Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Yarubiye Sınır Kapısı: PYD’nin Kontrolü ve Irak’a Olası Etkileri

Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı
16 Temmuz 2013 tarihinde Suriye’nin Haseke iline bağlı Ras Al Ayn/Serikaniye ilçesinde PYD’nin silahlı kanadı olan YPG ile Beşşar Esad rejimine muhalif güçler (özellikle El-Nusra Cephesi, Ahrar Şam, Özgür Suriye Ordusu gibi) arasında çıkan çatışmalar gittikçe diğer bölgelere de yayılmıştır.(1) Son gelen haberler itibariyle YPG güçlerinin Suriye’nin Irak sınırındaki Yarubiye Sınır Kapısı’na doğru yöneldiği ve sınır kapısı ele geçirmek için sınır kapısını elinde tutan muhalif güçlere saldıracağı söyleniyor. PYD’nin bu kapıyı ele geçirmesi Suriye’deki Kürt hareketine “özerklik” konusunda avantaj sağlayacağı gibi, muhaliflere üstünlük sağlanması ve Irak Kürtleriyle irtibat kurulması açısından son derece kritik bir önem arz etmektedir. Öte yandan PYD’nin Yarubiye Sınır Kapısı’nı ele geçirmesi Suriye’deki dengeleri değiştireceği gibi Irak tarafında da etki yaratacaktır. Bu analizde Yarubiye Sınır Kapısı’nın Irak için stratejik önemi ve PYD’nin eline geçmesi durumunda Irak’taki dengeleri nasıl etkileyeceği değerlendirilmeye çalışılacaktır.
 
Yarubiye Sınır Kapısı’nın Önemi
 
Yarubiye Sınır Kapısı, Suriye’nin Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Haseke ilinden Irak’ın Musul iline açılan tek resmi sınır kapısıdır. Yarubiye Sınır Kapısı’nın Irak tarafında Musul’un Telafer ilçesine bağlı Rabia Nahiyesi bulunmaktadır. Bu nedenle Irak tarafında Rabia Sınır Kapısı olarak bilinmektedir. Telafer’de yoğun olarak Türkmenler yaşamasına rağmen Telafer’e bağlı Rabia nahiyesinde Arapların önemli aşiretlerinden Şammar aşireti yaşamaktadır. Nahiyenin neredeyse tamamında Araplar yaşamakla birlikte, 2003’ten sonra Telafer’deki olaylar nedeniyle Rabia’ya göç eden Türkmenler de buraya yerleşmiştir. Aynı zamanda Rabia’nın Telafer’e bağlı bir nahiye olması sebebiyle buradaki devlet görevlilerinin çoğunun Türkmen olduğu bilinmektedir.
 
Irak’ın Suriye bağlantısı açısından en önemli geçiş noktalarından biri olan bu hat, Suriye’de olayların başlamasıyla pek çok kez hedef haline gelmiştir. 2 Mart 2013’te Özgür Suriye Ordusu’na bağlı bazı silahlı gruplar Suriye’nin Haseke ili sınırlarındaki Yarubiye Sınır Kapısı’nın kontrolünü ele geçirmiştir. Yarubiye’de bulunan Beşşar Esad rejimine bağlı Suriye Ordusu askerleri de Irak tarafına geçtiği ve Özgür Suriye Ordusu’nun Irak tarafına geçen Suriye Ordusu mensuplarına ateş açması sonrasında Irak Ordusu da karşılık vermiştir. Olayın ardından Rabia bölgesinde bulunan Suriyeli askerlerin güvenli yollarla Suriye yetkili makamlarına teslim edilmesi için Irak’ın Anbar ilinden Suriye’ye açılan sınır kapılarından biri olan Velid Sınır kapısına doğru yol alan Irak Ordusu konvoyuna Anbar’ın batısındaki Akkeşat bölgesinde tuzak kurulmuştur. Askeri konvoya düzenlenen saldırı sonucunda 48 Suriye askeri ile 13 Irak askeri hayatını kaybetmiş, Irak Ordusuna ait 4 askeri araç da tahrip edilmiştir. Olayın ardından 4 Mart’ta Irak Ordusu Anbar’da saldırı düzenlenen bölgede saldırganları yakalamak amacıyla büyük bir operasyon başlatmıştır. 5 Mart’ta ise Rabia sınır kapısına Irak Ordusu tarafından çok sayıda askerle birlikte tank ve helikopterler sevk edilmiştir. 5 Mart’ta da Irak Ordusu Sincar bölgesine girmek istemiş, ancak burada bulunan peşmerge kuvvetleri girişe izin vermemiştir. Suriye’nin Yarubiye Sınır Kapısı’nın Özgür Suriye Ordusu’na bağlı Casim El-Şammari liderliğindeki Cezire Özgürler Tugayı isimli grubunun öncülüğünde yapılan saldırıyla ele geçirildiği söylenmektedir. Grubun lideri olan Casim El-Şammari, soyadından anlaşılacağı üzere, Şammar aşireti mensubudur. Sünni Arap aşireti olan Şammarlar Suriye’de de bulunmakla birlikte aşiretin merkezi Musul’dur ve Rabia bölgesi civarında yaşamaktadır. Nitekim 3 Mart 2013’te Şammar aşireti Musul’da yaptığı toplantıda, Irak hükümetinden Yarubiye’de bulunan Özgür Suriye Ordusu’na saldırmamasını istemiş ve burada bulunan kişilerin kendi aşiretlerinden olduğunu açıklamıştır.
 
Bu olaydan sonra Yarubiye Sınır Kapısı’ndaki geçiş kontrolü muhaliflerin eline geçmiştir. PYD lojistik desteğini buradan sağlayamayınca, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile anlaşarak 2004’te Suriye’deki Kamışlı olaylarına yardım etmek için IKBY tarafından Rabia’nın kuzeyin kurulan gayriresmi geçiş noktasından lojistik destek sağlamaya çalışmıştır. Ancak IKBY ile PYD arasında yaşanan sorunlar nedeniyle zaman zaman IKBY bu geçiş noktasını kapatmıştır. Bu nedenle de PYD için Yarubiye Sınır Kapısı daha önemli hale gelmektedir.
 
Yarubiye Sınır Kapısı’nda Olası PYD Kontrolünün Irak’a Etkisi
 
Yarubiye Sınır Kapısı’nın PYD’nin eline geçmesi durumunda Irak’taki dengeleri etkilemesi açısından aşağıdaki değerlendirmeleri yapmak mümkündür.
 
1. Yarubiye Sınır Kapısı’nın Irak tarafındaki Rabia Sınır Kapısı, Irak merkezi hükümeti tarafından kontrol edilmektedir. Irak merkezi hükümeti Beşşar Esad rejimine açık destek verirken, Suriyeli muhaliflerin Irak’a girmesini engellemek amacıyla özellikle sınır bölgelerinde yoğun önlemler almaya çalışmaktadır. PYD’nin Beşşar Esad’a karşı savaş yönünde net bir tavır benimsemediği, hatta Beşşar Esad’ın muhaliflerle savaştığı için PYD’ye yakınlık gösterdiği bilinmektedir. Bu açıdan Beşşar Esad yönetimine açık destek veren Irak merkezi hükümetinin PYD’yi doğrudan hedef almayacağı söylenebilir. Buradan hareketle PYD’nin daha rahat bir hareket alanına kavuşacağını söylemek mümkündür. Geçtiğimiz aylarda Irak Başbakanı Nuri El-Maliki’nin PYD’nin üst düzey yetkilileri ile görüştüğü yönünde çıkan haberler de dikkate alındığında Irak merkezi hükümeti ile PYD arasında bir işbirliği olmasa bile karşılıklı olarak müdahale edilmemesi yönünde bir anlayış birliğine varılabilir.
 
2. YPG’nin Yarubiye Sınır Kapısı’ndaki kontrolü ele geçirmek için müdahale etmesi durumunda sınır kapısını kontrol eden muhalif gruplara Irak tarafından destek verilmesi söz konusu olabilir. Sınır kapısını kontrol eden muhalif güçlerin Irak’taki Sünni Arap aşiretlerle akrabalık bağlılıkları olduğu ve Suriye’de olayların başlamasında beri Suriye-Irak arasındaki geçişkenliğin arttığı bilinmektedir. Hatta Irak’taki Sünni Arap direnişçilerin Beşşar Esad’a karşı muhaliflere destek vermek için Suriye’ye geçtiği söylenmektedir. YPG’nin sınır kapısına müdahale etmesi durumunda Irak’tan Sünni Araplar tarafından muhaliflere verilecek destek Irak içerisinde istikrarı ve güvenliği olumsuz yönde etkileyebilir. Yukarıda ifade edilen 2013’ün Mart ayında yaşanan olaylar akılda tutulmalıdır. Ayrıca Kürt ulusal kimliği açısından dışarıdan bir tehdit olduğu takdirde Suriye ve Irak Kürtlüğü arasında bir işbirliği bulunduğunu ve tehdidin bertaraf edilmesi için ortak hedef üzerinde birleşildiğinin de belirtilmesi gerekir. Bu durum PYD’ye destek veren Iraklı Kürtlerle Suriye’deki muhaliflere destek veren Sünni Arapların Irak’ta karşı karşıya gelme ihtimalini beraberinde getirmektedir. Özellikle Musul’daki tartışmalı bölgeler üzerinde Sünni Arap toprakları üzerinde denetim sağlayan Kürtlerle Sünni Araplar arasındaki gerginliğin ortaya çıkması ihtimal dahilindedir.
 
3. PYD’nin Yarubiye Sınır Kapısı’ndaki kontrolü konusunda PYD ve IKBY arasında bir anlaşma ve işbirliği durumunda Irak merkezi hükümetinden itirazların gelmesi ihtimal dahilindedir. 2012’nin Temmuz ayında Yarubiye Sınır Kapısı’nın Irak tarafındaki Rabia Sınır Kapısı’nın kontrolü için Irak merkezi hükümeti ile IKBY karşı karşıya gelmiş ve bölgede gerginlik karşılıklı silahlı güç artırımına kadar varmıştır. Haziran 2013 itibariyle IKBY ve Irak merkezi hükümeti arasındaki sorunların giderilmesi yönünde iki taraf arasında bir anlaşma yapılmış olsa da Rabia Sınır Kapısı’nın kontrolü nedeniyle bu anlaşma yeniden bozulabilir.
 
4. Ancak PYD’nin Yarubiye Sınır Kapısı’ndaki kontrolünü ele geçirmesi durumunda bu kapının Irak tarafını kontrol etmek isteyen IKBY ve PYD arasında yeni bir gerginlik ortaya çıkabilir. Bilindiği gibi PYD ile Suriye’deki diğer Kürt partiler üzerinden Suriye Kürtleri üzerinde etkili olmak isteyen IKBY arasında neredeyse çatışmaya varan bir gerginlik vardır. Her ne kadar Şubat 2013’te gerginliklerin azaltılması için PYD ve Suriye’deki diğer Kürt partileri arasında Erbil’de bir anlaşma yapılmış olsa da fiili durum itibariyle gerginliğin tamamen sona erdiğini söylemek mümkün değildir.
 
5. PYD’nin Yarubiye Sınır Kapısı’ndaki kontrolünü ele geçirmesiyle birlikte sınır kapısının Irak tarafında yoğun olarak yaşayan Türkmenlerin olumsuz etkileneceğini söylemek mümkündür. Özellikle 2003’ten bu yana Telafer’in kontrolünü ele geçirmek ve IKBY’ye dahil etmek isteyen Kürtlerin, PYD’nin Yarubiye Sınır Kapısı’ndaki kontrolünü ele geçirmesiyle birlikte Telafer’in kuzeyinde kalan Sincar ve Zummar’da tam kontrol sağlaması ve Suriye ile Irak Kürtleri arasındaki bağlantının tamamlanması söz konusu olacaktır. Buradan hareketle Kürtlerin Telafer’deki Türkmen halkının yaşam alanını gittikçe daraltması mümkündür. Bu durum Telafer’deki Türkmen halkı üzerindeki baskıyı arttıracaktır. Bu noktada yıllardır Türkmenler tarafından talep edilen Türkiye ve Irak arasında Ovaköy ve Aktepe sınır kapılarının açılmasının haklılığı ortaya çıkacaktır.
 
(1) Detaylı bir analiz için bkz. Serhat Erkmen, “Suriye’de PYD ile Muhalifler Arasındaki Çatışmanın Gidişatı ve Olası Stratejik Sonuçları”, http://orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=4606, Erişim: 23 Temmuz 2013.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar