Dr.Süreyya Yigit , Uluslararası Ataturk Alatoo Üniversitesi
Bugün itibari ile 10 Ekim Pazar günü yapılan Kırgızistan genel seçimlerinin düzenlenmesinin ardından 60 gün geride kalmıştır. Bu geçen 60 gün boyunca, Kırgız halkı, hükümetin görev başına gelmesini beklemiştir. Öte yandan, koalisyon hükümetinin kurulmasına dair resmi bir açıklamanın yarın veya yakın bir zamanda yapılması beklenilmektedir. Bu beklentinin belirtisi ise üç siyasi partinin işbirliği konusundaki düzenlemelerde fikir birliğine varmalarıdır. Aslında bu yeni bir gelişme sayılmaz. Kırgızistan Sosyal Demokrat Partisi lideri Atambaev, olası bir koalisyon için Respublika Partisi ile Ata Meken’i bir araya getirmiştir, ancak bu koalisyonun Kırgız Parlamentosu Jogorku Kenesh içinde buharlaşmasını görecektir.
Şöfor Koltuğundaki Babanov
Cumhurbaşkanı Otunbaeva tarafından koalisyon hükümeti kurmakla görevlendirilen bir sonraki parti lideri iki hafta önce Atambaev’in kurmaya çalıştığı koalisyonun içinde yer almayı kabul eden Respublika’nın lideri Babanov’du. Kendi milletvekillerinin Meclis Sözcüsü olarak görevlendirilen ortak adayın aleyhinde oy kullanmaları ile düzenlemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Babanov’un bundan sonra bilmesi gereken şey, resmi de olsa parti liderlerinin uzlaştığı ve açıkladıkları ile mecliste oylanan şeylerin birbirinden farklı şeyler olduğudur.
Dün parti liderlerinden oluşan ve yeni koalisyonu bir araya getirmesi beklenen üçlü toplantı gerçekleşti. Büyük ihtimalle Babanov, Keldibekov ve Atambaev toplantıda oluşturacakları ittifakın detaylarının son halini görüştüler. 120 milletvekili bulanan Meclis’te, Ata Zhurt, SDPK ve Respuklika’dan oluşan üçlü koalisyon 77 milletvekilinden oluşacaktır. Toplamda 43 milletvekiline sahip olacak Meclis’teki üçüncü ve dördüncü büyük partiler olan Ar Namys ve Ata Meken ise muhalefeti oluşturacaklar.
Kim ne alacak?
Büyük ihtimalle uzlaşı şu şekilde olaşacak. Meclisteki en büyük parti olana Ata Zhurt, liderleri Keldibekov’un gölgesinde sözcülük görevini alacaklar. İkinci büyük parti olan Sosyal Demokratlar’ın lideri Atambaev ise koalisyon hükümetinin Başbakan’ı olacaktır. Respublika ise ilk Başbakan Yardımcısı görevini alacaktır. Bu durumda tüm partiler etkili birer siyasi pozisyon elde etmiş olacaklar ve hiçbir parti ve lideri dışarıda kalmamış olacaktır.
Babanov her parti lideri ile “en az üç kere görüştüğünü ve koalisyon hükümetine katılmaları çağrısında bulunduğunu açıkladı.” Dün, Respublika milletvekillerinden Esenaliev üç partinin tüm noktalarda anlaştığını doğruladı ve bugün için koalisyon hükümetinin kurulmasına dair resmi bir açıklamanın yapılmasını beklediğini belirtti. Respublika Partisi resmi koalisyon anlaşmasını SDPK ve Ata Zhurt Partisine sunmuştur. Bu durumu Ata Zhurt Partisi’nin lideri Akhmatbek Keldibekov “Ata Zhurt Grubu Respublika ile koalisyon anlaşmasını imzalamıştır, eğer bir sorun çıkmaz ise yarından bir sonraki Parlamento toplantısı gerçekleşecektir.” söyleriyle kısa bir zaman içinde doğruladı.
Uzlaşılamaz Ata Meken?
Babanov’un en temel amacının parlamentoda bulunan tüm siyasi patileri içeren bir koalisyon hükümeti kurmak olduğunu açıklamasına rağmen parlamentoda bulunan dört partinin tamamına resmi teklif sunmaması çeşitli soruları da beraberinde getirmektedir. Babanov, partisinin bu yöndeki tutumunu şu sözlerle savundu: “Sadece Sözcülük pozisyonunu isteyen bir partiye neden teklif gönderelim ki? Teklif sunmadan önce bir uzlaşıya varmamız ve daha sonrasında pozisyon dağılımını konuşmamız gerekir. … SPDK Başbakanlık koltuğunu talep ederken, Ata Zhurt ise Sözcülük koltuğunu istemektedir.”
Ata Meken’in neden koalisyonun bir parçası olmayı istemediğini şu sözleri ile ifade etti. “Liderleri görünürde Sözcü olmak istemektedir. Ancak Jogorku Kenesh, yani Kırgız Meclis’inin kuralları bu konuda oldukça açıktır. Kimse ikinci kez bu göreve gelemez. Bizler Ata Meken’i koalisyonun bir parçası olarak aramızda görmek istiyoruz. Onlara başka pozisyonları görüşme teklifi de sunduk. Fakat onun adaylığını tekrar görüşmeyeceğiz.” Böylece tüm tarafların koalisyona katılmasına yönelik yapılan açıklama, sona ermiş oldu.
Üçlü Koalisyon
Kulov’un “Respublika Partisi’nin, Ar Namys Grubuna kabul edilemez şartlar önerdiğine yönelik açıklaması ile koalisyon, ancak kalan üç parti tarafından oluşturulabilecektir. Respublika’nın daha önce reddettiği Parlamento sözcülüğü pozisyonunu tekrar teklif ettiğini açıkladı. Ayrıca, “herkesin bildiği üzere sözcü güneyden olmalıdır. Almazbek Atambaev ve Omurbek Babanov gibi Roza Otunbaeva da kuzeydendir. … Seçmenler ekonomide bir düzen oluşturmamızı talep ediyorlar. Bu ancak hükümetin başında olursak gerçekleşebilir. Bu pozisyonlar bize önerilmediği için de, bizler ittifakda bulunmayı reddettik.” sözleri ile konuşmasına devam etmiştir. Bu açıklama Ar Namys’nin seçim kampanyasındaki temel mesajı olarak yorumlanabilir ve önümüzdeki yıl Ekim ayında gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir hazırlık olarak görülebilir. Ar Namys için kurulacak olan yeni koalisyon hükümetinin ekonomi politikası hedef tahtasında olacaktır.
Kulov “Ar-Namys Grubu Ata Meken’e dahil olmayı henüz düşünmemektedir. Eğer Ar-Namys ve Ata Meken muhalefette kalacaksa, tek başına da politika üretebilir ve uygulayabilir. Grubumuzun Sözcülük görevi için önerilen Omurbek Tekebayev aleyhine oy kullanmasında sona, böyle bir birleşmenin etik ve ahlaki nedenlerden dolayı mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Onlarla birlikte katılmak uygun olmayacaktır. Fakat aynı zamanda şunu söylemek istiyorum ki politikada hepimiz arkadaşız ve muhalefetiz. Tüm bunlar durumlara bağlı koşullardır.” sözlerini eklemiştir. Ata Meken’in aleyhinde oy kullanılmasının ardından takınılan bu tavır onurlu bir davranış olarak değerlendirilebilirken, açıklamadan gelecekteki olası bir koalisyon ortaklığı için de tüm kapıların kapatılmadığı ve bu yönde mesaj verildiği görülmektedir.
Geçtiğimiz iki hafta içinde Ata Meken iyi iş çıkaramadı. Atambaev önderliğinde kurulacak olan koalisyonda yer alamadı ve üzerinde ısrar ettiği ve istediği sözcülük koltuğunu elde edemedi. Buna rağmen, kurulacak koalisyonun siyasi bir tatminsizlik yaratması ihtimali, Ata Meken’i önümüzdeki Ekim’de yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde liderlerini başarıya götürebilir.
Kırgızistan’da Sancılı Kış?
Bu noktada Kırgızistan’dan çok uzaktaki bir ülkenin siyasi gelişmelerine bakmak da faydalı olabilir. 1978’de İngiltere, İşçi Partisi’nin kurduğu bir hükümete sahipti. 1978-79 kışı boyunca, enflasyonu engellemeye çalışırken öte yandan işçilerin daha yüksek ücretler için başlattıkları grevlerin oluşturduğu bir dizi ekonomik sıkıntı ile karşı karşıya kalmışlardı. Bu dönemin en bilinen grevi ise sert geçen kış mevsiminde cenazeleri gömmeyen mezar kazıcıların yaptığı eylemdir, ve bu nedenle gazeteciler bu döneme “sancılı kış” ismini vermişlerdir. Bahar’da yapılan genel seçimler, muhalefetteki Muhafazakârların büyük zaferi ile sonuçlanmıştır. Eğer Kırgozoistan’da kış ekonomik olarak benzer bir süreçten geçerse ki tüm işaretler bunu göstermekte, Ata Meken ve Ar Namys için Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde koalisyon hükümetine karşı seçim kampanyası yürütmek kolaylaşacak ve avantajlı hale gelecektir.
Öte yandan koalisyon liderleri tüm bu ekonomik kısıtlamaların ve tehlikelerin farkındalar ve kendileri için oluşabilecek riskleri biliyorlar. Bu nedenle yaşanabilecek ekonomik sıkıntıları ertelemenin yollarını arayacaklar. Maaşları protesto eden öğretmenlere “Sabretmeliyiz, ülkemiz kamu çalışanlarının maaşlarını aniden arttırmaya henüz hazır değildir” diye seslenen Cumhurbaşkanı da ekonominin durumunu bilmektedir. Naryn bölgesinde gerçekleşen protestolar, SDPK milletvekillerinin bölgeye protestocuların şikayetlerini dinmeye gitmelerine rağmen bu konuya ilgi duyulmasını sağlamaktadır.
Terör
Koalisyon hükümetine tehdit oluşturacak ekonomi dışında bir şey ise terör ve şiddet olaylarıdır. 29 Kasım Milli İstihbarat Teşkilatı, 5 kg TNT ile birlikte teröristlere ait askeri bir sığınak bulduğunu duyurdu. İç İşleri Bakanlığı ise bulunan patlayıcıların uyuşturucu kaçakçıları ile bağlantılı olduğunu söyleyerek Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yaptığı açıklamayı yalanlamıştır. İçişleri Bakanlığı ve Milli Güvenlik Bakanlığı’nda görev yapmış olan Felix Kulov kendini yıpratan bir sürecin içine girmiş ve Milli İstihbarat Teşkilatını provokasyon yapmakla ve gerektiğinde koruma görevini yerine getirmemekle suçlamıştır. Milli İstihbarat Teşkilatı, ülkenin ayrılıkçıların yaptığı terör saldırıları ile karşı karşıya kaldığını açıklamış ve Savcı General’in ofisinin kapatılması ile birlikte karşılıklı olarak profesyonel olmama ithamı çevresindeki suçlamalar ile çözümsüzlüğe dahil olmaktadır. Koalisyon hükümetinin ihtiyacı olan tek şey yönetimin içinde başlayacak anlaşmazlıklar ve rekabettir.
Son iki hafta içerisinde ülkenin güneyinde pek çok silah ve patlayıcı ortaya çıkarıldı. Son bulunanlar ise İçişleri Bakanlığı Birinci Başkanı Nikolai Soldashenko tarafından açıklandı. Nikolai Soldashenko 12 Aralık’ta bulunan çok sayıdaki AK-47 saldırı tüfekleri ve diğer pek çok ateşli silah ile birlikte yaklaşık olarak 15 kilo el yapımı patlayıcı ve üç bin kadar askeri cephanenin Osh bölgesinde bulunduğunu açıklamıştı. Tüm bu silahlar, bu yıl içerisinde en çok silah bulunan bölgedeki özel bir mülkte radikal dini yayınların yanı başında bulunmuştur. Yetkililer tarafından biri Özbek diğeri Kırgız olmak üzere iki erkek tutuklanmıştır. Kırgız Güvenlik Konseyi eski sekreteri Miroslav Niyazov tutuklamaların alt düzeyde kaldığını ve tam anlamıyla aşırılıkla, terörizmle ve etnik gerilimin altında yatan nedenlerle mücadele edemediklerini söyledi.
Bu gibi gelişmeler ve bulgular Kırgız siyasi sistemini istikrasızlaştırma çabasına işaret etmektedir. Hala, bunda parmağı olanlar bilinmemektedir. Bu grupların amacı ayrılık ve devletin bölünmesi midir? Bunlar yoksa uyuşturucu kartellerinin erleri midir? Yoksa İslami bir hilafet kurmak isteyen radikal İslamcılardan mı oluşuyorlar? Bu ve bunun gibi pek çok ihtimalden hangisinin gerçek olduğuna dair genel bir kanı oluşmamıştır. Saldırılar devam ettiği takdirde koalisyon hükümeti üzerinde ağır bir baskı olacağı bir gerçektir.
Silahlar İndi mi? Hayır, Bahar Kadar Bekleyin
Başbakan olmaya en yakın isim olan Atambaev kuşkusuz tüm liderler ararsında en heyecanlı olanıdır. Babanov ve Tekebayev’e güvenerek ve Parlamento’da bulunan Respublika Partişsi sayesinde kendini bu noktada bulmuştur. Bu sefer Ata Meken’e değil de Babanov’a ve ayrıca Ata Zhurt’a bağımlı görünmektedir. Keldibekov Sözcü koltuğuna oturduğunda kabineyi yönetmeye başladığında, üç partinin milletvekillerinden oluşacak üçlü koalisyonun hareket alanı genişleyecektir.
Koalisyonun üç lideri Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yarış başladığında, beraber karar alma ve politika üretme ve uygulama sürecinde zorlanacak ve karşıya karşıya geleceklerdir. Sıkı el sıkışmalara ve sıcak gülümsemelere rağmen, ilişkiler şuanda da gelecekte de soğuk olacaktır. Tıpkı soğuk Kırgız kışı gibi, Donalbain’in Malcolm’a söylediği gibi: “İnsanların gülüşünde hançerler gizli.”