10.000 kişilik askeri potansiyele sahip bir Acil Tepki Gücü'nün oluşturulmasını öngörmektedir. KGAÖ Askeri Koalisyon Güçleri'nin 2010'a Kadar Kurulmasına Dair Plan’ın kabul edilmesinin ardından örgüt, askeri işbirliği çalışmalarını hızlandırmıştı. Bu çerçevede şimdiye kadar 3000 kişilik bir askeri güç oluşturulmuş olsa da bu birliklerin her biri kendi ulusal komutanlıkları altında örgütlenmişlerdir. Rusya'nın hedefi ise KGAÖ kapsamında tek merkezden yönetilen, yüksek teknolojiye sahip bir askeri güç oluşturulması olmuştur. Nitekim 10.000 personelden oluşması planlanan KGAÖ Acil Tepki Gücü'ne Rusya, 98. Hava İndirme ve 31. Hava Taarruz Tugayları’nı tahsis ederek personel katkısının büyük bir bölümünü kendisi yapacaktır. Acil Tepki Gücü'nün bölgesel askeri güçlerden birisi olması ancak somut olarak ortaya çıkmasıyla mümkün olacaktır. Bu sebeple diğer üye ülkelerin katılımı ve mutabakat sağlanması, Rusya açısından önem taşımaktadır. KGAÖ toplantısında örgütün askeri-güvenlik örgütü kimliği kazanması ve Rusya dışındaki üyelerin destek vermesinde, Rusya'nın diğer üyelere yönelik ekonomik yardım yapacağını duyurmasının önemli etkisi bulunmaktadır. Buna göre KGAÖ toplantısı öncesinde, örgüt üyelerinin ekonomik krize karşı daha rahat önlem alabilmelerini sağlamak amacıyla 10 milyar dolarlık bir kriz fonu oluşturulmuş ve Rusya bu fona 7,7 milyar dolar finansman sağlamayı kabul etmiştir. Ayrıca toplantı öncesinde Rusya, Kırgızistan'a 2 milyar dolarlık kredi desteği sözü vermiş, 150 milyon dolarlık da hibe açıklamıştır. Rusya daha önce Beyaz Rusya'ya da benzer şekilde 2 milyar dolar kredi ve düşük fiyata doğal gaz vermeyi kabul etmiştir. Rusya kredi ve hibe yardımları yolu ile eski Sovyet coğrafyasındaki bu ülkeleri kendi yörüngesinde tutmaya çalışmakta, diğer yandan da verdiği siyasi ve ekonomik destek karşılığında bu devletler üzerindeki etkisini arttırmaktadır. Rusya'nın ekonomik yardım silahını harekete geçirmesi, bölgede giderek yumuşak güvenlik konularında bir fikir paylaşımı platformuna dönüşmekte olan KGAÖ'nün, siyasi ve askeri bir hedef etrafında örgütlenebilmesine olanak sağlamış, böylece uzun zamandır hedeflenen askeri yönelişin Acil Tepki Gücü'nün oluşturulması ile gerçekleştirilmesine imkân tanımıştır. Ancak ortak askeri güç oluşturulması uzun bir entegrasyon sürecini zorunlu kılmaktadır. Acil Tepki Gücü'nün merkezi bir yapı etrafında şekillenmesi ve yönetilmesi konularında diğer üye devletlerin de çekinceleri bulunmaktadır. Özellikle Özbekistan mutabakat konusunda açıkça çekincesini dile getirmektedir. Rusya ise Gürcistan'la yaşanan çatışma sonrasında uluslararası alanda siyasi anlamda yaşadığı yalnızlığın tekrarlanmasını istememektedir. Kurulacak Acil Tepki Gücü'nün tek merkezli komuta edilmesi kararı, böyle bir krizin tekrarlanması halinde diğer üyelerin de krize siyasi ve askeri anlamda dâhil edilmesini amaçlamaktadır. Bu durumda, KGAÖ bünyesinde NATO Anlaşması'nın 5. maddesine benzer bir mekanizma harekete geçirilmeye çalışılacaktır. Böylece Rusya, KGAÖ üyelerinin -askeri katkıları sınırlı kalsa da- siyasi ve güvenlik işbirliği açısından desteğini kurumsal temelde sağlayabilecektir. Rusya'nın KGAÖ bünyesinde bu tür bir askeri oluşumu harekete geçirmesinin önünde engeller de bulunmaktadır. Öncelikle üye devletlerin, Rusya'dan aldıkları ekonomik ve siyasi desteğe rağmen, Gürcistan ile yaşanan çatışmanın bir benzerinin yaşanması durumunda KGAÖ çatısı altında Rusya'ya verecekleri destek de sınırlıdır. Ne bölgesinde yalnız bırakılmış ve Rus desteğine bağımlı Ermenistan ne de zayıf Orta Asya cumhuriyetleri, KGAÖ bünyesinde diğer bölgelere görevli olarak asker göndermeye yanaşabilir. Bir başka sorun, KGAÖ'nün bir askeri güvenlik örgütüne dönüşme sürecinin sorunlu bir süreç olmasından kaynaklanmaktadır. Rusya, sağladığı finansman desteği karşılığında bu ülkelerden özellikle dış politikada bazı seçimler (Kırgızistan'ın Manas üssü kararı) yapmalarını isteyebilmektedir. Ancak Rusya'nın bu ülkeler üzerindeki etkinliğinin bu ülkelere sağlanan desteğe bağlı kılınması, bu alışverişin devamlılığını da zorunlu kılacaktır. Ayrıca Rusya'nın bugün işbirliğine ikna edebildiği ülkelerin gelecekte ABD veya Batılı ülkelerle aynı türde bir işbirliğine girmeyeceklerinin de garantisi yoktur. Nitekim bu ülkelerin günümüzde Rusya'dan aldıkları desteğe önemli derecede ihtiyaçları vardır. Rusya'nın uluslararası müttefik arayışı, devamlılık arz etmeyen ekonomik ve siyasi destek ile sürdürülmektedir. Bu sebeple, Rusya birçok kritik konuda (ABD'nin Manas üssünden çıkarılması, Acil Tepki Gücü kurulması, doğal gaz anlaşmaları vb.) etkinliğini sağlamış görünse de dış politika açısından çekiciliğini giderek yitirmektedir. Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nün Acil Tepki Gücü kurma kararını kritik kılan unsur, ABD ile Rusya arasında yakın zamanda Afganistan'a kaydırılacak ABD askerlerine yönelik lojistik sevkiyat üzerine bir pazarlık yapılacak olmasından ileri gelmektedir. Bu pazarlık öncesi Rusya elindeki kozların sayısını arttırmak istemektedir. Özellikle Kırgızistan'ın Manas üssünü Amerikan askerine kapama kararı bu açıdan önem taşımaktadır. Ayrıca Özbekistan'ın konumu da Rusya açısından kritik önem taşımaktadır. Daha genel bir bakış açısı, Rusya'nın Orta Asya ülkelerinin tümü üzerinde etkinliğini arttırmaya çalışırken, Afganistan için alternatif güzergâh oluşturulması ihtimalini ortadan kaldırmayı ve ABD'yi müzakere masasına oturtmayı amaçlamaktadır. KGAÖ bünyesinde oluşturulacak Acil Tepki Gücü, Afganistan'a gelecekte müdahil olmanın da yolunu açacaktır. Rusya, Afganistan iktidarı ile de muhtemel Rus yardımı konusunda görüşmeler yapmaktadır. Ayrıca Rusya ve Çin, Şangay İşbirliği Örgütü'nün Afganistan'da BM bünyesinde barış gücü olarak katılma ihtimalini de gündeme getirmektedir. Bu sebeple KGAÖ toplantısı ve ardından açıklanan Acil Tepki Gücü oluşturulması kararı, bölgede yeni bir “sert güç” örgütünün oluşumu açısından değil, Afganistan üzerinden yürütülecek Rusya-ABD pazarlığı açısından ele alınmalıdır.